T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/24
Karar No : 2023/30
BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR
Konya Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 14/03/2023 tarih ve E:2023/11, K:2023/17 sayılı kararıyla; ... vekili Av. ... tarafından, Konya Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 11/10/2022 tarih ve E:2022/1469, K:2022/2408 sayılı kararı ile Bursa Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 23/12/2021 tarih ve E:2021/189, K:2021/621 sayılı kararı arasındaki aykırılığın giderilmesinin istenilmesi nedeniyle, aykırılığın, davanın reddi yolundaki Konya Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği görüşüyle, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin 5. fıkrası uyarınca karar verilmesi için dosyanın Danıştaya gönderilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkimi ...'ın açıklamaları dinlendikten sonra konu ile ilgili kararlar ve yasal düzenlemeler incelenerek gereği görüşüldü:
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'a 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun ile eklenen 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendinde, "Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek" bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmış; aynı Kanun maddesinin, 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile değişik 5. fıkrasında ise, 4. fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemlerin, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletileceği; ilgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verileceği; aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararların kesin olduğu kurala bağlanmıştır.
Anılan maddenin gerekçesinde de, bölge idare mahkemesi dairelerinin benzer konularda birbiriyle çelişen kararlar vermesini önlemek amacıyla bu tür kararların Danıştay Başkanlığına gönderilmesinin sağlanması konusunda bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevlendirildiği belirtilmiştir.
2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesindeki düzenleme dikkate alındığında, bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun Danıştaydan aykırılığın giderilmesi başvurusunda bulunabilmesi koşullarından birisi, başvuruya konu bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararlarının benzer olaylara ilişkin olmasıdır.
Konusu farklı olan ve farklı hukuki irdeleme ve incelemeye tabi tutularak çözümlenecek olan davaların, yukarıda metnine yer verilen Kanun hükmünde belirtilen "benzer olay" kapsamında değerlendirilebilmesine hukuken olanak bulunmadığından, bu mahiyetteki davalarda bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kararlar arasında aykırılık bulunduğundan bahisle aykırılığın giderilmesi de hukuken mümkün değildir.
Başvuruya konu aykırılığın giderilmesi istenilen Konya Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 11/10/2022 tarih ve E:2022/1469, K:2022/2408 sayılı kararına ilişkin uyuşmazlıkta; davacı tarafından, hakkında Form-A belgesi düzenlenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Antalya Valiliği Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; ''29/10/1996 doğumlu olan davacının Antalya 1. Çocuk Mahkemesinin 06/04/2012 tarih ve 2012/3 sayılı kararı ile hakkında bakım tedbiri kararı verildiği, kuruluştan izinsiz ayrılan çocuk konumdayken 13/11/2012 tarihinde bulunarak Zübeyde Hanım Çocuk Sitesi Müdürlüğüne teslim edildiği, davacının hamile olduğunun tespit edilmesi nedeniyle ... tarih ve ... sayılı İl Makam onayı ile Antalya ili, Kadın Konukevi Müdürlüğüne nakledildiği, Kadın Konukevı Müdürlüğünde korunma ve bakım altındayken kurumdan kaçması nedeniyle 11/07/2013 tarihinden itibaren tekrar kuruluştan izinsiz ayrılan çocuk konumuna düştüğü, davacının 19/08/2013 tarihinde kuruma evlendiğini bildirdiği, bu suretle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 11. maddesinde yer alan “Evlenme kişiyi ergin kılar.” hükmü uyarınca davacının 18 yaşını doldurmadan önce evlendiği tarih itibarıyla ergin kılındığı görülmekle, davacının hakkında bakım tedbiri kararı alındıktan sonra fasılalı olarak geçen yararlanma süreleri dahil iki yıldan fazla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının sosyal hizmet modellerinden yararlanmadığı, iki yıldan daha az (1 yıl 4 ay 14 gün) kurumda kayıtlı kaldığı, 18 yaşını doldurduğu / ergin kılındığı tarih itibarıyla sosyal hizmet modellerinden faydalanmadığı anlaşılan davacı hakkında Form - A belgesi düzenlenmemesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı'' gerekçesiyle Antalya 5. İdare Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddedildiği anlaşılmıştır.
Bununla birlikte, bu karar ile aykırılık veya uyuşmazlık içerdiği ileri sürülen Bursa Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 23/12/2021 tarih ve E:2021/189, K:2021/621 sayılı kararına konu uyuşmazlıkta ise; davacı tarafından, hakkında Form A Belgesi düzenlenmesi istemiyle yapılan 27/01/2020 tarihli başvurunun uygun görülmediğine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Bursa Valiliği Ovaakça Çocuk Destek Merkezi Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılan davada; 29/12/1995 doğumlu olan davacının Bursa 1. Çocuk Mahkemesinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile hakkında bakım tedbiri kararı verildiği, 05/08/2013 tarihinde babaannesi ...'ye izinli olarak verildiği sırada kayıp bildiriminin yapıldığı, kuruluştan izinsiz olarak ayrılmasından yaklaşık 4 ay sonra 30/12/2013 tarihinde "Kuruluştan izinsiz ayrılan çocuk" statüsündeyken reşit olması nedeniyle davacının kuruluş ile ilişiğinin kesildiği, davacının 18 yaşının doldurduğu ve reşit olması sebebiyle korunma kararının sona erdiği 30/12/2013 tarihinden itibaren 5 yıl içinde en geç 30/12/2018 tarihine kadar anılan idareye başvuruda bulunmuş olması gerekirken 30/12/2018 tarihine kadar ilgili idareye başvurusunun bulunmadığı anlaşıldığından, davacının anılan haklardan yararlanma koşullarından olan 18 yaşını doldurduğu ve korunma kararının sona erdiği tarihten itibaren beş yıl içinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına başvurmuş olma koşulunu taşımaması karşısında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, öte yandan, 29/12/1995 doğumlu olan ve Bursa 1.Çocuk Mahkemesinin 20/06/2012 tarih ve 2012/63 sayılı dosyası ile "bakım altına alınmasına" karar verilen davacının, 30/12/2013 tarihinde reşit olduğu nazara alındığında, sosyal hizmet modellerinden yararlanma süresinin azami 1 yıl, 6 ay 9 gün olacağı, bu durumda, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının sosyal hizmet modellerinden fasılalı olarak geçen yararlanma süreleri dâhil iki yıldan az olmamak koşulunu da taşımadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin Bursa 3. İdare Mahkemesince verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu; her ne kadar, Mahkemece -davacının fasılalı yararlanma süreleri de dahil olmak üzere iki yıldan az olmamak koşulu ile sosyal hizmet modellerinden biri ile korunma şartını gerçekleştirmediği ve süresinde başvuru yapmadığı- yönüyle davanın reddine karar verilmişse de; iki yıldan az olmamak üzere sosyal hizmet modellerinden yararlanma şartının davacının kurum ile ilişiğinin kesildiği 30/12/2013 tarihinden sonra 2014 yılında yürürlüğe girdiği, anılan hükmün önceki halinde işe yerleştirilmek üzere hak sahibi olmak için bir süre şartı bulunmadığı, davacının hak sahibi olduğu tarih itibarıyla şartları taşıdığı, bu süre şartının davacının reşit olduğu tarihten sonra yürürlüğe girmesi nedeniyle davacının aleyhine yorumlanmaması gerektiği sonucuna varıldığı, öte yandan, yapılan kanun değişikliği ile başvuru süresi koşulunun beş yıla çıkarıldığı ve önceki dönemde hak sahibi olup, istihdam hakkından yararlanmayanlar bakımından başvuru için beş yıllık sürenin 27/03/2018 tarihinden başlatılacağı görüldüğünden, davacının beş yıllık başvuru süresi içinde yaptığı başvurusunun reddedilmesinin de yasaya aykırı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Bu itibarla, Konya Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunca, aykırılığın giderilmesi istemine konu edilmek istenilen Form-A belgesi düzenlenmesi talebiyle yapılan başvuruların reddine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davaların benzer olaylara ilişkin olduğundan bahisle söz konusu başvuru yapılmış ise de, başvuruda bahsi geçen uyuşmazlıklara konu davalarda, Konya Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesince karara bağlanan uyuşmazlıkta, 2828 sayılı Kanun'da Form-A belgesi düzenlenmesi için öngörülen şartlardan "ilgilinin 18 yaşını doldurduğu/ergin kılındığı tarih itibarıyla sosyal hizmet modellerinden faydalanıyor olması ve ilgili hakkında bakım tedbiri kararı alındıktan sonra fasılalı olarak geçen yararlanma süreleri dahil iki yıldan fazla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının sosyal hizmet modellerinden yararlanmış olması" şartları irdelenmekte iken, Bursa Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesince karara bağlanan uyuşmazlıkta; "ilgili hakkında bakım tedbiri kararı alındıktan sonra fasılalı olarak geçen yararlanma süreleri dahil iki yıldan fazla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının sosyal hizmet modellerinden yararlanmış olması ve Form-A belgesi düzenlenmesi talebiyle yapılan başvurunun Kanun'da öngörülen süre içerisinde yapılması" şartlarının irdelendiği görülmüş olup, her iki uyuşmazlıkta irdelenen hususlar farklı olduğundan ve bu sebeple sözü edilen uyuşmazlığın Kanun'un öngördüğü "benzer olay" olarak kabul edilebilmesine olanak bulunmadığından, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararlar arasındaki aykırılığın 2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesi kapsamında giderilmesi hukuken mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle; 2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunmayan aykırılığın giderilmesi isteminin REDDİNE, kesin olarak 19/06/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
X- 2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendinde, "Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek." bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmış, aynı maddenin 5. fıkrasında, "(Değişik:17/10/2019-7188/7 md.) Dördüncü fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemler, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletilir. İlgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verilir. Aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir." kuralına yer verilmiştir.
Anılan kurala göre, benzer olaylarda, aynı veya farklı bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunuyorsa ve usulüne uygun olarak Danıştay Başkanlığına yapılmış bir başvuru varsa uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Aykırılığın giderilmesi müessesesinden beklenen amaç, benzer olaylarda, aynı veya farklı idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki aykırılıkların giderilmesi suretiyle hukuki istikrarın sağlanmasıdır.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, her iki Bölge İdare Mahkemesi Dairesince çözümlenen aykırılığın giderilmesi istemine konu edilmek istenilen Form-A belgesi düzenlenmesi talebiyle yapılan başvuruların reddine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan uyuşmazlıklarda, 2828 sayılı Kanun'da Form-A belgesi düzenlenmesi için öngörülen birer farklı şartla birlikte, "ilgili hakkında bakım tedbiri kararı alındıktan sonra fasılalı olarak geçen yararlanma süreleri dahil iki yıldan fazla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının sosyal hizmet modellerinden yararlanmış olma" şartının irdelendiği ve aynı durumda olan (2013 yılında reşit ve iki yıldan az sosyal hizmet modellerinden yararlanmış olan) davacıların anılan şartı sağlayıp sağlamadığı hususunun aralarında aykırılık bulunduğu ileri sürülen Bölge İdare Mahkemesi Dairelerince aynı mevzuat çerçevesinde incelenerek ve mevzuat farklı yorumlanmak suretiyle çözüldükleri görüldüğünden, bu şart bakımından oluşan içtihat aykırılığının giderilmesi gerekmektedir. Aksi halin kabulü, Kanun'da öngörülen amacın gerçekleşmesine, hukuki güvenliğin ve hukuki istikrarın sağlanmasına engel olacak niteliktedir.
Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlıklarda, yukarıda irdelenen kısım bakımından Kanun'da öngörülen şartların gerçekleştiği ve aykırılığın giderilmesi istemi hakkında işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, istemin reddi yolundaki karara katılmıyoruz.