T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/2518
Karar No : 2023/5611
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı - ANKARA
VEKİLİ : Av. …
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : … Üretim İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Eskişehir İli, Tepebaşı İlçesi, Tilkilik Tepe, … Sırtı ve … Mevkiinde davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "Kartal RES (48,9 MWm/39 MWe) Üretim Tesisi İçin Yardımcı Kaynak Güneş Enerjisi Santrali (38,88 MWm/38,88 MWe-50,60 ha)" projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevresel etki değerlendirme - iş güvenliği uzmanı, ziraat mühendisi, jeoloji mühendisi, harita mühendisi ve biyologtan oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu projeye ilişkin olarak, proje başvurusu aşamasında üç adet GES alanı ve bir adet alternatif alan belirlendiği öngörülmekle birlikte, söz konusu alanların bir kısmının Karaçobanpınar Köyü'nün su depoları ve isale hatları ile aynı yerde bulunan ormanlık alanlara isabet edebilecek olması nedeniyle, başlangıç aşamasında kurulması öngörülen üç adet GES ünitesinin, kurulu güçte herhangi bir değişiklik yapılmaksızın tek üniteye düşürülmesi suretiyle, bahse konu su depoları ve isale hatları ile ormanlık alanların proje alanına isabet etmeyeceği biçimde projenin revize edildiği ve nihai olarak yapılması planlanan GES projesi alanında herhangi bir su kaynağı ve su ünitesinin bulunmadığının anlaşıldığı, nihai projenin konumunun mera alanına isabet etmesi ve alansal büyüklüğü nedeniyle hayvan geçişininin sağlanması amacıyla alanda yol bırakılacağının, proje alanı çevresinin tel örgüyle çevrilerek, hayvanların ve alandaki hayvancılık faaliyetlerinin proje ünitelerinden ve projeden zarar görmesine karşı önlem alınacağının nihai ÇED raporunda taahhüt edildiği, öte yandan, alandaki mera bütünlüğünün en az seviyede bozulmasının hedeflendiğinin, projenin işletme aşamasında herhangi bir toz emisyonu oluşmasının beklenmediğinin, flora ve fauna ile ilgili çalışmalar bakımından uygulanan yöntemin bilimsel çerçevelere uygun olduğunun, insan ile doğaya karşı çevrenin kirlenmemesi için alınacak önlemlerin teknik ve bilimsel esaslar içerisinde nihai ÇED raporda belirtildiğinin dava dosyasına sunulan bilirkişi raporu ile tespit edildiği anlaşılmakla, insan sağlığı ve yaşamı ile çevreye, yer altı sularına, orman arazilerine, gölet ve sulama alanlarına, mera alanlarına, tarım arazilerine, çevredeki diğer canlı yaşamına olası etkilerinin, sürdürülebilirlik ve yenilenebilirlik ilkeleri doğrultusunda bilimsel ve teknik açıdan yeterli düzeyde ele alındığı anlaşılan ÇED raporu dayanak alınmak suretiyle, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca uyuşmazlık konusu projeye ilişkin olarak düzenlenen 01/08/2022 tarihli "ÇED Olumlu" kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, bilirkişi raporuna itirazların dikkate alınmadan karar verildiği, dava konusu projenin Eskişehir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün yetki ve sorumluluğunda bulunan altyapı tesislerine zarar vermesinin muhtemel olduğu, ancak bilirkişi raporunda konuyla ilgili olarak GES proje alanında herhangi bir kaynak bulunmadığının belirtildiği, ÇED raporunun yöre halkının itirazları çerçevesinde incelenmediği, dava konusu projenin rüzgar erozyonuna neden olduğu, projenin mera alanında yapılacak olması nedeniyle tarım ve hayvancılığı olumsuz etkileyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 1- Davalı idare tarafından, proje başvuru aşamasında 3 adet GES ve 1 adet alternatif alan belirlendiği görülmekle birlikte, bu alanların bir kısmının Karaçobanpınar Köyünün su deposu ve isale hatları ile aynı yerde bulunan ormanlık alanlara isabet edebilecek olması nedeniyle başlangıç aşamasında yapılması öngörülen 3 adet GES ünitesinin, kurulu güçte herhangi bir değişiklik yapılmaksızın tek üniteye düşürülmesi suretiyle söz konusu su depoları ve isale hatları ile ormanlık alanların proje alanına isabet etmeyeceği biçimde projenin revize edildiği ve mevcut proje alanında herhangi bir su kaynağı bulunmadığı, proje alanının mera alanına isabet etmesi ve alansal büyüklük nedeniyle hayvan geçişinin sağlanması amacıyla alanda yol bırakılacağı, proje alanının çevresinin tel örgüyle çevrilerek, hayvanların ve alandaki hayvancılık faaliyetlerinin projeden zarar görmesine karşı önlem alınacağının ÇED raporunda taahhüt edildiği, projenin işletme aşamasında herhangi bir toz emisyonu oluşmasının beklenmediği, flora ve fauna ile ilgili çalışmaların bilimsel olduğu, projenin muhtemel çevresel etkileri ile önlemlere ÇED raporunda yer verildiği belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
2- Davalı yanında müdahil tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dava konusu kararın hukuka uygun olduğu ortaya konulduğu, dava konusu yardımcı kaynak GES proje alanında tarım alanının bulunmadığı, proje alanı ormanlık alanda bulunmayıp, alanın seçiminde mera bütünlüğünün en az seviyede bozulmasının hedeflendiği, proje alanı içerisinde hayvancılık yapılmadığı, flora ve fauna hususunda arazi çalışmaları yapılarak ekosistem değerlendirme raporunun hazırlandığı, dava konusu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin ve Üye Cafer Ergen ile Üye Mahmut Ballı'nın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin (i) bendi uyarınca Dairemizce keşif ve bilirkişi incelemesinin yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yolundaki usule ilişkin azlık oylarına karşın, Mahkemece maddi olay açıklığa kavuşturulmadığından, bu aşamada temyiz isteminin esasının görüşülemeyeceği sonucuna varılarak, gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Eskişehir İli, Tepebaşı İlçesi, Tilkilik Tepe, … Sırtı ve … Mevkiinde faaliyet halinde bulunan "…" üretim tesisine ait lisans sahası içerisinde 506.277 m2 (50,6 ha)’lik alanda 1 adet güneş enerjisi santrali (GES) ünitesi ilave edilmek suretiyle “Kartal RES (48,9 MWm/39 MWe) Üretim Tesisi İçin Yardımcı Kaynak Güneş Enerji Santrali (38,88 MWm/38,88 MWe-50,6 ha)" ilavesi projesinin yapılmasının planlanması üzerine hazırlanan ÇED raporu davalı idareye sunulmuştur.
Davalı idare tarafından ilgili kurumlardan alınan görüşler çerçevesinde ÇED raporu hakkında … tarih ve … sayılı "ÇED Olumlu" kararı verilmiştir.
Bunun üzerine, anılan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir.
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmış, 6. maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) (Değişik:RG-26/5/2017-30077) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." kuralına, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin Ek-III bölümünde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiş, Bölüm I: Projenin tanımı ve özellikleri; a) Proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, b) Projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri; Proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi (Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler, Projenin; a) Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, b) Sera gazı emisyon miktarının belirlenmesi ve emisyonların azaltılması için alınacak önlemler, c) Projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler, ç) İzleme Planı (inşaat dönemi), Bölüm IV: Halkın Katılımı; a) Projeden etkilenmesi muhtemel ilgili halkın belirlenmesi ve halkın görüşlerinin çevresel etki değerlendirmesi çalışmasına yansıtılması için önerilen yöntemler, b) Görüşlerine başvurulması öngörülen diğer taraflar, Notlar ve Kaynaklar; Ekler: Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası hazırlanmasında kullanılan bilgi ve belgeler ile raporda kullanılan tekniklerden rapor metninde sunulamayan belgeler, Proje için seçilen yerin koordinatları, Proje için belirlenen yer ve alternatiflerinin varsa; çevre düzeni, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, Proje ile ilgili olarak daha önceden ilgili kurumlardan alınmış belgeler şeklinde düzenlemeler yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
ÇED gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapılmaktadır. Dolayısıyla, ÇED sürecinde verilen kararların iptali istemiyle açılacak davalarda yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi için oluşturulacak heyetteki bilirkişilerin seçiminin de bu çerçevede değerlendirilmesi gerekmektedir. Öte yandan, projenin yapılacağı sahanın özelliğine göre, uzmanlık alanları değişiklik gösterebilmekte, çok sayıda bilim dalının alanına giren özellikleri bünyesinde barındırabilmekte, proje tanıtım dosyasında veya ÇED raporlarında onlarca uzmanın imzası bulunabilmektedir. Ancak, çevre mühendisliğinin bu konudaki ana uzmanlık dalı olduğu söylenebilir. Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğine göre çıkarılan Yeterlik Belgesi Tebliğinde, Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu ve Proje Tanıtım Dosyası hazırlayacak kurum/kuruluşlara yeterlik belgesi verilmesi için çevre mühendisi istihdamının zorunlu tutulması da bu sebepledir.
Bu açıklamalar ışığında, ÇED süreci sonunda verilecek kararların yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişiler arasında bir çevre mühendisinin bulunması, diğer bilirkişilerin ise projenin bulunduğu çevrenin özelliklerine göre ve proje tanıtım dosyası ve ÇED raporunu hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi gerekmektedir. Proje tanıtım dosyası veya ÇED raporunu hazırlayan uzmanlar ile birebir aynı sayıda ve aynı uzmanlık alanında olmasa dahi yargılama usulü kurallarının elverdiği ölçüde, usul ekonomisi de gözetilerek bir denge kurulması, seçilecek bilirkişilerin projenin bulunduğu alana ve projeye yapılan itirazlara göre değerlendirilmesi, bilirkişilerin zorunlu olan ana konu başlıkları bakımından yeterli uzmanlığa sahip olması, bilirkişi raporunun tarafları tatmin edici olması gerekmektedir. Belirtilen hususlar adil bir yargılama yapılması açısından da önem arz etmektedir.
Uyuşmazlıkta; Dairemizin E:2023/1857 sayılı dosyasında İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan bilirkişi heyetinde maden mühendisi olarak yer alan "Tunay Özbudak"ın, bakılmakta olan davada hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan bilirkişi heyetinde "çevresel etki değerlendirme - iş güvenliği uzmanı" olarak yer aldığı, söz konusu bilirkişi dışında bilirkişi heyetinde başkaca bir çevre mühendisine yer verilmediği anlaşılmıştır.
ÇED süreci sonunda verilecek kararların yargısal denetimi yapılırken, çevre mühendisliğinin bu konudaki ana uzmanlık dalı olduğu dikkate alındığında, seçilen bilirkişi heyetinde temel uzmanlık alanı çevre mühendisliği olan bir bilirkişiye yer verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, yeniden yapılacak yargılamada, dava konusu "Güneş Enerjisi Santrali (38,88 MWm/38,88 MWe-50,60 ha)" projesinin, faaliyette olan "Kartal RES (48,9 MWm/39 MWe) Üretim Tesisi" için yardımcı kaynak niteliğinde olduğu dikkate alındığında, her iki projenin kümülatif etkilerinin belirlenmesi ile bu konuda alınması gerekli önlemlere yer verilmesi bakımından ÇED raporunun yeterli olup olmadığının da ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, ÇED sürecinin mevzuata uygun işletilip işletilmediği, yürütülmesi istenilen faaliyetin, alanın niteliği, tarım alanları, su kaynakları, duyarlı yörelere etkisi, nihai ÇED raporunun yeterliliği ve raporda yer alan belirlemelerin çevreye ve ekolojik dengeye etkisinin tespiti amacıyla aralarında başta çevre mühendisi olmak üzere, (iddialar çerçevesinde) makine mühendisi, ziraat mühendisi, hidrojeoloji mühendisi ve biyolog bilirkişilerden (gerekirse başka dallarda da uzmanlar) seçilerek oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetiyle, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak hazırlanacak rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmekte olup, karara esas alınabilecek nitelikte ve yeterlilikte olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. Kullanılmayan …-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 06/06/2023 tarihinde usulde oyçokluğuyla, esasta oybirliğiyle karar verildi.