T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2366
Karar No : 2023/2399
DAVACI : … Derneği
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
DAVANIN ÖZETİ : Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 14/01/2023 tarihli ve 32073 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değişik 14. maddesinin (b) bendinin (1) alt bendindeki "5" (beş) ve "200" (ikiyüz) ibarelerinin "8" (sekiz) ve "320" (üçyüzyirmi) olarak, (2) alt bendindeki "300.000" (üçyüzbin) ibarelerinin "3.000.000" (üçmilyon) olarak değiştirilmesi; 14/01/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Yönetmeliğin 5. maddesinin (f) bendi ile esas Yönetmeliğin 14. maddesine eklenen 25. bendin, 21. maddesi ile Geçici 1. maddeye eklenen 9. fıkranın, 22. maddesi ile Geçici 2. maddeye eklenen 6. fıkranın, 23. maddesi ile eklenen Geçici 10. maddenin 3. fıkrasının; davacı tarafından 73. maddeye eklenen 9. fıkranın ikinci cümlesine ve 14. maddenin 21. fıkrasına yönelik değişikliklerle ilgili olarak davalı idareye yapılan 14/02/2023 tarihli başvuru dilekçesindeki haliyle yönetmelik hükümlerinin değiştirilmesi isteminin zımnen reddine ilişkin kararın iptali istemidir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 125. maddesinin birinci fıkrasında, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu; dördüncü fıkrasında, yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği hükmü yer almıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin ikinci fıkrasında da idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu; idari mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 3. maddesinde ise; idarî davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı, dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idarî işlemin yazılı bildirim tarihinin, tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği, dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dava dilekçelerinin ve bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı belirtilmiş; Kanun'un 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde, dilekçeler üzerinde bu Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden inceleme yapılacağı; 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, bu yönlerden Kanuna aykırılık görülür ise otuz gün içinde 3. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği; 15. maddesinin beşinci fıkrasında, bu yönlerden dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükümlerine yer verilmiştir.
Yine anılan Kanun'un 7. maddesinin 4. fıkrasında; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak; bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği kurala bağlanmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idarî işlemle sınırlı olarak yargı merciince inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Bununla birlikte; idari yargıda açılacak iptal davalarının karara bağlanabilmesi için ortada idari davaya konu olabilecek idari işlemin bulunması gerekmekte olup; idarenin yerine geçerek idari eylem veya işlem niteliğinde yargı kararı verilmesinin yukarıda metnine yer verilen Anayasal ve yasal düzenlemeler gereği hukuken mümkün değildir.
Dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde;
1-Dava dilekçesinde yer alan, "A) 14 Ocak 2023 tarih ve 32073 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin; 5. maddesi ile getirilen ve Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 14. maddesini değiştirilen (b) bendinin (1) alt bendindeki "5" (beş) ve "200" (ikiyüz) ibareleri yerine "8" (sekiz) ve "320" (üçyüzyirmi) ibareleri konulmak suretiyle değiştirilmesi; (2) alt bendindeki "300.000" (üçyüzbin) ibareleri yerine "3.000.000" (üçmilyon) ibaresi konulmak suretiyle değiştirilmesi"ne yönelik istemin, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesine aykırı şekilde idari işlem niteliğinde yargı kararı verilmesine yönelik olduğu ve aynı maddede yer alan idari dava türlerinden hiçbirisine de girmediği;
2- Dava dilekçesinde, "B)14 Ocak 2023 tarih ve 32073 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 73. Maddesine eklenen 9. fıkrasının ikinci cümlesinin yönetmelik değişiklikleri ile ilgili olarak davacı tarafından davalı Bakanlığa yapılan ve 14.02.2023 Tarihli Başvuru Talep Dilekçesinde belirtilen şekilde yönetmelik hükmünün değiştirilmesi başvuru talebinin zımnen reddi kararı"nın iptali istemine yer verildiği; dilekçe içeriğinde ise, anılan yönetmelik hükmünün ve zımni ret kararının iptalinin istenildiği; bu haliyle, Yönetmelik hükmünün de iptalinin istenilip istenilmediği hususunda tereddüt hasıl olduğu;
3- Dava dilekçesinde, "C)Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 14. Maddesinin 21. Fıkrasının yönetmelik değişiklikleri ile ilgili olarak davacı tarafından davalı Bakanlığa yapılan ve 14.02.2023 tarihli Başvuru Talep Dilekçesinde belirtilen şekilde değiştirilmesi başvuru talebinin zımnen reddi kararı"nın iptali istemine yer verildiği; ancak, 14/01/2023 tarihli ve 32073 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan dava konusu Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'le asıl Yönetmeliğin 14. maddesinin 21. fıkrasında değişiklik yapılmadığı; 14/02/2023 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin dışında bahsi geçen düzenleme yönünden uygulama işlemi bulunup bulunmadığının dava dilekçesinden anlaşılamadığı, uygulama işlemi varsa bildirim tarihinin gösterilmediği;
4- Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 21. fıkrası ile Yönetmeliğin 73. maddesine eklenen 9. fıkrada yer alan kuralların davacı tarafından talep edilen kurallarla değiştirilmesine yönelik başvurunun zımnen reddinin iptali isteminin, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesine aykırı şekilde idari işlem niteliğinde yargı kararı verilmesi sonucunu doğurduğu;
5- Dava dilekçesi ekinde yer alan 14/02/2023 tarihli başvuru dilekçesinin, idarenin resmi kayıtlarına girdiği tarihi gösterir bilgi ve belgelere yer verilmediği;
6- Dava konusu işlemlerin iptali hususunda dava açılmasına karar verilmesine ilişkin yönetim kurulu kararı ile Dernek tüzüğünün dava dilekçesine eklenmediği görülmektedir.
Yukarıda belirtilen nedenler dolayısıyla 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmadığı sonucuna ulaşılan dilekçe ile açılan iş bu davanın esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davacı tarafından, idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği dikkate alınarak, bu nitelikte herhangi bir isteme yer verilmeksizin, iptali istenilen işlemlerin tereddüde yer bırakmayacak şekilde dava dilekçesinde açıklanması ve ayrıca dava konusu düzenlemelerin uygulanmasına yönelik davalı idarece tesis edilen uygulama işlemi bulunup bulunmadığı hususunun aydınlatılması suretiyle karşı taraf sayısından bir fazla düzenlenerek imzalanmış dilekçelerle ya da Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden güvenli elektronik imza ile yeniden dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-d maddesi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde 3. maddeye uygun şekilde düzenlenerek noksanları tamamlandıktan sonra dilekçe ret kararını veren yargı yeri sıfatıyla Danıştay'da yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DİLEKÇENİN REDDİNE,
2. Aynı Kanun'un 15/5. maddesi hükmüne göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceğinin davacıya tebliğine,
3. Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına,
4. Davanın yenilenmemesi durumunda kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın davacıya iadesine, 25/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.