T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/1958
Karar No : 2023/2849
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … ve Metal Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinde yer alan borçlar davacının kendi beyanı üzerine tahakkuk etmiş olan borçlar ise de, davacı tarafından söz konusu borçların mahsuben ödenmesi talep edilmiş olup, söz konusu talebin reddedildiği davacıya bildirilmeden dava konusu ödeme emri düzenlendiği, bu nedenle, davacının mahsup talebinin reddedildiği davacıya bildirilmeden, vadesinde ödenmeyen bir borçtan söz etmek mümkün olmadığından, dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının katma değer vergisi alacağına ilişkin mahsup talebinin ayrı bir işlem olup ihtilaf halinde ayrı bir dava konusu yapılması gerektiği ve yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün (olay tarihinde yürürlükte olan halinde 7 gün) içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hususlarında itiraz edebileceği düzenlemelerine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, 2019/12, 2020/1 ila 6 dönemleri katma değer vergisi, 2019/10-12, 2020/2 dönemleri gelir (stopaj) vergisi, 2019/10-12 dönemi geçici vergi beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergi borçlarının mahsup yoluyla ödenmesinin talep edildiği, davalı idarece … tarih ve E-… sayılı yazı ile hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu'nun sonuç bölümünde tevkifatlı satışlarından kaynaklanan mahsuben KDV iade taleplerinin yerine getirilmemesi belirtildiğinden mahsup taleplerinin reddedildiği ve vergi borçlarında 6183 sayılı Kanun gereğince cebren tahsil yoluna gidileceğinin bildirildiği, sonrasında dava konusu ödeme emrinin tanzim ve tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri dikkate alındığında, bir vergi borcunun tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için öncelikle söz konusu vergi borcunun usulüne uygun olarak tahakkuk etmesi ve vadesinde ödenmemiş olması şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada ise dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan vergi borçlarının tahakkuk ve kesinleşme aşamalarına ilişkin bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Temyize konu kararda, her ne kadar davacı tarafından ödeme emri içeriği borçların tamamı için mahsup talebinde bulunulduğu ve mahsup talebinin reddedildiği davacıya bildirilmeden, vadesinde ödenmeyen bir borçtan söz etmek mümkün olmadığı gerekçesiyle karar verilmiş ise de, olayda ödeme emri içeriği borçların davacının kendi beyanı üzerine tahakkuk ederek kesinleşen borçlar olduğu konusunda bir ihtilaf bulunmadığı, davacının mahsup talebinin sonuçlandırılmaması veya reddedilmesine yönelik işlemlerin ise ayrıca dava konusu edilebileceği dikkate alındığında düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediğinden Vergi Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 25/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.