T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/2445
Karar No : 2023/5899
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Madencilik Beton ve Yapı Malzemeleri San. İnş. Hafr. Nakl. Turz. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Gümüşhane İli, Merkez İlçesi, ...Köyü mevkiinde, davacı şirket tarafından yapılması planlanan ''3365966 Erişim Numaralı 2-A Grubu Andezit-Bazalt Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi'' projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumsuz kararının" iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; Mahkemelerince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; biyolojik açıdan yapılan değerlendirmede; projenin flora-fauna ve ekosistem üzerine etkilerinin ve alınacak önlemlerin nihai ÇED raporunda belirtildiği, keşif günü yapılan tespitlerden hareketle, flora ve fauna açısından alanda madencilik faaliyetlerine engel bir durum olmadığının değerlendirildiği, arkeolojik açıdan yapılan değerlendirmede; keşif günü yapılan arazi incelemelerinde görüldüğü ve ilgili uzmanlarının raporlarında da vurguladığı gibi “doğal peyzaj” bakımından oldukça özel ve öne çıkan bir alan olduğu, kültür ve turizm açısından önemli yatırımların yapılacağı bir alan olduğu, söz konusu alanda bulunan en önemli kültür varlığının alana 6,5 km uzaklıktaki “Santa Harabeleri” olarak bilinen dağınık konut ve mahallerden oluşan yerleşim alanı olduğu, Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından bu harabelerin 3. derece arkeolojik sit alanı olarak koruma altına alındığı, yüzey araştırmasına dair herhangi bir verinin bulunmamasının önemli bir eksik olduğu, jeoloji mühendisliği açısından yapılan değerlendirmede; hidrojeoloji ve jeoloji haritalarında gösterilen jeolojik birimlerin (kayaçların) doğru adlandırılmadığı, jeoloji haritası ve jeolojik kesitler incelendiğinde, ocağın büyük bir kısmında granitik kayaçlar olduğunun görüldüğü, ancak, ÇED raporundaki tüm kurgunun bazalt ve andezit üzerine yapıldığı, ocakta bulunan granitik kayaçların ne olacağı ile ilgili ÇED raporunda bilgi bulunmadığı, keşif sırasında yapılan gözlemler sonucu taş ocağının dereye yakın alt kesimlerini volkanotortul kayaçların oluşturduğunun görüldüğü, bu kayaçların, toz ve çamur oluşturma potansiyeli yüksek kayaçlar olduğu, işletme esnasında bu kayaçlardan oluşacak toz ve çamurun Yanbolu Deresine karışmasının, dere suyunda askıdaki malzemenin artışına ve bulanmasına neden olacağı, jeoloji ve hidrojeoloji haritalarında gösterilen kayaçlar ile arazide keşif esnasında gözlemlenen kayaçların birbirini tutmadığı, bazalt ve andezitlerin petrografisine ait makroskobik ve mikroskobik tanımların verilmediği, dolayısıyla bu kayaçların ÇED raporunda belirtilen kullanım amaçlarına uyup uymadığının belirlenemediği, saha içerisinde bulunan volkano-tortul kayaçların toz ve çamur üretme potansiyellerinin killi ve kireçli olmaları nedeniyle yüksek olduğu, ancak bu kayaçların ÇED raporunda tanımlanmadığı, turizm açısından yapılan değerlendirmede; Türkiye Turizm Stratejisi (2023) ve Türkiye Turizm Stratejisi Eylem Planının (2007-2013) 28/02/2007 tarih ve 2007/4 sayılı Yüksek Planlama Kurulu Kararı’yla onaylanıp 02/03/2007 tarih ve 26450 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, Türkiye Turizm Stratejisinin ülkemiz turizmine ve kamu yönetimine yeni bir bakış getirdiği, bu bakışın, turizmin tüm yıla yayılması ve çeşitlenmesini amaçlayan birinci eylem planı ile somutlaştırıldığı, bu kapsamda Batı ve Orta Karadeniz Bölgesine Eko-Turizm Bölgesi olması için rol biçildiği, Batı ve Orta Karadeniz Eko-Turizm Bölgesi Araştırma ve Sınır Tespit Çalışmaları ve İlanı Eylem planı kapsamında turizmde ihtisaslaşan yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası düzeyde yarışan marka turizm bölgelerinin tespitinin yapılacağı ve bu alanların Turizm Merkezi ve Kültür ve Turizm Koruma ve Geliştirme Bölgesi olarak ilan edileceği, İkinci Eylem planının ise Batı ve Orta Karadeniz Eko-Turizm Yönetim Planı Hazırlanması ve Fiziksel Plan Hazırlığının yapılması olduğu, Santa Harabeleri'nin doğal sit alanı olarak tescil edildiği, proje alanın 63,33 hektar olduğu, 27.000 adet ağacın kesileceği ve 36 yıl boyunca 2.000.000 ton/yıl andezit-bazalt çıkarılacağı değerlendirildiğinde turizm alanı ve turizm havzalarının en önemli unsurunun, turizme hizmet eden doğal yapı, vadi, peyzaj bütünlüğünün korunamayacağı ve tahrip edilmiş olacağı, proje alanının, Yanbolu havzası içerisinden geçen Yanbolu Deresine bitişik konumda olduğu, Yanbolu Deresi'nin de Arsin-Atayurt karayoluna bitişik olduğu, turistlerin Santa Harabelerine giriş veya çıkışta Arsin-Atayurt karayolunu kullandığı, Gümüşhane İli'nden Santa Harabelerine gelinecek yolun çok virajlı ve yüksek olduğu, Gümüşhane İli ile Santa Harabeleri arasının yaklaşık 82 km olduğu, turistlerin Santa Harabelerini ziyaret ederken genellikle Trabzon'dan giriş yapıp Arsin-Atayurt karayolundan Santa Harabelerine çıktıkları, Arsin-Atayurt Karayolunun genişliğinin ancak iki arabanın yan yana geçmesine imkan verdiği, Arsin-Atayurt Karayolunun hem turistler için hem de maden taşımacılığı için uygun olmayacağı, bu alanda madencilik faaliyetinin uygun olmayacağı, maden mühendisliği açısından yapılan değerlendirmede; Arsin-Atayurt yolunun Gümüşhane istikametinin hem Santa Harabeleri yakınından geçtiği hem de yolun fiziki şartlarının kamyon taşımacılığı için uygun olmadığı, ocak alanından mevcut karayoluna bağlantı için Karayolları Genel Müdürlüğü yol standartlarına uygun bir köprü inşa edilerek Yanbolu Deresine müdahale etmeden bağlantı yapılmasının planlandığı, ruhsat alanı yakınlarında yer alan Koballı-Derinırmak-Eftelan mahalle yolları, mahalle bağlantı yolları ile 043 KKN Dumanlı köyü yolu ve Taşköprü ile Santa Harabelerini bağlayan turizm yolunun (yeşil yol) kullanılmasının söz konusu olmadığı, ÇED raporunda maden mühendisliği alanına giren faaliyetlere yönelik planlanama, hesap ve modelleme çalışmalarının bilimsel ilkelere uygun olduğu, olası çevresel etkilerin doğru tanımlandığı, önlem ve çözüm önerilerinin bilimsel ilkelere uygun olarak belirlendiği, orman mühendisliği açısından yapılan değerlendirmede; proje alanındaki madencilik faaliyetleri sırasında orman örtüsünün kaldırılması ile birlikte orman alanlarının zarar göreceği, ancak bunun ekonomik anlamda orman işletmeciliği faaliyetlerine olumsuz bir etkisinin olmayacağı, kazı sırasında verimli toprak örtüsü ve vejetasyonu kaldırılmış olan orman yapısının ise çalışmaların bitiminden sonra rehabilite edileceği, kesilen ağaçların yerine 5 katı kadar ağaç dikileceği ve bu şekilde oluşacak zararın bertaraf edilebileceği, bu bağlamda zararın bertarafı için alınan önlemlerin yeterli olacağı, gerekli mevzuat hükümlerine harfiyen uyulması kaydıyla tesisin işletilmesinin çevredeki yerleşim birimleri ile birlikte doğal hayat üzerinde geri dönüşümü imkansız etkilerinin olmayacağı, çevre mühendisliği açısından yapılan değerlendirmede; ÇED raporunda, Yanbolu Dere akış rejimini ve yatağını değiştirecek hiçbir faaliyette bulunulmayacağının, proje alanında ve çevresinde bulunan kuru veya akar durumdaki yerüstü su kaynaklarına herhangi bir çöp, pasa, hafriyat vs. dökümü yapılmayacağının, diğer su kaynaklarının akış rejimini değiştirecek herhangi bir eylemde bulunulmayacağını ve alıcı ortama atık su deşarjı yapılmayacağının taahhüt edildiği, ancak 36 yıllık bir işletme ömrü olan tesisin faaliyetleri neticesinde açığa çıkan çeşitli boyutlardaki partiküler maddelerin, patlatma delme işlemleri neticesinde oluşan kaya parçalarının, taş ve toprağın, işlenen toprak katmanlarındaki çeşitli bileşenlerin erozyon ve taşkınlarla yamaçlardan taşınmasının ve Yanbolu Deresine karışmasının kuvvetle muhtemel olduğu, özellikle partiküler maddelerin, nehir tabanında çökerek dip tabakası oluşturabileceği, bu durumun balık ölümlerine, nehir yatağındaki değişime ve taşkınlara neden olabileceği, muhtemel pasanın saha içinde dolgu malzemesi olarak kullanılması planlandığından sahada bir pasa döküm alanının öngörülmediği, ancak, akarsu kenarında yürütülecek faaliyetten doğacak muhtemel pasanın bu akarsuya boşaltılması riskinin bulunduğu, kompleks cevher üretimi esnasında yerüstü ve yer altı suyuna herhangi bir kirli su verilmeyeceğinin, yüzey suyuna (dereye) pasa dökülmeyeceğinin belirtildiği, ancak, arazinin yapısı, yüzey kazısı, kırma-eleme tesisinin konumu, bölgenin aşırı yağış alması ve son yıllarda ani şiddetli yağışların görülmesinin proje sahasının bitişiğinde akmakta olan Yanbolu Deresine maden sahasından kirli su karışmasının oldukça yüksek bir olasılık olduğu, ÇED raporunda ocak alanında faaliyet sonlandırıldıktan sonra sahanın rehabilite edileceğinin, yani tekrar yeşillendirileceği ifade edildiği, basamaklar şeklinde işletilecek taş ocağının faaliyet sonunda rehabilitasyonu için ancak basamağın düz zeminine bitkisel toprak serilebileceği ve burasının yeşillendirilebileceği, ancak, her basamağın arkasında üzerine bitkisel toprak serilemeyecek 10 m yüksekliğine dik bir yamaç oluşacağı, bu yamacın tekrar yeşillendirilmesi hemen hemen imkansız olduğu, dolayısıyla yürütülecek madencilik faaliyeti neticesinde arazinin doğal peyzajının bozulacağı, Yanbolu Deresi'nin Trabzon ve civarına içme suyu temininde kullanılabilecek özellikte olan önemli bir su kaynağı olduğu, bu Dere'nin güzergahında yürütülecek olan ve 36 yıl sürmesi planlanan madencilik faaliyeti sebebiyle çökelen tozlar ve maden sahasından dereye karışacak yüzey suyu içindeki maddelerin Dereyi kirletilmesinin kuvvetle muhtemel olduğu, 36 yıl sürecek olan bu faaliyetin maden sahası ile sahil arasında aşırı bir trafik oluşturacağı ve bunun da hem karayolu güvenliği için bir tehdit unsuru olduğu hem de madenin yer aldığı vadi için trafik kaynaklı kirlilik yüküne yol açacağı, ayrıca yüksek eğime sahip vadiden basamaklar şeklinde (10 m x 10 m) kayaların çıkarılması sonrasında rehabilitasyon çalışmaları uygulansa bile vadi yamacının geri dönüşümsüz bir biçimde fiziki yapısının bozulacağı, tesisin yapılmasının uygun olmayacağı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, proje alanının, doğal peyzaj bakımından oldukça özel ve öne çıkan bir alan olduğu, yüzey araştırmasına dair herhangi bir verinin olmadığı, önlemlerin andezit ve bazaltik kayaçlara göre alındığı, ancak proje alanında başka kayaçların da olduğu, fakat bunlara yönelik önlemlerden bahsedilmediği, jeolojik birimlerin (kayaçların) doğru adlandırılmadığı, turizm açısından olumsuz sonuçlar doğuracağı, ulaşım için Santa Harabeleri'ne ulaşımın sağlandığı ve turistler ile yerel halkın tercih ettiği tek düzgün yolun madencilik faaliyetleri için kullanılmasının uygun olmayacağı, doğal peyzaj alanlarının bozulmasına, Yanbolu Deresinin kirlenmesine, taşmasına ve yatağının değişmesine ve balıkların ölmesine neden olacağı görüldüğünden, anılan projeye ilişkin olarak Bakanlıkça verilen dava konusu çevresel etki değerlendirmesi olumsuz kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; bilirkişi raporuna itirazları doğrultusunda ek rapor alınarak çelişkilerin giderilmediği, raporda ÇED olumsuz kararının yerinde olup olmadığının değerlendirilmediği, bilirkişi raporunda ayrı ayrı değerlendirme yapıldığı ve ortak bir değerlendirme ve sonuç bulunmadığı, proje alanının, kendisinin doğal peyzaj bakımından özel bir alan olmadığı, doğal peyzaj bakımından önem içeren yerlere yakın yerde bulunmasının tek başına ÇED raporunu sakatlamadığı, ruhsat alanı ve yakın çevresinde herhangi bir peyzaj değeri yüksek yerler ile rekreasyon alanının bulunmadığı, granit ve türevlerinden ÇED raporunda detaylı olarak bahsedildiği, granit üretimi yapılmayacağı için hangi şekilde değerlendirileceğine değinilmediği, ruhsat alanındaki andezit-bazalt kayaları ile bunun içerisinde sokulmuş granitoyitlerin minerolojisi, cevherleşme yapısı, dokusu ve boyutunun detaylı olarak açıklandığı, ÇED raporunda turistik durum gözetilerek alınacak önlemlerin detaylandırıldığı, bahar ve yaz aylarında gündüz saatlerinde nakliye yapılmayacağı, kış aylarında ise gündüz nakliye yapılacağının belirtildiği, gerek maden faaliyeti, gerekse nakliye esnasında Santa Harabeleri yakınından geçiş yapılmayacağı, bilirkişi raporunda bahsedilen turizm yolunun kullanılmayacağı ve turistik gezi yapan vatandaşlar da gözetilerek akşam saatlerinde nakliye yapılacağının taahhüt edildiği, Santa Harabelerinin nakliye güzergahından bağımsız şekilde aşağıda kaldığı, maden sahasının gerek faaliyet esnasında, gerekse nakliye esnasında kesinlikle Santa Harabeleri ile bağlantılı olmayacağı ve Santa Harabelerini olumsuz yönde etkilemeyeceği, projenin turizm alanlarına zarar vermemesi adına davacı tarafından yeni bir köprü ve yollar yapılacağı, nakliye faaliyetinin hangi şartlarda gerçekleşeceğinin ÇED raporunda detaylı olarak anlatıldığı, Mahkeme kararında yer alan projenin Yanbolu deresinin kirlenmesine, taşmasına ve yatağının değişmesine ve balıkların ölmesine neden olacağı yönündeki gerekçesinin soyut iddialar olduğu, projenin yer üstü ve yeraltı su kaynaklarına etkilerinin hidrojeoloji mühendisi tarafından değerlendirilmesi gerektiğinden hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik olduğu, bilirkişi raporunda ÇED raporunda yer alan Yanbolu Deresine ilişkin önlemlerin yeterli olup olmadığı hususunun değerlendirilmediği, faaliyet kapsamında Yanbolu Deresi’ne ve yatağına müdahale edilecek hiçbir faaliyet gerçekleştirilmeyeceği, Yanbolu Deresine zarar verilmemesi için alınacak önlemlerin ÇED raporunda detaylı olarak belirtildiği belirtilerek İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı tarafından, temyize konu İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile aşağıda belirtilen gerekçeyle Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, dava konusu projeye ilişkin ÇED raporu hazırlanarak 14/03/2019 tarihinde e-ÇED sistemi üzerinden davalı idareye gönderilmiştir.
İlgili kurumlardan davaya konu proje için hazırlanan ÇED raporuna ilişkin kurum görüşlerinin bildirilmesinin istenilmesi üzerine, ilgili kurumlardan Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısıyla, bölgede Yanbolu Sürdürülebilir Turizm Master Planı çalışmasının başlatıldığı, bu çalışma ile Yanbolu Havzasının bütüncül bir planlama ile turizme kazandırılmasının planlandığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Davalı Bakanlık tarafından oluşturulan komisyon tarafından 29/06/2020 tarihinde nihai ÇED raporu kabul edilmiştir.
Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı'nın ... tarih ve ...sayılı yazısıyla, turizme hizmet eden vadi, doğal yapı ve peyzaj bütünlüğünün bozulacağı, projenin turizm faaliyetine zarar vereceği yönünde görüş bildirilmiştir. Davalı idare tarafından ... tarih ve ... sayılı yazı ile konuya ilişkin nihai görüş talep edilmesi üzerine, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı'nın ... tarih ve ...sayılı yazısıyla, havza bazlı Yanbolu-Santa Sürdürülebilir Konsept master planının hazırlandığı yönünde cevap verilmiştir.
Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü'nün ... tarihli ve ... sayılı yazısı ile, Dumanlı Köyü sınırları içerisinde bulunan Santa Harabelerinin Doğal Sit ilan edildiği belirtilmiştir.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü'nün ... tarihli ve ...sayılı yazısı ile, Santa/Dumanlı tüm köy sınırlarını kapsayan ve Yanbolu Havzasını da içerecek şekilde belirlenecek korunan alanın; Bakanlıklarının ülkemiz genelinde turizmin çeşitlendirilmesi ve ülke geneli ile 12 aya yayma hedefi kapsamında, kış temalı Gümüşhane Çakırgöl KTKGB'nin de dâhil olduğu Altındere Vadisi Milli Parkı ile birlikte değerlendirilerek turizm destinasyonu oluşturabilecek potansiyelin bulunduğu, DOKA, Trabzon ve Gümüşhane Valilikleriyle birlikte gerekli koordinasyonun sağlanması neticesinde Yanbolu-Santa Sürdürülebilir Turizm Master Planı kararları ile koruma/kullanma dengesinin sağlanarak turizme kazandırılabileceği; bu kapsamda, Yanbolu-Dumanlı (Santa) havzasının içerisinde kalan ve Yanbolu Vadisi'nden geçen turizm yolu niteliğindeki ulaşım güzergahı üzerinde yer alması, Yanbolu havzası içerisinden geçen Yanbolu Deresine bitişik konumda olması ve turizm açısından önemli doğal peyzaj alanının da bozulmasına neden olacağı gerekçeleriyle talebe konu alanda planlanan madencilik faaliyetinin turizm amaçlı faaliyetleri olumsuz etkileceğinin değerlendirildiğinden bahisle faaliyetin Genel Müdürlüklerince uygun görülmediği belirtilmiştir.
Dava konusu işlem ile; Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısı, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı yazısı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü'nün ...tarihli ve ... sayılı yazısından bahisle proje için ÇED olumsuz kararı verilmiştir.
Bunun üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde, "Çevre korunması": Çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribini, bozulmasını ve yok olmasını önlemeye, mevcut bozulmaları gidermeye, çevreyi iyileştirmeye ve geliştirmeye, çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmaların bütününü, Sürdürülebilir çevre: Gelecek kuşakların ihtiyaç duyacağı kaynakların varlığını ve kalitesini tehlikeye atmadan, hem bugünün hem de gelecek kuşakların çevresini oluşturan tüm çevresel değerlerin her alanda (sosyal, ekonomik, fizikî vb.) ıslahı, korunması ve geliştirilmesi sürecini, Sürdürülebilir kalkınma: Bugünkü ve gelecek kuşakların, sağlıklı bir çevrede yaşamasını güvence altına alan çevresel, ekonomik ve sosyal hedefler arasında denge kurulması esasına dayalı kalkınma ve gelişmeyi, "Çevresel Etki Değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları; Proje tanıtım dosyası: Gerçekleşmesi planlanan projenin yerini, özelliklerini, olası olumsuz etkilerini ve öngörülen önlemleri içeren, projeyi genel boyutları ile tanıtan bilgi ve belgeleri içeren dosyayı... ifade eder.'' hükmüne, "Çevresel Etki Değerlendirmesi" başlıklı 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir" hükmüne yer verilmiştir.
25/11/2014 tarihli, 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin "Çevresel etki değerlendirmesi başvuru dosyası, çevresel etki değerlendirmesi raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlama yükümlülüğü" başlıklı 6. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) (Değişik:RG-26/5/2017-30077) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." hükmüne, 14. maddesinde ise; "(1) Komisyon tarafından incelenerek son şekli verilen ÇED Raporu, halkın görüş ve önerilerini almak üzere, Bakanlık ve/veya Valilik tarafından askıda ilan ve internet aracılığı ile on (10) takvim günü görüşe açılır. Bakanlıkça proje ile ilgili karar alma sürecinde bu görüşler de değerlendirilir. Bakanlık halktan gelen görüşler doğrultusunda, rapor içeriğinde gerekli eksikliklerin tamamlanmasını, ek çalışmalar yapılmasını ya da Komisyonun yeniden toplanmasını isteyebilir. Nihai ÇED Raporu ve eklerinin proje sahibi taahhüdü altında olduğunu belirten taahhüt yazısı ve noter onaylı imza sirküleri beş (5) iş günü içerisinde Bakanlığa sunulur. Kamu kurum/kuruluşlarından imza sirküleri istenmez.
(2) Birinci fıkrada belirtilen belgeler, süresi içerisinde gerekçesi belirtilmeden sunulmaz ise, projenin ÇED süreci sonlandırılır.
(3) Bakanlık, Komisyon çalışmalarını ve halkın görüşlerini dikkate alarak proje için "ÇED Olumlu" ya da "ÇED Olumsuz" kararını on (10) iş günü içinde verir ve bu kararı Komisyon üyelerine bildirir. Proje için verilen "ÇED Olumlu" ya da "ÇED Olumsuz" kararı Bakanlık ve Valilik tarafından askıda ilan ve internet aracılığı ile halka duyurulur." düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin Ek-III bölümünde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiş, Bölüm I: Projenin tanımı ve özellikleri; a) Proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, b) Projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri; Proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi (Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler, Projenin; a) Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, b) Sera gazı emisyon miktarının belirlenmesi ve emisyonların azaltılması için alınacak önlemler, c) Projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler, ç) İzleme Planı (inşaat dönemi), Bölüm IV: Halkın Katılımı; a) Projeden etkilenmesi muhtemel ilgili halkın belirlenmesi ve halkın görüşlerinin çevresel etki değerlendirmesi çalışmasına yansıtılması için önerilen yöntemler, b) Görüşlerine başvurulması öngörülen diğer taraflar, Notlar ve Kaynaklar; Ekler: Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası hazırlanmasında kullanılan bilgi ve belgeler ile raporda kullanılan tekniklerden rapor metninde sunulamayan belgeler, Proje için seçilen yerin koordinatları, Proje için belirlenen yer ve alternatiflerinin varsa; çevre düzeni, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, Proje ile ilgili olarak daha önceden ilgili kurumlardan alınmış belgeler şeklinde düzenlemeler yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer verilen hükümler uyarınca; çevresel etki değerlendirmesi ile, gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin değerlendirildiği, ayrıca projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, Yönetmelik kapsamında yer alan bir faaliyet nedeniyle hazırlanacak ÇED raporunda özel format uyarınca, projenin gerçekleştirileceği yer ile alternatif alanlar belirlenerek projenin hizmet amacı, önem ve gerekliliği kapsamında yerin ve etki alanının çevresel özellikleri, çevresel etkiler ve alınacak önlemlerin tartışılması, faaliyet yerinin belirlenmesinde ise, faaliyetin büyüklüğü, amacı, ulaşım, iklim, toprağın ve çevrenin özellikleri, olası etkiler ve etkilerin azami giderilme olanakları gibi unsurların etkili olması, bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre dengesinin sağlanması yolunda belirtilen nitelikteki bir faaliyete en uygun yerin seçilmesi esastır.
Bu amaçla ÇED dosyası, yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Ek III. maddesindeki unsurlar yönünden değerlendirilirken, mevzuat bakımından projenin yapılması uygun bulunmadığı takdirde, "ÇED olumlu kararı" veya "ÇED olumsuz kararı" verilmesi zorunluluğu bulunmayıp, aşamasına bakılmaksızın ÇED sürecini sonlandırma yetkisi bulunmaktadır. Bununla birlikte, ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, projenin yapılmasının mevzuat bakımından uygun bulunmama durumunun, bu durum özelinde somut bir şekilde açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlem ile; Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısı, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı yazısı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü'nün ... tarihli ve ... sayılı yazısı gerekçe gösterilerek proje için ÇED olumsuz kararının alındığı, idari işlemin hukuki denetiminin yapıldığı İdare Mahkemesi kararında ise kararın içeriğine yukarıda yer verildiği haliyle, projenin tüm çevresel etkilerinin değerlendirme konusu yapılarak dava konusu işlemin yargısal denetiminin yapıldığı, İdare Mahkemesince "proje alanının, doğal peyzaj bakımından oldukça özel ve öne çıkan bir alan olduğu, yüzey araştırmasına dair herhangi bir verinin olmadığı, önlemlerin andezit ve bazaltik kayaçlara göre alındığı, ancak proje alanında başka kayaçların da olduğu, fakat bunlara yönelik önlemlerden bahsedilmediği, jeolojik birimlerin (kayaçların) doğru adlandırılmadığı, turizm açısından olumsuz sonuçlar doğuracağı, ulaşım için Santa Harabeleri'ne ulaşımın sağlandığı ve turistler ile yerel halkın tercih ettiği tek düzgün yolun madencilik faaliyetleri için kullanılmasının uygun olmayacağı, doğal peyzaj alanlarının bozulmasına, Yanbolu Deresi'nin kirlenmesine, taşmasına ve yatağının değişmesine ve balıkların ölmesine neden olacağı görüldüğünden, anılan projeye ilişkin olarak Bakanlıkça verilen dava konusu çevresel etki değerlendirmesi olumsuz kararında hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
İdare Mahkemesince, ÇED raporunun tamamı hakkında bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, ÇED raporunun, idarece henüz bütünüyle incelenmediği, dosyada yer alan tüm hususların Ek-3 Listede yer alan kriterler çerçevesinde değerlendirilmediği, dolayısıyla ÇED raporunda yer verilen muhtemel çevresel etkilerine ilişkin tespit edilen olumsuzlukların bertarafına veya kabul edilebilir düzeye indirilebilmesine ilişkin tedbirlerin yeterli olup olmadığı, yeterli görülmediği takdirde projede düzeltme vb. alternatif çözüm yolları ile eksikliği giderilip giderilemeyeceği hususunun değerlendirilmediği, davaya konu proje için verilen ÇED olumsuz kararının dayanağı ve dava konusu işlemin sebep unsuru olan "Santa Harabelerinin arkeolojik sit alanı ilan edilmesi, Yanbolu-Dumanlı (Santa) havzasının içerisinde kalan ve Yanbolu Vadisi'nden geçen turizm yolu niteliğindeki ulaşım güzergahı üzerinde yer alması, Yanbolu havzası içerisinden geçen Yanbolu Deresine bitişik konumda olması ve turizm açısından önemli doğal peyzaj alanının da bozulmasına neden olacağı, turizm faaliyetlerini olumsuz etkileyeceği" hususlarının denetlenmesi amacıyla sadece anılan hususlara ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmasının uyuşmazlığın çözümü için yeterli olacağı değerlendirilmiştir.
Bununla birlikte; İdare Mahkemesi kararında dayanak alınan ve özetine yukarıda yer verilen bilirkişi raporunda; dava konusu ÇED olumsuz kararının sebep unsuru olan, Santa Harabeleri, Yanbolu Deresi ve turizm faaliyetleri yönünden değerlendirme yapılarak görüş ve kanaat bildirildiği, İdare Mahkemesince dava konusu işlemin sebep unsurunun da hukukilik denetiminin yapıldığı görüldüğünden, bilirkişi raporunda yer alan dava konusu ÇED olumsuz kararının sebep unsuru olan Santa Harabeleri, Yanbolu Deresi ve turizm faaliyetlerine ilişkin değerlendirmeler dikkate alındığında, proje alanının, kültür ve turizm faaliyetleri açısından yatırım alanı, doğal peyzaj bakımından özel ve öne çıkan bir alan olduğu, Santa Harabeleri'ne ulaşımın sağlandığı ve turistler ile yerel halkın tercih ettiği yolun madencilik faaliyetleri için kullanılmasının uygun olmayacağı, madencilik faaliyetlerinin doğal peyzaj alanlarının bozulmasına yol açacağı, turizm açısından olumsuz sonuçlar doğuracağı, proje alanına bitişik vaziyette olan Yanbolu Deresini olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle anılan projeye ilişkin olarak verilen dava konusu çevresel etki değerlendirmesi olumsuz kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, temyize konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan; davacı tarafından ek rapor alınarak bilirkişi raporundaki çelişkilerin giderilmediği, bilirkişi raporunda ayrı ayrı değerlendirme yapıldığı ve ortak bir değerlendirme ve sonuç bulunmadığı iddia edilmiş ise de, bilirkişi raporunun sadece dava konusu ÇED olumsuz kararının sebep unsuru olan Santa Harabeleri, Yanbolu Deresi ve turizm faaliyetlerine ilişkin yapılan değerlendirmelere ilişkin kısmının hükme esas alınması nedeniyle, davacının anılan iddialarına itibar edilmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 13/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.