T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/200
Karar No : 2023/959
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...Barosu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 26/09/2022 tarih ve E:2018/174, K:2022/4110 sayılı kararının yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, davalı Bakanlığa bağlı Bilirkişilik Daire Başkanlığının web sayfasında 29/11/2017 tarihinde yayımlanan Bilirkişiliğe Kabule ve Bilirkişilik Başvuru Usul ve Esaslarına İlişkin Duyurunun, "Başvuru Şartları" başlığı altında yer alan 2. maddesinde bulunan "Ek-2 de yer alan niteliklere sahip olmak" ibaresi ile Ek-1 sayılı listesinin, hesap bilirkişiliği ile hukukun teknik bilgi gerektiren özel alanlarına yer verilmemesi yolundaki eksik düzenleme nedeniyle iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 26/09/2022 tarih ve E:2018/174, K:2022/4110 sayılı kararıyla;
Davaya konu edilen Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Bilirkişilik Daire Başkanlığının 29/11/2017 tarihli Bilirkişiliğe Kabule ve Bilirkişilik Başvuru Usul ve Esaslarına İlişkin Duyuru metninin içeriğinde herhangi bir değişiklik yapılmamış olmakla birlikte, duyurunun içeriğinde atıfta bulunulan temel ve alt uzmanlık alanlarını belirleyen (dava konusu) Ek-1 ile bu alanlarda bilirkişi olarak görevlendirilmek isteyen kişilerde aranacak kriterleri belirleyen (dava konusu kuralda atıf yapılan) Ek-2 sayılı eklerde, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Bilirkişilik Daire Başkanlığı tarafından ilk olarak davanın açıldığı tarihten sonra 09/03/2018 tarihinde yayımlanan "2018 Yılı 2. Dönem Bilirkişilik Başvurularına İlişkin Duyuru", ardından 25/01/2022 tarihinde yayımlanan "2022 Yılı Bilirkişilik Başvuru İlanı" ile davacının hukuka aykırılık iddiasını da karşılayacak bir takım güncellemeler ve değişiklikler yapıldığı, ayrıca bakılan dava kapsamında bireysel bir işlemin de dava konusu edilmediği anlaşıldığından, davanın konusuz kaldığı sonucuna varıldığı,
Bu haliyle, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine hukuki olanak bulunmadığından, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 303,00-TL yargılama gideri ile 9.500,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, sonradan yapılan değişiklikle dava konusu yönetmelik hükmünün değiştirilmiş olması nedeniyle davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, işin esasına girilerek haklılık/haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesine rağmen, yargılama giderlerinin tarafları üzerinde bırakılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı; idari işlemlerin bu arada düzenleyici işlemlerin hukuka uygun olduklarına dair bir yargı kararına gereksinim duymadan hukuka uygun kabul edilerek ilgililer üzerinde hukuki sonuç doğurması olarak tanımlanabilen hukuka uygunluk karinesine göre de dava konusu yönetmelik hükümlerinin, 6100 sayılı Kanunun 331 inci maddesinde zikredilen davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu kapsamında hukuka uygun sayılması, yargılama giderinin ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu yargılama giderleri ile vekalet ücretine ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın yargılama gideri ile vekâlet ücretine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ...- TL yargılama gideri ile ...-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine yönelik Danıştay Onuncu Dairesinin 26/09/2022 tarih ve E:2018/174, K:2022/4110 sayılı kararının, temyize konu yargılama gideri ile vekâlet ücretine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 08/05/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan ve madde metninde sayılan hallerde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı belirtilmiş, sözü edilen haller arasında “yargılama giderlerine” de yer verilmiş, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesiyle 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun’un 447. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Yargılama giderinin kapsamı” başlıklı 331. maddesinde yargılama giderlerini oluşturan unsurlar sayılmış, maddenin 1/ğ bendinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderleri arasında olduğu belirtilmiş, Kanun’un “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında da; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralına yer verilmiştir.
Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin bilahare değiştirildiğinden söz edilerek davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, işin esasına girilerek haklılık/haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesine rağmen yargılama giderlerinin ve bu giderler arasında yer alan vekâlet ücretinin davalı idarece davacıya ödenmesine hükmedildiği görülmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde yer alan atıf hükmü uyarınca yargılama giderleri konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 331. maddesinin 1. fıkrasında, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde yargılama giderlerinin ne şekilde takdir edileceği hususu düzenlenmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin daha sonra değiştirildiğinden bahisle uyuşmazlığın esası hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş olması nedeniyle, başvuruya konu kararın hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine 6100 sayılı Kanun’un metnine yer verilen 331. maddesinin 1. fıkrasındaki kural çerçevesinde hükmedilmesi gerekir.
Bu durumda; konusu kalmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı kararıyla neticelenen davada, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumları belirlenip buna göre yargılama giderleri konusunda hüküm kurulması gerekirken, böyle bir değerlendirme yapılmaksızın, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine hükmedilmiş olduğundan, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyiz başvurusuna konu kararın bu yönlerden bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyoruz.