T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/2080
Karar No : 2023/5352
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Madencilik İthalat ve İhracat Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Erzincan ili, Refahiye ilçesi, … mevkiinde gerçekleştirilmesi planlanan "RN:… ve ER:… sayılı kömür ocağı" projesine ilişkin olarak e-ÇED sistemi üzerinden sunulan proje tanıtım dosyası kapsamında çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) sürecinin bitirilmediğinden bahisle ÇED sürecinin sonuçlandırılması istemiyle yapılan 29/11/2022 tarihli başvurunun, nihai kurum görüşlerinin tamamlanması akabinde 15 gün içerisinde dosyanın nihai karara bağlanacağının bildirilmesine ilişkin Erzincan Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; sürecin sonlandırılarak dosyanın iade edilmesi veya ÇED Olumlu/Olumsuz, ÇED Gerekli Değildir/Gereklidir kararlarının verilmesiyle nihai işlemin ortaya çıkacağı, nihai karar öncesi kurumlardan alınacak görüşlerin ise hazırlık işlemi mahiyetinde olduğu, kesin ve icrai sonuç doğurmadığı, davalı idarece davacı şirketin projesini sunmasını müteakip ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş istenildiği, ancak görüş istenen kurumlardan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı … ile Petrol Taşıma A.Ş. Etüt ve Proje Daire Başkanlığı'nca henüz görüş bildirilmediği ve diğer iki kurum tarafından ise (Erzincan Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Erzurum Orman Bölge Müdürlüğü) olumsuz görüş bildirildiği, henüz görüş bildirmeyen kurumların görüşlerini bildirmesi ile olumsuz görüş bildiren kurumlardan nihai kurum görüşlerinin beklenildiği ve bu görüşlerin tamamlanması akabinde 15 gün içinde dosyanın nihai karara bağlanacağının bildirilmesine dair dava konusu işlemin idari davaya konu olabilecek kesin ve icra bir işlem niteliğinde olmadığı anlaşıldığından, iş bu davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, başvurunun, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılmış bir başvuru olduğu, işlemin mahiyeti itibariyle kesin olmayan bir cevap sayılabileceği, bu başvuruya verilen ve kesin olmayan cevabın başvurunun reddi sayılarak dava açma süresi içerisinde dava konusu edildiği, dolayısıyla bu işlemin kesin ve icrai niteliğinin bulunduğu ve idari davaya konu olabilecek bir tasarruf niteliğinde olduğu, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 16/3. maddesi uyarınca görüş sorulan kurumlar tarafından 30 takvim günü içinde görüş bildirilmediğinden görüşün olumlu kabul edilmesi gerektiği, Erzincan Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Erzurum Orman Bölge Müdürlüğünün olumsuz görüş bildirmesinden sonra yeniden görüş isteme tarihinden sonra 30 takvim günü içinde görüş bildirilmediği, Maden Yönetmeliği'nin 105. maddesi uyarınca ÇED işlemlerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, en geç üç ay içinde bitirilmesi gerektiği, başvuru tarihinden itibaren mevzuatta belirlenen süreler geçtiğinden sürecin devam ettirilmesinin mevzuata aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin, süreçle ilgili bilgilendirmeyi içerdiği, dolayısıyla bu bildirimin herhangi bir icrai niteliği bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme Kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye Cafer Ergen'in Dairemizce davacının duruşma isteminin kabul edilerek duruşma yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yolundaki usule ilişkin azlık oyuna karşın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirket tarafından, "RN:… ve ER:… sayılı kömür ocağı" projesine ilişkin proje tanıtım dosyası, e-ÇED sistemi üzerinden 23/12/2021 tarihinde gönderilmiştir.
Davacı şirket tarafından, davalı idareye verilen 29/11/2022 tarihli dilekçe ile; kömür ocağı projesine ilişkin ÇED sürecinin bitirilmediğinden bahisle ÇED sürecinin sonuçlandırılması talep edilmiştir.
Dava konusu … tarih ve … sayılı işlem ile; nihai kurum görüşlerinin tamamlanması akabinde 15 gün içerisinde dosyanın nihai karara bağlanacağı yönünde cevap verilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2 maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış; 14. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde, dava dilekçesinin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, ilk inceleme sonucunda 14. maddenin 3/d bendinde yazılı hâllerde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun’un 10. maddesinde, "İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler.
Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler" hükmüne, 20/A maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, "2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar" hakkında ivedi yargılama usulünün uygulanacağı hükmüne; (i) bendinde ise, "Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde tanımlanan iptal davalarına, idarenin tek yanlı irade beyanıyla, kişilerin hukuksal durumlarında değişiklik meydana getiren etkili ve yürütülmesi zorunlu idari işlemler konu edilir.
Kesin ve yürütülmesi zorunlu olan ve idari davaya konu edilebilecek işlemler; idarelerin kamu gücüne dayanarak, tek yanlı irade beyanıyla tesis ettikleri, hukuk düzeninde değişiklik yapan, başka bir ifadeyle ilgililerin hukukunu etkileyen işlemlerdir.
İdari davaya konu edilebilecek işlemler, ilgililerin idareye başvurusu üzerine tesis edilebileceği gibi idarece kendiliğinden de tesis edilmiş olabilir. İlgililerin yasada aksine hüküm bulunmadıkça 2577 sayılı Kanunun 10. maddesine göre idareye başvurarak işlem tesis ettirmeleri ve bu işleme karşı 2577 sayılı Kanunun 7. ve 10. maddelerinde belirtilen süreler gözetilerek dava açmaları mümkündür. Öte yandan, 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca, idarece verilen cevap kesin olmaması halinde ilgililerin idarenin bu cevabı isteminin reddi sayarak dava açabileceği açıktır.
İvedi yargılama usulüne göre, İdare Mahkemesince ilk inceleme üzerine verilen verilen kararın temyiz incelemesi sırasında, temyiz isteminin haklı bulunması halinde, kararın bozularak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta; davacı şirket tarafından yapılan ÇED sürecinin sonuçlandırılması yolundaki başvurunun 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında yapılmış bir başvuru olduğu, dava konusu işlemin davacı şirketin projesine ilişkin ÇED sürecinin nihai kurum görüşlerinin tamamlanması akabinde 15 gün içerisinde sonuçlandırılacağına ilişkin olduğu dikkate alındığında, dava konusu işlemin davacının hukuki durumunda etki ve sonuç doğuran, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gerekli işlem olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca kesin olmayan cevap üzerine, ilgili tarafından istemin reddi sayılarak dava açma süresi içinde dava açılabileceğinden, davacı şirket tarafından, 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında yapılan başvuruya, davalı idarece, konuya ilişkin çalışmaların tamamlanmadığından bahisle kesin olmayan bir cevap verildiği, davacı şirket tarafından dava konusu işlem üzerine dava açıldığı görüldüğünden, 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında yapılan başvuru üzerine tesis edilen niteliği belirtilen işlemin iptali istemiyle açılan davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla; 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi uyarınca, ilk inceleme üzerine verilen davanın incelenmeksizin reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında usule uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2.Davanın incelenmeksizin reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 30/05/2023 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliğiyle karar verildi.