T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/2554
Karar No : 2023/5771
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR):
1-… Bakanlığı-ANKARA
VEKİLİ: …, Hukuk Müşaviri
2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
3- … Belediyesi Başkanlığı - …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Avcılar İlçesi, … Tesisler, … Sokak, … pafta, … parselde kain 337 metrekare yüzölçümlü boş arsa ile … numaralı parseldeki kagir binanın maliki olan davacının 28/06/2005 günlü, 2005/109 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile "Afete Maruz Bölge" ilan edilen ve Yerleşime Uygun Olmayan Alanda (Y.U.O.A.) kalan taşınmazlar nedeniyle idarelerin hizmet kusuru bulunduğu öne sürülerek, uğranıldığı öne sürülen 726.000,00-TL maddi ve 20.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 09.04.2014 günlü, E:2013/5207, K:2014/2848 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak, davacının 726.000,00-TL maddi tazminat istemi ile 10.000,00-TL manevi tazminat isteminin kabulü, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının, davalı idareler tarafından temyizi sonrasında, temyize konu kabule ilişkin kısmının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 19/04/2017 tarih ve E:2017/579, K:2017/2538 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak, davanın kabulü ile 868,650,00-TL (ıslah sonrası) maddi tazminat ile 10.000,00-TL manevi tazminat bedelinin, kusur oranları dikkate alınarak, dava tarihinden itibaren (ıslah edilen rakam için ıslah dilekçesinin tebliği tarihinden itibaren) işletilecek yasal faizi ile birlikte, davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesi yolundaki kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 11/11/2020 tarih ve E:2020/3569, K:2020/10746 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak, 868.650,00-TL maddi tazminat isteminin kabulü ile; %30 oranında kusurlu bulunan Çevre ve Şehircilik Bakanlığından 260.595,00-TL'sinin, %10 oranında kusurlu bulunan Avcılar Belediye Başkanlığından 86.865,00- TL'sinin, % 60 oranında kusurlu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından ise 521.190,00-TL'sinin, dava tarihi olan 29.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine; 20.000,00-TL manevi tazminat isteminin kabulüne, hükmedilen 20.000,00-TL manevi tazminatın; idarelerin kusurları oranında, 6.000,00-TL'sinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığından, 2.000,00-TL'sinin Avcılar Belediye Başkanlığından, 12.000,00-TL'sinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınarak dava tarihi olan 29.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
1-Avcılar Belediye Başkanlığı tarafından; … nolu parselin boş arsa olduğu, halen davacı adına kayıtlı olduğu, arsa değer kaybı adı altında rayiç değerinde üzerinde bir bedel hesaplanmasının hukuka aykırı olduğu, dava konusu heyelan nedeniyle herhangi bir kusur ve sorumluluklarının bulunmadığı, … parseldeki yapıya 05.02.1975 tarihinde ruhsat verildiği ancak ruhsata uygun inşa edilmediğinden iskan alınmadığı, manevi tazminat isteminin reddi gerektiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2-İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; zarardan sorumlu tutulamayacakları, kusurlarının bulunmadığı, işlem ve eylemlerle illiyet bağının bulunmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
3-Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından; dava konusu heyelan nedeniyle herhangi bir kusur ve sorumluluklarının bulunmadığı, husumetin kendilerine yöneltilemeyeceği, zarar ile idarenin iş ve eylemleri arasında illiyet bağı bulunmadığı belirtilerek, manevi tazminat isteminin reddi gerektiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, 29/10/2021 günlü, 31643 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi uyarınca, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığı "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği" şeklinde değiştirildiğinden, husumetin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yöneltilmesine karar verilerek, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava konusu taşınmazın bulunduğu Avcılar İlçesi için Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü ve bazı kamu kurumlarınca farklı tarihlerde yapılan araştırma ve tespitlerde, ilçe geneline yönelik; ''Marmara denizi kıyıları killi ve marnlı serilerle örtülü bulunduğundan heyelana müsaittir, bu kısımlar gerekli önlemler alınmadıkça iskan için sakıncalıdır'' görüşüne yer verildiği, 1971 yılında yapılan bu tespitte, evlerin fazla katlı olmaması, hafif malzemeden yapılması, derin kazılar yapılmaması, yüzey suyu drenajı yapılması, kıyıdan itibaren kademeli olması ve istinat duvarı yapılması gerektiğinin ifade edildiği, yine Bakanlıkça 1977 yılında Boğaziçi Üniversitesine hazırlattırılan raporda; yamaçları heyelanlı ve heyelana müsait olmaları nedeniyle ancak düşük eğimli ve potansiyel heyelan alanlarında zemine fazla yük vermemek ve kazıdan kaçınmak şartı ile tek katlı ve bahçeli evler yapılmasının mümkün olabileceğinin belirtildiği, İller Bankasınca hazırlanan 1981 tarihli rapora göre Avcıların turistik tesis alanı olarak, kamp alanı ve iki katlı yapı alanı olarak gösterildiği, davaya konu alanın, 1981 yılında İller Bankası tarafından hazırlanan ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığının onayladığı nazım imar planı ve 1982 tarihli Avcılar Belediye Başkanlığının hazırladığı uygulama imar planı ile yerleşime açıldığı ve zaman içerisinde çok katlı yerleşime izin verildiği, anılan planların hazırlandığı tarihlerde yürürlükte bulunan mülga 6785 sayılı İmar Kanununun 1605 sayılı Kanunla değişik 26. maddesiyle nüfus ve il veya ilçe merkezi olması ölçütlerine göre yol istikamet planları ile imar planlarını belediyelerin yaptırmaları mecburiyeti getirildiği ve 29. maddesiyle imar ve yol istikamet planlarının İmar ve İskan Bakanlığının tasdikiyle kesinleşeceği ve yürürlüğe gireceğinin hüküm altına alındığı, Bakanlığın onay yetkisi planların hukuki varlık şartlarından olduğundan, bu planlara ilişkin çok katlı yerleşime izin veren ilçe belediyesinin yanında Bakanlığın ve Mülga 3030 sayılı Kanundan kaynaklanan denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen, imar yükümlülüklerini ilçe belediyesi ile birlikte kullanan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının hizmet kusurlarının bulunduğu, Mülga 180 sayılı Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 9. maddesinin g bendinde de, afetle ilgili daimi iskan yerleşmelerinde imar planlarını ve alt yapı tesisleri planlarını ve bunlara ait etüd, harita, proje ve keşifleri yapmak veya yaptırmak, re'sen onaylamak veya onaylanmasını sağlamak, inşaat işlerini yapmak veya yaptırmak konularında Bakanlık Yapı İşleri Genel Müdürlüğünün yetkili olduğunun hükme bağlandığı, 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından yürütülen görevlerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığına geçtiği, Avcılar İlçesi, … Mevkii, … pafta, … parsel sayılı boş arsa ile … parsel sayılı taşınmazdaki yapının 28.06.2005 gün ve 2005/109 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile "Afete Maruz Bölge" ilan edilen alanda kalması ve yıkılması nedeniyle uğranıldığı öne sürülen 726.000,00-TL (ıslah sonrası 868.650,00-TL) maddi, 20.000,00-TL manevi zararın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin 1. fıkrasında idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiş, son fıkrasında ise, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; yargılamanın önceki aşamalarında Dairemizin 11.11.2020 tarih ve E:2020/3569, K:2020/10746 sayılı kararında, davaya konu … sayılı parselde bulunan yapının, 05.02.1975 tarih ve … nolu yapı ruhsatı olmakla birlikte, yapıda ruhsata aykırılıklar bulunması sebebi ile yapı kullanma izin belgesi verilmediğine dair davalı beyanları da dikkate alınarak, davaya konu yapıya, 2981 sayılı yasa kapsamında yada ilgili idarece verilmiş yapı kullanma izin belgesi olup olmadığı, yapı kullanma izin belgesi yoksa yapı hakkında yapı ruhsatına ve eki mimari projesine aykırılık bulunduğuna dair tespit ve yıkıma dair Encümen Kararı bulunup bulunmadığı hususları ilgili Belediyeden araştırılarak gelecek cevaba göre; davacının, arsa sahibinin ve yapı müteahhidi ile yapıya ilişkin projeler nedeniyle fenni mesuliyet üstlenen kişilerin taşıdığı hukuki sorumluluklar dikkate alınarak kusurları olup olmadığı hususlarının da irdelenmesi suretiyle davalı idarelerin tazminat istemine konu zararın oluşmasındaki kusurlarının belirlenerek, tazminat miktarının kusur oranları nispetinde ayrı ayrı yükletilmesi gerekirken, belirtilen araştırma yapılmaksızın, yapı iskanlı kabul edilerek, hesaplanan maddi zararlar ile takdir edilen manevi zararın tazmini yükümlülüğünün davalı idarelere yüklenerek hüküm kurulmasında hukuki isabet görülmediği gerekçesi ile Mahkeme kararının bozulduğu, sonrasında Mahkeme tarafından bozmaya uyularak, belirtilen hususların Avcılar Belediye Başkanlığı'ndan 17.03.2022 tarihli ara kararı ile sorulduğu, 14.04.2022 tarihli ara karara verilen cevap yazısında dava konusu parselin arşivlerinde imar işlem dosyasının bulunmadığı, parselde tamamen kaçak ve imara aykırı yapılaşma olduğunun belirtildiği, bunun üzerine temyize konu kararda Mahkeme tarafından yapılan değerlendirmede, ''...Uyuşmazlık konusu taşınmazlardan … pafta, … sayılı parsele yapının … tarih ve … cilt ve sayfa numarası ile yapı ruhsatının düzenlendiği, yapı kullanma izin belgesinin bulunmadığının davalı Avcılar Belediye Başkanlığının savunmasında belirtildiği, diğer parsel olan … sayılı taşınmazın boş ve bahçe olarak kullanıldığı, parsellerin Afete Maruz Bölge ilan edilen ve Yerleşime Uygun Olmayan Alanda kaldığı görülmektedir. Öte yandan, Mahkememizin E:… sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda özetle; '' İstanbul ili, Avcılar ilçesi, … Tesisler, … Sokak, … pafta, … parselde kain 337 metrekare yüzölçümlü boş arsa ile … numaralı parseldeki kagir binanın ve parselin, Bakanlar Kurulu'nun 28.06.2005 tarih, 2005/9109 sayılı kararı ile "Afete Maruz Bölge" içinde yer aldığı, … numaralı parselde bulunan gayrimenkul 337 m2 yüzölçümüne sahip arsa olduğu, … numaralı parselde bulunan 288 m2 bahçeli kagir ev olarak tapu kaydında Nedret Uçar adına tescilli olduğu, yapının iskan belgesinin bulunduğu, mesken olarak kullanıldığı anlaşılan yapının tapu kaydında m2 bilgisinin bulunmadığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin … D. İş sayılı dosyasında yapılmış olan değerleme çalışmasında 350 m2 olduğunun belirlendiği, çevresel koşulları, etkenler ve veriler ile emsal taşınmaz değerleri birlikte değerlendirilerek dava konusu yapının, dava tarihi (29/12/2011) itibariyle iki parselde bulunan gayrimenkullerin arsa değer kaybı dahil oluşan maddi zararının toplam; 868,650,00 TL olduğu,'' şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. ... Uyuşmazlıkta, davacıya ait taşınmazın, tapu kaydında, bahçeli kagir ev olarak tescil edildiği, buradan yapının iskan belgesinin bulunduğunun anlaşıldığı, ...'' gerekçelerine yer verildiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta; her ne kadar davaya konu taşınmazın tapu kaydında kargir ev niteliği bulunduğundan bahisle yapının iskan ruhsatı olduğu Mahkeme tarafından kabul edilmiş ise de, bu husus tek başına yapının iskan ruhsatlı olduğu kanaati için yeterli olmadığından, yetkili idareler ve ilgili tapu dairesi nezdinde, yapının iskan ruhsatlı olup olmadığı, yapı için 2981 sayılı Yasa kapsamında imar affı başvurusu yapılıp yapılmadığı, bu konuda yapı için verilmiş bir karar olup olmadığının tespiti için gerekli yazışmalar yapılarak, gelecek cevapların incelenmesinden sonra yapının yapı kullanma izni olup olmadığı belirlenerek karar verilmesi gerekirken, bu konuda sadece Avcılar Belediye Başkanlığı ile yazışma yapıldığı, cevaben imar işlem dosyasının arşivlerde olmadığının belirtildiği, Mahkeme tarafından yapının tapu kaydında bulunan kargir ev niteliği sebebiyle yapının iskanlı olduğu kanaatine varıldığı halde, bu hususta ilgili tapu dairesi ile yazışma yapılmadığı, yapıya ilişkin tapu dairesinde iskan durumuna ilişkin hususu netleştirebilecek bilgi belge olup olmadığının sorgulanmadığı anlaşıldığından, gerekli araştırmalar yapılmaksızın eksik inceleme ile verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
Ayrıca, Dairemiz içtihatları çerçevesinde, davaya konu yapının iskan ruhsatı olması ya da 2981 sayılı Yasa kapsamında imar affından yararlanmış bir yapı olması durumunda, tazminat bedelinin yapıya ilişkin kısmının, yeniden yapım maliyetinin hesaplanması ile belirleneceği, aksi durumda ise sadece enkaz bedelinin tazminat hesabında dikkate alınması gerektiği açıktır.
Diğer yandan; manevi tazminat istemi yönünden dosyanın önceki aşamaları incelendiğinde, 10.000,00-TL manevi tazminat isteminin kabulüne, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddine dair ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kabule ilişkin kısmının sadece davalı idareler tarafından temyiz edilmesi üzerine, kararın temyiz edilen kabule ilişkin kısmının Dairemizin 19/04/2017 tarih ve E:2017/579, K:2017/2538 sayılı kararı ile bozulduğu, temyize konu edilmeyen kısımların ise daha önce kesinleşmiş olduğu göz önüne alındığında, manevi tazminat istemi yönünden fazlaya ilişkin ret kısmı kesinleşmiş olduğundan, temyize konu kararda kesinleşen kısmı aşacak şekilde manevi tazminat isteminin 20.000,00-TL üzerinden tamamen kabulüne ilişkin kararda bu yönden de hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan; yine maddi tazminat istemi yönünden de dosyanın önceki aşamaları değerlendirildiğinde ise, davacının 726.000,00-TL maddi tazminat isteminin kabulüne dair ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının sadece davalı idareler tarafından temyiz edilmesi üzerine, kararın temyiz edilen kısmının Dairemizin 19/04/2017 tarih ve E:2017/579, K:2017/2538 sayılı kararı ile bozulduğu anlaşıldığından, Mahkemenin, bozma kararına uymak veya ilk kararında ısrar etmek olanağının bulunduğu, bozma kararına uyan Mahkemenin de ancak bozmada gösterilen esaslara uygun olarak işlem yapmak ve hüküm vermek mecburiyetinde olduğu; Mahkemece, bozma kararına uyularak karar verilmesi halinde, taraflardan birisi lehine ve diğeri aleyhine olmak üzere, kesinleşen kısımları da aşacak şekilde karar verilemeyeceği açık olduğundan, bozmaya uyulması durumunda, yeniden yapılacak yargılama sırasında, maddi tazminat bedeli belirlenirken, bu hususun da dikkate alınması gerektiği tabiidir.
Bozmaya uyulması durumunda yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususunda, (yargılamanın önceki aşamaları da dikkate alınarak tahsilde tekerrüre sebebiyet verilmeyecek şekilde) yeniden karar verilmesi gerektiği de açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalıların temyiz istemlerinin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 08/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.