T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2325
Karar No : 2023/2883
DAVACI : …
DAVALI : … Başkanlığı
DAVANIN KONUSU : 14/12/2022 tarih ve 32043 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin "Kurulun görevleri" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerinin, üçüncü ve dördüncü fıkrasının, "Kurulun toplanma usul ve esasları" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasının (g) ve (ğ) bentlerinin, "Kurul uzmanı" başlıklı 14. maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (g) bentlerinin, "Komisyon başkanı" başlıklı 18. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin ve "Komisyonların çalışma usul ve esasları" başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentlerinin yürütmesinin durdurulması ve iptali ile 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un iptali istenilen Yönetmelik hükümlerinin dayanağı olan maddelerinin Anayasa'nın 6., 8., 10., 11., 124., 128. ve 136. maddelerine aykırı olduğundan bahisle Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakimi …'nin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde; idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı, dilekçelerde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı belirtilmiştir.
Öte yandan; 2577 sayılı Kanun’un 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde, dilekçeler üzerinde bu Kanun’un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden inceleme yapılacağı, 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, 3. maddeye uygun olmayan dava dilekçesinin, otuz gün içinde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere reddedileceği kurala bağlanmış, aynı maddenin beşinci fıkrasında ise, dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri de talep ile bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenilen idarî işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye elverişli olabilecek nitelikte açık, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Bu itibarla, düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davalarında, idarî işlemin unsurları açısından hukuka aykırılık bulunduğu iddiasıyla düzenleyici işlemin tamamının iptali istenebileceği gibi, düzenleyici işlemin eksik düzenleme ya da bir başka nedenle belirli maddelerinin hukuka aykırılık sebepleri de belirtilmek suretiyle iptalinin istenilebilmesi de mümkündür. Ancak, her durumda iptali istenilen maddelerin açıkça belirtilmesi ve bu kısımların davacının menfaatini nasıl etkilediğinin açıkça ortaya konulması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı olarak görev yapan davacı tarafından, 14/12/2022 tarih ve 32043 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin "Kurulun görevleri" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerinin, üçüncü ve dördüncü fıkrası, "Kurulun toplanma usul ve esasları" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasının (g) ve (ğ) bentleri, "Kurul uzmanı" başlıklı 14. maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (g) bentleri, "Komisyon başkanı" başlıklı 18. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ile "Komisyonların çalışma usul ve esasları" başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bendinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; davacı tarafından, Yönetmeliğin doğrudan Din İşleri Yüksek Kurulu uzmanlarının görevleri ile ilgili olmayan bölümlerinin de iptalinin istenildiği, çok sayıda hukuka aykırılık sebebi ileri sürülmekle birlikte, iptali istenilen her bir fıkra ile ilgili olarak menfaatinin ne şekilde ihlal edildiğinin herhangi bir tereddüte mahal bırakmayacak biçimde, açık ve anlaşılır olarak ortaya konulmadığı görülmektedir.
Bu durumda, iptali istenen düzenlemelere yönelik hukuka aykırılık iddiaları ile menfaat ilişkisinin, her bir madde ve/veya fıkra için ayrı ayrı başlıklar altında somut ve anlaşılabilir şekilde ortaya konulmak suretiyle, dava dilekçesinin yenilenmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, bu haliyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmayan dilekçenin reddi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin üçüncü fıkrası ve 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, 3. maddeye uygun şekilde ve belirtilen eksiklikler giderildikten sonra yeniden dava açılmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yeni dilekçe düzenlenerek açılacak dava için ayrıca harç alınmamasına; yeniden verilen dilekçede de aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde, anılan maddenin beşinci fıkrası uyarınca davanın reddedileceği hususunun davacıya bildirilmesine;
3. Dava dilekçesinin yenilenmemesi halinde, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve posta gideri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 25/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.