T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/2576
Karar No : 2023/2484
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Derneği
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı dernek tarafından; 2020-2021 Av Yılı Av Turizmi Uygulama Talimatına göre Bartın'da belirlenen toplam 10 adet karaca kotasının kura ile hâlen avlattırılmasına dair Tarım ve Orman Bakanlığı 10. Bölge Müdürlüğü Bartın Şube Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; iptali istenen işlemin ihale işlemleri kapsamında tesis edilmiş bir işlem olduğu ve uyuşmazlığın çözümünün ivedi yargılama usulüne tâbi olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun görev yönünden reddine, dava dosyasının Danıştay'a gönderilmesine karar verilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Dosyanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi, 1. fıkrası uyarınca görevli ve yetkili olan Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava; davacı dernek tarafından, 2020-2021 Av Yılı Av Turizmi Uygulama Talimatına göre Bartın'da belirlenen toplam 10 adet karaca kotasının kura ile hâlen avlattırılmasına dair Tarım ve Orman Bakanlığı 10. Bölge Müdürlüğü Bartın Şube Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
… İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla istinaf kanun yolu açık olmak üzere davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu neticesinde … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; iptali istenen işlemin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi, 1.fıkrası, (a) bendinde belirtilen ihale işlemleri kapsamında tesis edilmiş bir işlem olduğu ve iş bu davanın ivedi yargılama usulüne tabi olduğu, dolayısıyla istinaf yoluyla Bölge İdare Mahkemesi'nce incelenemeyeceği, temyiz incelemesinin ise Danıştay tarafından yapılması gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun görev yönünden reddiyle dava dosyasının Danıştay'a gönderilmesine karar verilmiştir.
Sonrasında dosyanın gönderildiği Danıştay Onüçüncü Dairesi tarafından verilen 30/03/2023 tarih ve E:2022/3057, K:2023/1544 sayılı kararla; dava konusu edilen işlemin ihale işlemi olarak kabul edilemeyeceği, bu itibarla, diğer dava dairelerinin görevi dışında kalan uyuşmazlıklara ilişkin davaların ve temyiz başvurularının çözümlenmesi Danıştay Onuncu Dairesi'nin görevinde bulunduğundan, davanın çözümünün Danıştay Başkanlık Kurulu kararı uyarınca Danıştay Onuncu Dairesi'nin görevinde olduğu gerekçesiyle dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’la değişik 45. maddesi, 1. fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dâhi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; son fıkrasında, ivedi yargılama usulüne tâbi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamayacağı kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesi, 1. fıkrası, (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda söz konusu yargılama usulünün uygulanacağı; 2. fıkrası, (g) bendinde, verilen nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği kuralı yer almıştır.
Aktarılan düzenlemelere göre ivedi yargılama usulüne tâbi olan uyuşmazlıklarla ilgili olarak ilk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulabileceği, bunlar dışında kalan uyuşmazlıklarla ilgili olarak verilen kararlara karşı kural olarak istinaf kanun yoluna başvurulabileceği açıktır.
Bu noktada mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna mı, yoksa temyiz kanun yoluna mı başvurulabileceğinin belirlenmesi için öncelikle uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tâbi olup olmadığının tespiti zorunludur. 2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesi, birinci fıkrası, (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı kurala bağlandığından, ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklardan ne anlaşılması gerektiğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
İhale işlemlerine ilişkin idarî usulü düzenleyen temel kanunlardan olan 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 4. maddesinde, ihalenin, "Bu Kanun'da yazılı usul ve şartlarla işin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve yetkili mercilerin onayı ile tamamlanan sözleşmeden önceki işlemleri"; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 4. maddesinde ise, "Bu Kanun'da yazılı usul ve şartlarla mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve ihale yetkilisinin onayını müteakip sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan işlemleri" ifade ettiği belirtilmiş olup, bu kanunî tanımlamalar ve istikrar kazanan içtihatlar dikkate alınarak ihale ilanı ile başlayıp sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan süreçte idarece tesis edilen işlemlerin ivedi yargılama usulüne tâbi ihale işlemleri olduğunun kabulü gerekir.
6545 sayılı Kanun'un 18. maddesinin gerekçesinde, "İdarî yargıda davaların tümü aynı usul takip edilmek suretiyle sonuçlandırılmaktadır. Ancak idarî davaların bazıları, niteliği itibarıyla diğerlerinden farklıdır. Bu tür davaların geciktirilmeksizin karara bağlanması gerekmektedir. Bu bakımdan, gecikerek karar verilmesinde hem idare hem de davacılar bakımından katlanılması zor ya da imkânsız sonuçlar doğuracak sınırlı sayıdaki dava türünün, diğerlerine göre daha ivedi bir şekilde sonuçlandırılması gerekmektedir. Yargısal sürecin, süratle sonuçlandırılması özel önem taşıyan ihale, özelleştirme, acele kamulaştırma uyuşmazlıklarından kaynaklanan bazı davaların ivedilikle sonuçlandırılmaması hâlinde, hukukî belirsizlik doğmasına neden olunmaktadır. Madde ile Avrupa örneklerinde olduğu gibi idarî yargılamaya ivedi yargılama usulü kurumu kazandırılmaktadır." açıklamalarına yer verilmiştir. Kanun'un gerekçesinde de ifade edildiği üzere, sınırlı sayıdaki dava türü ivedi yargılama usulüne tâbidir. Nitekim gerekçede ihaleyle bağlantılı tüm işlemlerin değil, yargısal sürecin süratle sonuçlandırılması özel önem taşıyan ihale uyuşmazlıklarının bu yargılama usulüne tâbi kılındığı vurgulanmıştır.
Bu kapsamda yapılan değerledirmede; 2020-2021 Av Yılı Av Turizmi Uygulama Talimatı ile Bartın'da Drahna Devlet Avlağı'nda 2, Keçideresi Devlet Avlağı'nda 1, Kozcağız Devlet Avlağı'nda 1, Ulus Devlet Avlağı'nda 2, Ulus Sökü Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'nda 4 adet olmak üzere toplam 10 adet karaca kotası belirlendiği, Ulus Sökü Yaban Hayatı Geliştirme Sahası için belirlenen 4 adet karaca kotası (2'si yerli avcı, 2'si acente kotası) için yapılan başvurulara istinaden 25/06/2020 tarihinde kura çekildiği ve kura sonuçlarına göre karaca kota tahsislerinin yapıldığı; adına karaca kota tahsisi yapılan gerçek kişilerin, karaca av organizasyonu yapabilmeleri için, anılan Talimat ile karaca için tespit edilen avlanma izin ücretinin tamamı ile avlama ücretinin yarısını (%18 KDV dâhil); adına tahsis yapılan acentenin ise, acente aracılığıyla yerli/yabancı kotayla karaca av organizasyonu yapabilmesi için söz konusu ücretlerin tamamını (%18 KDV dâhil) yatırmasının istenildiği; söz konusu işlemlerin ihale işlemi olarak kabul edilemeyeceği, nitekim Danıştay Onüçüncü Dairesi tarafından da bu gerekçeyle dava dosyasının Dairemize gönderilmesine karar verildiği dikkate alındığında; öncelikle sonuçlandırılması özel önem taşıyan bir uyuşmazlık olarak nitelendirilmesine imkân bulunmayan dava konusu uyuşmazlığın ivedi yargılama usûlü kapsamında yer almadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, uyuşmazlık ivedi yargılama usûlü kapsamında bulunmadığından, ilk derece Mahkemesince verilen karara karşı yapılan kanun yolu başvurusunun Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nce karara bağlanması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın istinaf incelemesinde görevli ve yetkili … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 16/05/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.