T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/2574
Karar No : 2023/4316
DAVACI : …Derneği
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- … Bakanlığı / ANKARA
2- … Başkanlığı / ANKARA
DAVANIN_ÖZETİ : Davacı tarafından, "alerjen spesifik immünoterapi" ilaçlarının reçetesiz temin edilmesine imkan veren Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu kararlarının iptali istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; Kanun'un 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde otuz gün içinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği, 15. maddesinin 5. fıkrasında ise, 15. maddenin 1. fıkranın (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği kurala bağlanmıştır.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından ilk olarak Ankara 8. İdare Mahkemesinin E:2022/1959 sayılı esasına kayden açılan davada Danıştay'ın görevli olduğu gerekçesiyle verilen davanın görev yönünden reddi kararı üzerine Danıştay'a gönderilen dava dosyasının Dairemizce incelenmesi neticesinde, Dairemizin 13/12/2022 tarih ve E:2022/6569, K:2022/5984 sayılı dilekçenin reddine ilişkin kararında; davacı Dernek tarafından, 20/02/2022 tarihli dilekçe ile "alerjen spesifik immünoterapi" ilaçlarının reçetesiz satılmasının sağlık açısından çok ciddi sakıncaları bulunduğundan bahisle alerjen spesifik immünoterapinin sadece "immünoloji ve alerji hastalıkları" yan dal uzmanlarınca rapor ve reçete edilerek alınabilmesine yönelik gerekli düzenlemenin yapılması istemiyle başvuruda bulunulduğu, anılan başvurunun yasal süresi içerisinde cevap verilmemek suretiyle reddedildiği, bunun üzerine "alerjen spesifik immünoterapi" ilaçlarının reçetesiz satışına izin veren Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin iptalinin istenildiği, iptali istenilen Sağlık Uygulama Tebliği'nde pek çok konuda düzenlemeye yer verildiği, davacı tarafından ise söz konusu ilaçların reçetesiz satılmasına imkan veren düzenlemenin Sağlık Uygulama Tebliği'nin hangi kısmından kaynaklandığının dilekçede açıkça belirtilmediği, iptal davasına konu edilen ve "alerjen spesifik immünoterapi" ilaçlarının reçetesiz satılmasına imkan veren durumun Sağlık Uygulama Tebliği'nin hangi kısımlarından kaynaklandığı açıkça gösterilerek, iptali istenen kısımlar yönünden tek tek, tamamının iptali isteniyorsa tamamı yönünden hukuka aykırılık sebeplerinin ortaya konulması gerektiği hususuna vurgu yapılmış, öte yandan 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca, ilaçların tabip reçetesiyle veya reçeteye lüzum olmadan serbestçe satılmasına karar verecek merciin Sağlık Bakanlığı olduğu hususuna da yer verilerek yenilenecek olan dava dilekçesinde dava konusu edilmek istenen düzenleyici işlemin açıkça ortaya konulması açısından bu hususun da gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Dairemiz kararı üzerine yenilenen dava dilekçenin incelenmesi neticesinde, dilekçenin "konu" ve "sonuç ve istem" kısımlarında; "alerjen spesifik immünoterapi" ilaçlarının reçetesiz temin edilmesine imkan veren Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu kararlarının iptalinin istenildiği, açıklamalar kısmında ise, "alerjen spesifik immünoterapi" ilaçlarının reçetesiz temin edilmesine imkan veren düzenlemenin Sağlık Uygulama Tebliği'nin 4.2.3 maddesi olduğunun belirtildiği görülmekle birlikte; konu / sonuç ve istem ile açıklamalar kısmının uyuşmaması nedeniyle iptali istenilen dava konusu işlem/ler tam olarak anlaşılamamış; ayrıca dilekçede iptali istenen Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu kararlarının tarih ve sayısı da belirtilmek suretiyle tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıklanmamıştır.
Bu haliyle, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun biçimde düzenlenmediği sonucuna varılmaktadır.
Öncelikle, somut olayda üzerinde durulması gereken husus, 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasında düzenlenen 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği kuralına istinaden dilekçenin reddedilmesi akabinde davanın reddine karar verilebilmesi için yenileme dilekçesinde yapılan yanlışlıkların, bir önceki dilekçede yapılan yanlışlıkların aynısı olup olmadığıdır.
Yenilenen dava dilekçesi incelendiğinde, davacı tarafından verilen yenileme dilekçesinin ilk dilekçe ile birebir aynı olmadığı, aynı yanlışlıkların tekrarlanmadığı, dilekçe ret kararına esas alınan dilekçe ile bu karar üzerine verilen yenileme dilekçesinde yapılan hataların birbirinden farklı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, "alerjen spesifik immünoterapi" ilaçlarının reçetesiz temin edilmesine imkan veren Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu kararlarının mı, yoksa Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin 4.2.3 maddesinin mi iptalinin istenildiğinin ortaya konulması gerekmekte olup; yenilenecek dava dilekçesinde Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu kararlarının iptali istemine yer verilmesi halinde dava konusu edilmek istenen Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu kararlarının tarih ve sayısı ile tebliğ tarihinin belirtilmesi, menfaatinin ne şekilde etkilendiğinin açıklanması ve davanın belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir dilekçeyle açılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına, davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 06/07/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.