T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2581
Karar No : 2023/3062
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bayburt ili, Aydıntepe ilçesi, ... Köyünde hayvancılıkla uğraşan davacı tarafından, Bayburt Valiliği tarafından kabul edilen 2021/1 sayılı Mera, Yaylak ve Kışlakların Kullanım Esaslarının 8, 9 ve 10.maddelerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; Dava konusu esasların 8. maddesi yönünden, Mera Yönetmeliğinde belirlenen 1/10 küçükbaş/büyükbaş oranının, aynı zamanda meraların otlatma kapasitelerinin belirlenmesi, hayvanlara yeterlilik durumlarının hesaplanması ve tahsis amacının değiştirilmesi gibi hususlarda göz önünde bulundurulması gereken bir tutar olduğu, Mera Kanunu 26. maddesinin bu bedelin hesaplanmasında göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilen "bölgenin ekonomik durumu, otlatma kapasitesi ve otlatma süresi"nin, Bayburt ili benzer coğrafi özelliklere sahip diğer illerde (Erzurum, Erzincan, Gümüşhane) değerlendirilmesinde ortaya çıkan 1/10 ve 1/5 arasındaki oranlara yakın bir oranda belirlenmesi gerektiği, Bayburt ilinde diğer illere göre küçükbaş hayvan için belirlenen otlatma bedeli fahiş düzeyde olmamasına rağmen; büyükbaş/küçükbaş otlatma bedeli oranının diğer illerdeki emsallerine oranla makul olmaktan uzak olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, Dava konusu esasların 9. maddesi yönünden, meralarda otlatma hakkı bulunan çiftçi ailelerinin dışarıdan hayvan satın almaları durumunda buna ilişkin resmi belgeler (banka dekontu, noter satış belgesi vs.), birincil ikametgâh belgesi ve veteriner sağlık raporunun ibrazı zorunluğunun, bilhassa bu yörelerde sıkça rastlanan muvazaalı biçimde yapılan alış/satış işlemleri ile meralarda otlatma hakkının üzerinde hayvan otlatılması suretiyle bölge dışından getirilen hayvanların yöre insanlarının hakkı olan meradan faydalanma hakkının bu surette suistimali, sıkça karşılaşılan bir durum olduğu ve bölge halkında huzursuzluk ve çatışmalara sebebiyet verdiği, bu itibarla bu kapsamda getirilecek ek yükümlülüklerin bu tarz hadiselerin önüne geçilmesini sağlayacağı, işbu maddede istenen belgelerin usulüne uygun olarak yapılan alım ve satımlarda zaten olması gereken belgeler mahiyetinde olduğu ve bunların ibrazı haricinde ek bir yükümlülük getirmediği, bu maddedeki "ilave getirdikleri her hayvan başına" ibaresinin, Kanunda yer alan "fazla her hayvan sayısı" ibaresinden farklı bir manaya gelmediği ve her iki ibarenin de anlatılmak istenen durumun sarih bir biçimde belirtilmesini sağladığı bu nedenle, Mera Kanunu 26. madde kapsamında ek yükümlülükler getiren bu maddenin hukuka aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, Dava konusu esasların 10. maddesi yönünden, İşgal edilen mera vasıflı taşınmazlarda, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 26. maddesi kapsamında mera alanlarında hakkı olmadığı halde kapasite üstünde hayvan otlatan kişilerden otlatılan her bir hayvan için hesaplanacak şekilde alınacak olan ot bedeli olduğunun belirtildiği, dolayısı ile bu tutarın ecrimisil ihbarnamesi düzenlenmesi yoluyla tahsili cihetine gidilmesinin mümkün bulunmadığı, işgale konu merada meydana gelen ve idarece tespit edilecek zarar kapsamında hesaplanan ot bedelinin 4342 sayılı Mera Kanunu uyarınca genel hükümlere göre tahsili yoluna gidilebileceği açık olduğundan; bu maddenin bu itibarla hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinafa konu Mahkeme kararının, dava konusu işlemin 8. ve 9. Maddeleri yönünden istinaf başvurusunun reddine, dava konusu işlemin 10. maddesine yönelik istinaf isteminin ise, Mera Kanunu'ndan farklı bir hesaplama yöntemi getirdiği, hukuk düzeninin bir hiyerarşik normlar sistemi olduğu, dolayısıyla; bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmadığı, idarelerin yönetmelik ve daha alt düzenleyici işlemler ile düzenleme yetkisi olmakla birlikte bu yetkinin üst normlarla getirilen hükümleri kısıtlayacak ya da genişletecek bir şekilde kullanılamayacağı açık olup; Mera Kanunu'ndan farklı bir hesaplama yöntemi getiren dava konusu işlemin 10'uncu maddesinde bu yönüyle de hukuka uygunluk görülmediği gerekçesi eklenmek suretiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bölge İdare Mahkemesinin dava konusu işlemin 8. ve 10. maddeleri yönünden verilen iptal kararına ilişkin istinaf istemi ret kararının hukuka aykırı olduğu, Mera Yönetmeliğinde ceza oranlarına ilişkin bir kıstas bulunmadığı, otlatma bedelinin tahsilinin Mera Kanunu 26. maddesinde belirtildiği üzere 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil olunduğu, Valilik emrinde Mera Kanunu'na aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir...3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir...6) Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir" hükmüne aynı maddenin (h) bendinde "Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar."ın Danıştay'da temyiz edilebileceğinin düzenlendiği; "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, 6. fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Uyuşmazlıkta; Bayburt ili, Aydıntepe ilçesi, ... Köyünde hayvancılıkla uğraşan davacı tarafından, Bayburt Valiliği tarafından kabul edilen 2021/1 sayılı Mera, Yaylak ve Kışlakların Kullanım Esaslarının 8, 9 ve 10. maddelerinin iptali istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendi kapsamında tahdidi olarak sayılan konular arasında yer almadığı ve istinaf aşamasının sonuçlanmasıyla kesinleşeceği açıktır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın, Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
3- Posta gideri avansından varsa artan tutarın taraflara iadesine kesin olarak, 13/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.