T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/223
Karar No : 2023/2048
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ... İzolasyon San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesince verilen kararda; asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin şirketin bilinen adresinde tebliğ edilememesi üzerine 29/09/2013 tarihli adres tespit tutanağının düzenlendiği ve ödeme emirlerinin ilanen tebliğ edildiği, asıl amme borçlusu şirketten tahsil edilemeyen vergi borçlarının, şirketin ilgili dönemlerde kanuni temsilcisi olduğu gerekçesiyle davacıdan tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği görülmüş olup, olayda; 20/09/2011 tarihinde asıl amme borçlusu şirket adresinde muhtar ve mülk sahibi nezdinde yapılan yoklama, 22/11/2011 tarihinde kanuni temsilcinin adresinde muhtar nezdinde düzenlenen tutanak, 17/10/2012 tarihinde şirket adresinde muhtar nezdinde düzenlenen tutanak ile asıl amme borçlusu şirketin adresinde bulunamadığının tespit edildiği, şirketin bilinen adresini bildirimsiz terk ettiği, kanunun amaçladığı anlamda tebliğ imkansızlığının gerçekleştiği ve ilanen tebliğ için gerekli şartların bulunduğu, bu durumda, usulüne uygun şekilde kesinleşen amme alacağının tahsili için asıl borçlu şirket nezdinde yine usulüne uygun şekilde yürütülen takibat ve mal varlığı araştırması neticesinde, söz konusu amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsilinin imkansız hale geldiği anlaşıldığından, söz konusu vergi borcunun ilgili dönemde kanuni temsilci olan davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ödeme emrinin düzenlendiği tarihte kanuni temsilcilik sıfatını haiz bulunmaması sebebiyle borçlardan sorumlu olmadığı, ödeme emri ve dayanak belgelere ilişkin yapılan tebligatların usulsüz olduğu, söz konusu borçların zamanaşımına uğradığı belirtilerek Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/04/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava, davacı adına, ... İzolasyon San. Tic. Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen 21/04/2015 tarih ve 2015/01 numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve bunlara bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hüküm altına alınmıştır.
Yasa kuralına göre, kanuni temsilcilerin şirket borçlarından dolayı sorumlu tutulabilmesi için, usulüne uygun olarak takip edilmesine rağmen amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilememiş veya tahsil edilemeyeceğinin ortaya konulmuş olması ve adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenen kişilerin, amme alacağının vergilendirme ve beyan tarihlerinde kanuni temsilci olarak görev yapmış olmaları gereklidir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan şirket adına düzenlenmiş ödeme emrinin dayanak ihbarnamelerinin 2011 ve 2012 yıllarında şirket eski kanuni temsilcisinin ikametgah adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca tebliğ edildiği görülmüş olup, 213 sayılı Kanun'daki tebliğle ilgili özel düzenlemeler karşısında, 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre tebligat yapılmasının usulsüz olduğu açık olup, dava konusu ödeme emri içeriği vergi borçlarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına yapılan takibatın usulüne uygun şekilde 213 Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre gerçekleştirilmediğinden davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenle, davacının temyiz istemi kabul edilerek Mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.