T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/246
Karar No : 2023/532
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
2-(DAVALI): ... Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMLERİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının, aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... ve ... sayılı ada ve parsellere ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin onaylanmasına ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının ve dayanak 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin tadilen onaylanmasına dair Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla;
Dosyanın, Mahkemelerinin E: ... sayılı dosyasının ve yine Mahkemelerinin E: ... sayılı dosyasında yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu işlemlerin, imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla;
İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının, belediye hizmet alanına ayrılan ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yönünden, hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın bu kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine,
Diğer kısım yönünden ise, Dairelerinin E:... sayılı dosyasında alınan ek bilirkişi raporu ile dosyanın birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlığa konu taşınmazların bulunduğu alanın 1/100.000 ölçekli Ankara Çevre Düzeni Planında, "meskun (yerleşik) planlı alanlar" kapsamında kaldığı, bu yönüyle anılan planın 1/25.000 ölçekli nazım imar planından farklılaştığı ve genel gösterim olan üst ölçekli çevre düzeni planına aykırılık taşımadığı görüldüğünden raporda üst 1/25.000 ölçekli nazım imar plana aykırılık ve çevre düzeni planı ile uyumsuzluk olduğu yönündeki değerlendirmelere itibar edilemeyeceği, öte yandan, uyuşmazlığa konu alanda ilk olarak 2015 yılında plan değişikliği yapıldığı, bu değişikliklere karşı açılan davalarda verilen iptal kararlarının yerine getirilmesine yönelik işlem tesis edildiği,
Önceki planda, toplam yüzölçümü 49.332 m² olan konut alanının, değişiklikler ile 37.725 m² olarak belirlendiği ve toplam 38.379 m² olan inşaat alanının plan değişikliği sonucunda (E:1.40 olarak belirlendiğinden) 52.815 m²'ye ulaştığı, bunun sonucunda, 385 kişi ilave nüfus oluştuğu, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin eki Ek-2 tablosuna göre nüfusu 501.000+ olan bir yerleşimde bir kişi için toplam 22,45 m² esas alınarak sosyal ve teknik altyapı alanı ihtiyacının hesaplandığı, oysa artan nüfusa göre bir kişi için hesaplanması gereken miktarın, Yönetmeliğin 2015 yılında yürürlükte olan halinde 19,65 m² olduğu ve artan nüfus için bu miktar üzerinden hesaplama yapılması gerekirken, bilirkişilerce 22,45 m² üzerinden hesaplama yapılmasında isabet bulunmadığı,
Dolayısıyla, toplamda (385*22,45=) 8.643,25 m² değil, (385*19,65=) 7.565,25 m²'lik sosyal ve teknik altyapı alanı ayrılması gerektiği ve bu durumun 1.078 m² daha düşük bir miktara isabet ettiği, sosyal donatı yönünden oluşan bu ihtiyacın, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onayı aşamasında "belediye hizmet alanı" olarak belirlenen kısımda oluşturulacak donatı alanları ile karşılanması mümkün olduğundan, sosyal donatı alanında eksiklik bulunmadığı sonucuna varılarak, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının anılan kısmı kaldırılmış ve dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 25/01/2022 tarih ve E:2020/6213, K:2022/683 sayılı kararıyla;
Belediye hizmet alanına ayrılan ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yönünden, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı, hukuk ve usule uygun bulunarak davalının (Daire kararında sehven davacının temyiz istemi olarak yazılmıştır) temyiz isteminin reddi ile, temyize konu kararın bu kısmının onanmasına,
Diğer kısım açısından yapılan değerlendirmede,
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 4. maddesine, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4. maddesinin (i) ve (k) bentleri ile 26. maddesine yer verildikten sonra,
İmar planlarının; durağan, değişmeyen, statik belgeler olmadığı ve hazırlanmasında, planlama alanına dair öngörülen nüfus, toplumsal, iktisadi ve kültürel değişimin öngörülenden daha hızlı bir biçimde olması halinde, mevcut imar planlarının buna koşut olarak yeniden değerlendirilmesi ve değişimin büyüklüğü nispetinde üst ölçekli planlara bunun yansıtılması gerektiği, bunun için mevzuatta "revizyon imar planı", "ilave imar planı", "imar planı değişikliği" gibi araçların geliştirildiği, bunların imar planlarının ihtiyaçları karşılayamadığı ve uygulamasının sorun teşkil ettiği durumlarda başvurulacak yollar olduğu, üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkeleri, stratejileri ve kararlarına aykırı olmamak, onlarla uyum içinde kalmak koşulu ile, alt ölçekli planlarda değişen koşul ve gereksinimlere yanıt verecek değişiklikler yapılabileceği,
Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planının nüfus ve yapı yoğunluğu yönünden 2023 yılı hedef ve öngörüsü ile hazırlandığının gözden kaçırılmaması gerektiği,
Uyuşmazlığa konu ada ve parseller, etrafındaki mevcut yapı dokusu ile birlikte ele alındığında; sosyal ve teknik alt yapı alanlarının birlikte kullanılması bakımından İncek, Alacaatlı, Beytepe ve civar mahallelerin yapı yoğunluğu ile sosyal ve teknik donatılarının bütünsel olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu alanlarda E:0,50 ve 2 katlı konut yapıları bulunduğu gibi E:2,0 yüksek katlı konut yapılarının da bulunduğu, anılan bölgede çok sayıda ada/parselin site tarzında konut alanı olarak, sosyal ve teknik altyapı alanlarının ada/parsel içinde ya da civarda yaptığı terklerden karşılanmak üzere planlandığı, dinamik bir sürecin sonucunda oluşturulan imar planlarının değişmeyen statik belgeler olarak kabul edilmelerinin ekonomik, toplumsal ve teknolojik bakımdan hızlı bir değişim içinde bulunan kentlerin yerleşim alanlarının gerçek yapısı ile bağdaşmayacağı gözönünde bulundurulduğunda, bölgenin dönüşümüne yönelik olarak gerçekleştirilen imar planı değişikliklerinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı,
Uyuşmazlık özelinde inceleme yapıldığında ise; dava konusu değişikliklerde hukuka aykırılık görülmediğinden, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının anılan kısmının (onanmasına şeklinde hüküm kurulması gerekirken) bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla;
1/1000 ölçekli uygulama imar planının "belediye hizmet alanı" kullanımı dışında kalan kısımları ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı yönünden, İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun, Dairelerince kaldırılarak bu kısımlar yönünden davanın reddine hükmedildiği, Danıştay Altıncı Dairesi kararının gerekçe kısmında, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmesine karşın, hüküm kısmında Dairelerinin kararının bu kısmının bozulmasına karar verildiği, bu haliyle Danıştay Altıncı Dairesi kararının gerekçe ve hüküm kısmının birbiri ile çeliştiği görüldüğünden, Dairelerinin, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının "belediye hizmet alanı" kullanımı dışında kalan kısımları ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine ilişkin kararında ısrar edilmesi gerektiği gerekçesiyle bu kısım yönünden İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, temyize konu kararın davanın reddine yönelik kısmında isabet bulunmadığı, imar mevzuatına ve kamu yararına aykırı şekilde işlemler tesis edildiği, parçacıl nitelikte ve imar bütünlüğüne aykırı şekilde ayrıcalıklı yapılaşma hakkı tanındığı ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ: Davacının temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının bozulmasının, davalının temyiz isteminin ise incelenmeksinin reddinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT :
3194 sayılı İmar Kanunu'nun işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinde, nazım imar planları; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme, yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasında esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan planlar, uygulama imar planları ise; nazım imar planları esaslarına göre çizilen çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren planlar olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanun'un "Planlama Kademeleri" başlıklı 6. maddesinde, planların kapsadıkları alan ve amaçları açısından "bölge planları ve "imar planları", imar planlarının ise "nazım imar planları" ve "uygulama imar planları" olarak ve her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanacağı hükme bağlanmıştır.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten sonra yürürlüğe giren ve 14/02/2020 tarih ve 7221 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen Ek-8. maddede ise, "Plan değişiklikleri, plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak şekilde ve teknik gerekçeleri sağlamak şartıyla yerleşmenin özelliğine uygun olarak yapılır. Plan değişikliği tekliflerinde ihtiyaç analizini içeren sosyal ve teknik altyapı etki değerlendirme raporu hazırlanarak planı onaylayacak idareye sunulur." hükmüne yer verilmiştir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Mekânsal kullanım tanımları ve esasları" başlıklı 5. maddesinde, " ... i) Sosyal altyapı alanları: Birey ve toplumun kültürel, sosyal ve rekreatif ihtiyaçlarının karşılanması ve sağlıklı bir çevre ile yaşam kalitelerinin artırılmasına yönelik kamu veya özel sektör tarafından yapılan eğitim, sağlık, dini, kültürel ve idari tesisler, açık ve kapalı spor tesisleri ile park, çocuk bahçesi, oyun alanı, meydan, rekreasyon alanı gibi açık ve yeşil alanlara verilen genel isimdir. ..." hükmüne, "Mekânsal planlama kademeleri ve ilişkileri" başlıklı 6. maddesinde, "... (2) Mekânsal planlar, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanır. Her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır. ..." hükmüne, "Genel planlama esasları" başlıklı 7. maddesinde, "(1) Bu Yönetmeliğe göre hazırlanacak her tür ve ölçekteki mekânsal planlar aşağıda yer alan planlama ilke ve esaslarına, planların hazırlanması ile ilgili standartlara, gösterim tekniklerine ve tanımlara uygun olarak yapılır: ...
ç) Üst kademe planlar, alt kademesindeki planlara mekânsal nitelikte hedef koyan, yol gösteren ve ilke belirleyen plandır. ..." hükmüne, "Standartlar" başlıklı 11. maddesinde, "(1) İmar planlarının yapımı ve değişikliklerinde planlanan alanın veya bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimleri göz önünde tutularak kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarında bu Yönetmeliğin EK-2 Tablosunda belirtilen asgari standartlara ve alan büyüklüklerine uyulur. ..." hükmüne, "İmar planı revizyonu ve ilaveleri" başlıklı 25. maddesinde, "(1) İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği veya uygulamasının mümkün olmadığı durumlar ile üst kademe plan kararlarına uygunluğunun sağlanması amacıyla planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi için bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak imar planlarında revizyon yapılır. ..." hükmüne, "İmar planı değişiklikleri" başlıklı 26. maddesinde, "(1)İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır.
(2)İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz.
...
(4)Kat adedi veya bina yüksekliğini artıran imar planı değişiklikleri, yörenin yerleşim özellikleri, dokusu ve kimliği dikkate alınmak suretiyle, şehrin veya alanın yakın çevresinin silüeti, yapıların güneşe göre cephesi ve yönlenmesi özelliklerini olumsuz yönde etkilememesi esas alınarak yapılır.
(5)İmar planında verilmiş olan inşaat emsalinin, kat adedinin, ifraz şartlarının değiştirilmesi sonucu nüfus yoğunluğunun artırılmasına dair imar planı değişikliklerinde:
a) Artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanları standartlara uygun olarak plan değişikliğine konu alana hizmet vermek üzere ayrılır.
...
(7)Yoğunluk artıran veya kentsel ulaşım sistemini etkileyen imar plan değişikliklerinde, kentsel teknik altyapıya yönelik etkilerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla ayrıca kentsel teknik altyapı etki değerlendirmesi raporu, analizi hazırlanır veya hazırlatılır." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı idarenin temyiz istemi yönünden;
Dava konusu işlemlerin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesi kararının, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının "belediye hizmet alanı" kullanımında kalan taşınmaza ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddi, bunun dışında kalan kısma yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine ilişkin Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi kararının, istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının Danıştay Altıncı Dairesinin 25/01/2022 tarih ve E:2020/6213 K:2022/663 sayılı kararıyla onanmasına karar verilmiş olup, temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının da, yalnızca davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen reddine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; uyuşmazlığın, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulamanın imar planının "belediye hizmet alanı" kullanımında kalan taşınmaza ilişkin kısmı kesinleştiğinden, davalı idarenin kesinleşen kısma yönelik temyiz isteminin esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Davacının temyiz istemi yönünden:
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanun'un amacının, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun bir biçimde teşekkülünü sağlamak olduğu belirtilmiştir.
Bu Kanun'a dayalı olarak çıkartılan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik ile bu Yönetmeliği yürürlükten kaldıran Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğine bakıldığında ise, amacın; insan, toplum, çevre münasebetlerinde kişi ve aile mutluluğu ile toplum hayatını yakından etkileyen fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın korunma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek üzere hazırlanacak her tür ve ölçekteki planın ve bu planlar üzerinde yapılacak değişikliklerin hangi esaslar dahilinde yapılacağını; fiziki, doğal, tarihi ve kültürel değerleri korumak ve geliştirmek, koruma ve kullanma dengesini sağlamak, ülke, bölge ve şehir düzeyinde sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek, yaşam kalitesi yüksek, sağlıklı ve güvenli çevreler oluşturmak üzere hazırlanan, arazi kullanım ve yapılaşma kararları getiren mekânsal planların yapımına ve uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu vurgulanmıştır.
Belirtilen bu amaçların hayata geçirilebilmesi ise; beldenin ekonomik, demografik, sosyal, kültürel, tarihsel, fiziksel özelliklerine ilişkin araştırmalara ve verilere dayalı olarak hazırlanan, kentsel yerleşme ve gelişme eğilimlerini alternatif çözümler oluşturmak suretiyle ortaya koyan ve arazi kullanımı, koruma, kısıtlama kararları ve uygulama ilkelerinin planlanan alan açısından bütüncül olarak değerlendirilerek karara bağlandığı pafta, rapor ve notlardan oluşan imar planları ile mümkün olacaktır.
Bunun yanı sıra, nazım imar planı ve uygulama imar planı olmak üzere iki kademeden oluşan planlar arasında hiyerarşik bir sıralama bulunmakta olup, buna göre alt ölçekli 1/1000 ölçekli uygulama imar planının, her ölçekteki (1/5000-1/25.000) nazım imar planına; 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının da üst ölçekli nazım ve çevre düzeni planlarına uygun olması ve bu planların, üst ölçekli imar planına aykırı karar ve notlar içermemeleri gerekmektedir.
Öte yandan, ortaya çıkan ihtiyaç veya kamu yararının gerekli kıldığı hallerde ada/parsel bazlı veya bölgesel olarak planlarda değişiklik yapılabileceği açık olmakla birlikte, bu değişiklikler, öncelikli olarak yürürlükte olan planın bütünlüğüne ve plan ana kararlarına aykırı olmamak ve bölgede planlamaya konu edilmeyen alanlara olacak etkisi dahil, bilimsel, nesnel ve teknik gerekçeler ortaya konulmak suretiyle, yine mevzuatta öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmalıdır.
Ayrıca, imar planında belirlenmiş olan inşaat emsalinin arttırılması sonucu nüfus yoğunluğu artışı getiren plan değişikliklerinde de, artan nüfusun ihtiyacı olan donatı alanı, standartlara uygun olarak, plan değişikliğine konu alana hizmet vermek üzere ayrılmış veya artırılmış olmalıdır.
1/25.000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planı kapsamında kalan ve bakılan dava ile benzer mahiyette olup, Kurulumuza intikal eden dava dosyaları birlikte incelendiğinde; plan değişikliklerinin parsel bazında ve sadece ilgililerin talebi üzerine gerçekleştirildiği, değişikliğe neden olan hukuken geçerli bir gerekliliğin ortaya konulmadığı, plan değişikliklerine ilişkin plan açıklama raporlarının dosyalarda bulunmadığı, ağırlıklı olarak yatay mimari (düşük katlı, yüksek olmayan yapı) ve düşük nüfus yoğunluğu öngörülen bir alanda, parsel ölçeğinde dikey mimariye (yükseklik sınırsız olarak belirlenen veya yüksek yapı niteliğinde yapılaşma) ve nüfus artışına neden olan işlemler tesis edildiği görülmektedir.
Bu nedenle, belirli bir planlama bölgesinde birbirinden bağımsız olmakla birlikte, benzer şekilde yapılan çok sayıdaki plan değişikliği kararları açısından öncelikle, Ankara ilinin alt ölçekli imar planlarını ve uygulamalarını yönlendirici nitelikteki, kullanımların yer seçimi, büyüklük ve dağılımı ile ilgili mekansal karar ve stratejiler ile makro ölçekte nüfus dağılımı ve yoğunluk kararlarını belirleyen üst ölçekli plan yönünden öncelikle bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
1/25.000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planı yönünden yapılan değerlendirme:
Planın "Amaç ve hedefler" başlıklı kısmında, "Türkiye Cumhuriyetinin Başkentinin planlı kentleşmesini yönlendirmeyi hedefleyen üst ölçekli plandır. Bu plan, Ankara'da yapılacak tüm araştırma, planlama, projelendirme ve uygulama çalışmaları için üst ölçekli referans çerçevesidir." ifadesine yer verilmiştir.
"Vizyon, Hedef, Stratejiler" başlıklı bölümünde, Ankara ilinin tamamı açısından, ada bazında plan uygulamaları yapılmasını özendirip, parsel bazında uygulamalardan kaçındıracak ve etaplamalar üretecek plan uygulamaları yapmak yönünde strateji belirlendiği, "Uygulama Araçları" başlıklı bölümün "Ada Bazı ve Daha Büyük Ölçek Uygulama" başlıklı kısmında yer alan, "2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planı, planın parsel bazında bütünlüğü yitirerek uygulanmasını engellemek, parsel bazında uygulamaların teknik ve sosyal altyapıların hayata geçişini sınırlayışına engel olmak ve yaşam kalitesi yüksek, konut alanları üretebilmek amaçlarıyla, ada bazında ve daha büyük ölçekli uygulamaları özendirmeyi hedeflemektedir." denilerek, parsel bazında uygulama yapılmaması ilke olarak benimsenmiştir.
Anılan planın "Planlama Bölgeleri" başlıklı kısmında, plan değişikliklerine konu olan Çayyolu, Beytepe, İncek bölgelerinin bulunduğu alan, "Güneybatı Planlama Bölgesi"nde gösterilmiş olup, bu bölgeyle ilgili olarak, kentin, 1980’li yılların sonundan itibaren en fazla speküle edilen ve en önemli kentsel gelişmelerin yaşandığı alanı olduğu, Eskişehir Yolunun temel omurgayı oluşturduğu, Çankaya, Yenimahalle ve Gölbaşı ilçelerinin bir bölümünün kaldığı bölgenin, daha önce otoyol içi ve dışı olmak üzere ele alındığı, bölgeyi Temelli ile birleştiren farklı ölçeklerde plan onamalarının gerçekleştirildiği, kentin en yoğun speküle edilen bu koridorunun mevcut planların da gözden geçirilmesi ve gereğinde revizyonu suretiyle “Güneybatı Ankara Koridoru” olarak havza bazında ele alınmasının öngörüldüğü belirtilmiştir.
Planın aynı kısmının 9.2.3 numaralı bölümünde ise, Eskişehir Yolunun, temel gelişme ve çekim unsuru olarak, kentin güneybatı koridoruna yönlenmesi biçimindeki eğilim ve spekülasyonlar ile, 1980’li yılların sonundan bu yana, kentin en yoğun planlama çalışmalarına konu olmuş bölgesini ifade ettiği, ODTÜ, Bilkent, Hacettepe-Beytepe Üniversite kampüsleri ve Eskişehir Yoluna desantralize olmuş kamu kurumları ile Çayyolu-Ümitköy-Konutkent yerleşimlerine kadar uzanan metropoliten yerleşik doku unsurlarının, bir yandan Beytepe, Taşpınar, İncek, Dodurga bölgesi içinde çevre otoyolu içinde genişleme eğilimi gösterdiği, diğer yandan da, otoyol dışına Eskişehir Yolu boyunca yayılma eğilimini sürdürdüğü; bu koridorun aynı zamanda yerleşme-yayılma eğilimleri ile en fazla davaya konu olmuş ve çeşitli biçimlerde çok yüksek bir nüfus atamasına sahne olmuş niteliğiyle dikkat çektiği ifade edilmiştir.
Aynı bölümde, alan içinde henüz doygunluğa ulaşmamış yerleşim dokusuna karşın, onaylı planlarla oluşturulmuş kapasitelerin çok yüksek bir nüfus gelişimine işaret ettiği ve bölgeye (Temelli hariç) 2.000.000’u aşan nüfus ataması olduğu, diğer planlama bölgelerinden farklı olarak gecekondu içermeyen ve ıslah planı olmayan bu alan için, büyük bir bölümü yargıya taşınmış çeşitli tür ve ölçeklerdeki planlarla oluşturulmuş bu yüksek kapasitelerin kontrol altına alınması gerektiği, 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planının bölgede onaylanmış planların abartılı, aşırı yaygın ve gerçekdışı nüfus atamalarının kontrol altına alınarak, çalışma alanları ile bütünleşen, karma kullanımlara sahip, gerekli yoğunlaşmaları sağlayacak, saçılmaya izin vermeyen bir niteliğe getirmeyi hedeflediği, bu hedef ve 2023 Planının genel ilke ve seçimleri üzerinden onaylı planlarla 2.900.000’e yaklaşan plan nüfuslarının, belirli odaklanmaları tanımlayacak ve saçılmayı engelleyecek bir makroform seçimiyle 1.650.000 düzeyine indirilmesinin öngörüldüğü belirtilmiştir.
Planın, "Kentsel Yerleşik Alanlar (KY)" başlığı altında düzenlenen Çayyolu-Ümitköy Bölgesine ilişkin strateji olarak, Yenimahalle’nin (Çankaya) önemli prestij bölgelerinden biri olan Çayyolu - Ümitköy bölgesindeki yoğun yapılaşma talebine paralel olarak sosyal ve teknik altyapı alanlarının konut inşaatlarıyla eşgüdümlü olarak hayata geçirilmesi için ilgili yatırımcı kuruluşlar ile koordinasyon sağlanması, 2023 planlama nüfusu öngörüsü olarak ise, günümüze kadar yapılan planlama çalışmalarında bölge için belirlenen 110.000 kişilik plan nüfusu kapasitesinin hayata geçirilmesi, İncek-Kızılcaşar Bölgesi açısından da, üst/orta gelir grubunun yer seçtiği ve yoğun bir yapılaşma eğiliminin bulunduğu akstaki bu eğilimi kontrol altına alarak kentsel gelişme eğilimini yönlendirmek üzere, büyükşehir belediyesince sürdürülen planlama çalışmaları ile daha önce 65.000 kişilik bir nüfus ataması yapıldığı, yine Ankara kentinin önemli prestij bölgelerinden biri olan İncek bölgesindeki yoğun yapılaşma talebine paralel olarak sosyal ve teknik altyapı alanlarının konut inşaatlarıyla eşgüdümlü olarak hayata geçirilmesi ve günümüze kadar yapılan planlama çalışmalarında bölge için belirlenen 65.000 kişilik plan nüfusu kapasitesinin hayata geçirilmesi öngörülmüştür.
Planın, "Kentsel Gelişme Alanları (KG)" başlıklı kısmında; Beytepe-Alacaatlı-Dodurga Bölgesi açısından, Ankara kentsel yerleşik alanının güneybatı kesiminde Çevre otoyolunun iç kısmında Çayyolu–Ümitköy bölgesi ile İncek–Kızılcaşar bölgesi arasında kalan ve daha önce gerek Bakanlıkça onaylı 1/50.000 ölçekli plan revizyonu gerekse bu plana dayalı alt ölçekli planlama çalışmaları tamamlanarak inşaat uygulamalarına başlanan bu alanların, 2023 planlama çalışmaları kapsamında “Onaylı Planlarla Belirlenmiş Gelişme Konut Alanları” olarak ele alındığı, önceki planlama çalışmaları ile bölgede 270.000 kişinin yaşamasına yönelik plan kararları üretildiği, bölgeye ilişkin strateji olarak ise, kentsel gelişme bölgesinin, yerleşik alanlara uzak bir konumda olması nedeniyle altyapı maliyetinin yüksek olacağı gözönüne alınarak ferdi inşaat uygulaması yerine örgütlenmeye ve etaplamaya dayalı konut üretimi politikasının hayata geçirilmesinin sağlanacağı ve daha önce bu bölge için belirlenen yoğunluk ve nüfus (270.000 kişi) atamasının aynı şekilde kabul edildiği görülmektedir.
Yine, geçmişte Çayyolu-Beytepe bölgesinde mevzi planlarla oluşturulan yeni konut alanları ile spekülatif arsa-arazi hareketlenmelerinin meydana geldiği, bundan sonraki dönemin, arsa-arazi spekülasyonları ve üst ölçek plan olmaksızın, imar rantlarının paylaşımına indirgenmiş plan onamaları ile gündemde kalacağı; güneybatı ve güney koridorlarındaki kentsel yayılmanın yarattığı makroforma müdahale edilerek, düşük yoğunluklu ancak belirli odaklanmalar yaratan bir gelişimin özendirilmesi gerektiği de, planın "Makroform" başlıklı kısmında belirtilmiştir.
Görüldüğü üzere, yukarıda yer verilen plan hükümlerinde; dava konusu parselin de içinde bulunduğu bölgeye ilişkin yoğun yapılaşma taleplerine vurgu yapılarak, bu alanlarda yapı ve nüfus yoğunluğunun sınırlandırılması ve bu planın yürürlüğe girdiği tarihten önce onaylanmış alt ölçekli planlarla bölgeye atanan nüfusun, çoğunlukla sabit tutulması; Güneybatı Planlama Bölgesinin tümü yönünden ise düşürülmesi yoluna gidilmiştir.
Somut uyuşmazlık ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna intikal eden dava dosyaları bu çerçevede değerlendirildiğinde; 1/25.000 ölçekli planda, 2023 vizyonu dikkate alınarak bütüncül bir anlayışla ve ihtiyaçlara uygun olarak revizyon veya yeniden plan yapılması, bu yapılırken de hukuken oluşan bölge ve kullanım durumlarının da gözetilmesi; planlama bölgesinde hukuken geçerli gereklilik/zorunluluk durumunun ortaya çıkması halinde de, parsel bazında istisnai olarak değişiklik yapılması yoluna gidilmesi gerekirken, alanda hukuken geçerli bir gerekliliğe dayanmayan, sadece ilgililerin talebi üzerine ve parçacıl bir anlayışla, birbirinden kopuk şekilde, parsel bazında ve yapı/nüfus yoğunluğunu arttırıcı, meri planlarda kurgulanan sosyal ve teknik alt yapı dengesini bozucu ve plan bütünlüğüne aykırı nitelikte değişiklikler yapıldığı görülmektedir.
Başka bir deyişle, üst ölçekli planın yürürlüğünden önce onaylanan ve bu planın ilke, esas ve yaklaşımları ile uyumlu bulunmadığı için planın fiziki belgesi içerisinde gösterilmeyen tüm planların bulunduğu alanlarda, bu plana göre revizyonlar yapılacağının 1/25.000 ölçekli nazım imar planında hükme bağlandığı ve imar planlarından beklenen amaç dikkate alındığında, daha önce onaylanmış olan planların üst ölçekli plana aykırı kısımlarının bu planla uyumlu hale getirilmesi yönünde değişiklik/revizyon yapılması yoluna gidilmesi gerekirken, aksi yönde bir uygulamaya gidilerek hem üst ölçeğe, hem de plan bütünlüğüne aykırı şekilde parsel bazında değişiklikler yapılmıştır.
Ayrıca, her ne kadar Daire kararında, bölgede oluşan konut (kooperatif ya da site tipi yapılaşma) hakim kullanım kararı doğrultusunda, gerek dava konusu edilmeyerek kesinleşen gerekse yargı kararları sonucunda hukuka uygun bulunan imar planlarına bağlı olarak alanda yapılaşmasını tamamlamak, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni almak suretiyle kullanımını sürdüren siteler bulunduğundan, hakim kullanım kararının bu doğrultuda oluştuğu yönünde gerekçeye yer verilmiş ise de; muhtelif plan değişikliklerine dayalı olarak oluşan bu yapılaşmaların, uyuşmazlıkta olduğu gibi, mevcut planlardan kopuk şekilde ve parsel bazında yapılan değişiklikler sonucu ortaya çıktığı, bir kısmına dava açılmamış olmakla birlikte büyük bir kısmının idari davalara konu edildikleri de dikkate alındığında, somut olay özelinde parsel bazında yapılan her bir plan değişikliğinin, uyuşmazlığa konu plan ve bölgede yapılan diğer plan değişikliklerinde emsal olarak dikkate alınabilmesine olanak bulunmamaktadır.
Bunun yanı sıra, parçacıl niteliğe sahip plan değişikliklerinin, alanda var olan zemin etüt raporları dikkate alınarak yapıldıkları anlaşılmakta ise de; parsel bazında arttırılan inşaat alanı açısından, taşınmazların sahip olduğu zemin yapısının, yüksek yapılaşma imkanına sahip olup olmadığı veya yüksek katlı yapılaşma açısından önlem almayı gerektirip gerektirmediği hususlarında herhangi bir bilgi veya belgeye dava dosyalarında rastlanılmamıştır.
Dava konusu edilen işlemler yönünden dosyanın değerlendirilmesinden:
Somut olayda, uyuşmazlığa konu taşınmazlar; 1/25.000 ölçekli nazım imar planında, "gelişme-mevcut" taraması altında "planlı-yapılaşması tamamlanmış konut alanı" ve "onaylı planlarla belirlenmiş olan seyrek yoğunlukta konut gelişme alanı" kullanımlarına ayrılmış ve seyrek yoğunluk açısından nüfus yoğunluğu 40 kişi/ha olarak belirlenmiştir.
Üst ölçekli planın yürürlüğünden önce 2004 yılında onaylanan Beytepe III. Etap Toplu Konut Alanı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında, uyuşmazlığa konu alan, kısmen TAKS:0.25, KAKS:0.50 yapılaşma koşulunda dubleks konut alanı, kısmen TAKS:0.30, KAKS:1.30 yapılaşma koşulunda katlı konut alanı, kısmen de E:0.75, Hmax:Serbest yapılaşma koşulunda ticaret alanı fonksiyonlarında kalmakta iken, ilk olarak 2015 yılında yapılan değişiklikler ve daha sonra da uyuşmazlığa konu edilen belediye meclisi kararları uyarınca, konut ve ticaret alanına (bu alanlar açısından değişiklik ile E:1.40, Yençok:Serbest yapılaşma koşulu öngörülmüş) ayrılmış olan alan ile beraber, mevcut planda sağlık, dini tesis alanı ile sosyal ve kültürel tesis alanı olan parseller de, aynı yapılaşma koşullarında ve büyüklükte "plan değişikliği onama sınırı" içine alınmış, konut ve ticaret alanı olan adalarda, bu iki kullanımın kısmen yerleri değiştirilmiş, alandaki yolların bir kısmı kaldırılarak belediye hizmet alanı ve park kullanımlarına ayrılmıştır.
Bu durumda; 1/25.000 ölçekli nazım imar planının, "...bu plandan önce yürürlükte olan ve bu üst kademe plan kapsamında kalan tüm alt kademe imar planlarının bu üst kademe plana uygunluk sağlanması amacıyla gözden geçirilip gerekli revizyonlarının yapılacağı...” şeklindeki hükmü dikkate alındığında, bu planın yürürlüğünden önce onaylanmış olan planların üst ölçekli plana aykırı kısımlarının davalı idarece, bu planla uyumlu hale getirilmesi yönünde değişiklik/revizyon yapılması yoluna gidilmesi gerekmektedir.
Hal böyleyken, somut uyuşmazlıkta parsellerin, konut ve ticaret alanı olan kullanımlar açısından emsal oranlarının arttırılması ile parçaçıl nitelikte değerlendirilen sosyal donatı alanları, hem 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı bütünlüğüne, hem de üst ölçekte getirilen nüfus yoğunluğuna (40/60 kişi/ha) aykırı olduğu gibi, yukarıda yer verildiği üzere 1/25.000 ölçekli nazım imar planının bütünlüğüne, ilkelerine ve Güneybatı Planlama Bölgesi açısından belirlediği stratejilere aykırılık oluşturduğundan, dava konusu değişikliklerde bu yönüyle hukuka uyarlık görülmemiştir.
Bu itibarla, temyize konu ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının "belediye hizmet alanı" kullanımında kalan taşınmaz dışındaki kısmının kaldırılarak bu kısım yönünden davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3.Davalının temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
4.Kullanılmayan ... -TL yürütmeyi durdurma harcının davalı idareye iadesine,
5.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
6.Kesin olarak, 22/03/2023 tarihinde, davalının temyiz istemi yönünden oybirliği, davacının temyiz istemi yönünden oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın, davacının temyiz istemi açısından incelenmesinden; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile temyize konu ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.