T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1978
Karar No : 2023/2209
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
… vekili Av. … tarafından, … Genel Komutanlığına karşı açılan davada; Ankara 2. İdare Mahkemesi Hakimliğinin 30/12/2022 tarih ve E:2022/680, K:2022/2785 sayılı kararı ile Konya 2. İdare Mahkemesi Hakimliğinin 29/03/2023 tarih ve E:2023/168, K:2023/369 sayılı kararı üzerine çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, "Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki" başlıklı 33. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir." kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, 2019-1 uzman erbaş temini kapsamında katıldığı sınavlarda başarılı olmasına rağmen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle adaylık işlemlerinin sonlandırılmasına ilişkin işlemin, Ankara 7. İdare Mahkemesinin 28/10/2020 tarih ve E:2020/449, K:2020/1675 sayılı kararıyla iptali üzerine göreve başlatılan ve Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, Akseki Cevizli Jandarma Karakolunda jandarma uzman onbaşı olarak görev yapan davacı tarafından, göreve geç başlatıldığından bahisle yoksun kaldığı parasal haklarına karşılık şimdilik 5.000,00-TL maddi ve 5.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; iptal kararı üzerine ataması yapılan ve İçişleri Bakanlığının bağlı kuruluşu olan Jandarma Genel Komutanlığında çalışan bir kamu görevlisi olan davacının parasal ve özlük haklarına ilişkin olan uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun'un 33. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, davacının görev yaptığı yer idare mahkemesi olan Antalya İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davanın görüm ve çözümünde Antalya İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dava dosyasının Antalya İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Ankara 2. İdare Mahkemesi ile Konya 2. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 26/04/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İptal ve tam yargı davaları” başlıklı 12. maddesinde: “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler." hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, idari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkemenin, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer idare mahkemesi olduğu kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, 2019-1 uzman erbaş temini kapsamında katıldığı sınavlarda başarılı olmasına rağmen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle adaylık işlemlerinin sonlandırılmasına ilişkin işlemin, Ankara 7. İdare Mahkemesinin 28/10/2020 tarih ve E:2020/449, K:2020/1675 sayılı kararıyla iptali üzerine göreve başlatılan ve Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, Akseki Cevizli Jandarma Karakolunda jandarma uzman onbaşı olarak görev yapan davacı tarafından, göreve geç başlatıldığından bahisle yoksun kaldığı parasal haklarına karşılık şimdilik 5.000,00-TL maddi ve 5.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; iptal kararına dayalı olarak açıldığı ve iptal edilen işlemden kaynaklandığı sonucuna varılan işbu tam yargı davasına ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde yetkili mahkemenin; 2577 sayılı Kanun'un 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtildiği üzere, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili idare mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesi olduğu görüşüyle karara katılmıyoruz.