Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/2710 E. , 2023/3529 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2710
Karar No : 2023/3529
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ev Gereçleri Ticaret ve Pazarlama Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı "fan motorları" ticari isimli eşyaya ilişkin, ek katma değer vergisi tahakkuku üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararına uymak suretiyle dosyanın ve ... Vergi Mahkemesinin E:... sayılı ek tahakkuka ilişkin dosyasının birlikte incelenmesinden, davacı adına 2006 yılında tescil edilen beyanname muhteviyatı eşya nedeniyle ek olarak tahakkuk ettirilen vergilere ilişkin tebligatın, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra 21/06/2011 tarihinde yapıldığı, davacı şirket yetkilisi hakkında .... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan ceza davasının beraatle sonuçlandığı ve bu kararın ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği dolayısıyla ceza zamanaşımı uygulanmasını gerektiren bir mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, 3 yıllık süre içerisinde tebliğ edilmeyen ek tahakkukların zaman aşımına uğradığı anlaşıldığından, dayanaksız kalan dava konusu para cezasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ceza davasında verilen beraat hükmünün vergi davasını etkilemeyeceği, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/09/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 197/2.maddesinde; yapılan denetlemeler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan alındığı belirlenen veya birinci fıkrada belirtilen şekilde tebliğ edilemeyen gümrük vergilerine ilişkin tebligatın, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içinde yapılacağı, şu kadar ki, gümrük yükümlülüğünün doğduğu olayla ilgili olarak dava açılmasının zamanaşımını durduracağı" 4. fıkrasında da, "gümrük vergileri alacakları, ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması ve zamanaşımı daha uzun bulunan bu fiil nedeniyle ceza davası açılmış olmak kaydıyla, bu alacakların Türk Ceza Kanunundaki dava ve ceza zamanaşımı süreleri içerisinde kovuşturulup tahsil edileceği" belirtilerek, gümrük yükümlülüğüne ilişkin olayın yargıya intikali halinde, tahakkuk zamanaşımı süresinin uzayacağı dolayısıyla, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren 3 yıldan daha fazla süre geçmiş olmasının, vergilerin tahakkukuna engel teşkil etmeyeceği, davanın neticelenmesini müteakip kaldığı yerden itibaren yeniden tahakkuk zamanaşımı süresinin işlemeye başlayacağı açıklamasına yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı beyanname muhteviyatı eşyayla ilgili dava konusu ceza kararına dayanak teşkil eden ek tahakkuk işleminin iptali istemiyle açılan .... Vergi Mahkemesinin E:... sayılı davada, ek tahakkuk kararına dair tebligatın, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra 21/06/2011 tarihinde yapılmış olmakla birlikte; davacı şirket yetkilisi hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... esasında kayıtlı dosyasında açılan ceza davasında verilen beraat kararının ...Ceza Dairesinin ... gün ve E:.., K:... sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, dolayısıyla, olayda ceza zamanaşımı uygulamasını gerektiren bir "mahkumiyet" durumunun bulunmadığı belirtilerek, 3 yıllık süre içerisinde yükümlüsüne tebliğ edilmeyen ek tahakkukların zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle iptal kararı verildiği, bu sebeple dayanaksız kalan dava konusu para cezasının iptali yolundaki Mahkeme kararının davalı idarece temyizen bozulmasının istendiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3.maddesinde, "vergi kanunlarının lafzı ve ruhu ile hüküm ifade edeceği, lafzın açık olmadığı hallerde, vergi kanunlarının hükümlerinin konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı göz önünde tutularak uygulanacağı", hükme bağlanmıştır. Buna göre, ancak ihtilafa uygulanan bir kanun hükmünün lafzının açık olmadığı durumlarda, kanun metnine, o metinde geçen her bir kelimenin, cümlenin, cümle içindeki kelimeler arasında ve sonunda konulan dil bilgisi işaretlerine bakılarak, ilgili kanun maddesinin ne anlatmak istediğinin ortaya konulmasını gerektirir bir durumun varlığında, metnin yoruma tabi tutulması gerekecektir.
Oysaki olayda, ihtilafa uygulanan kanun metninde yoruma muhtaç bir durumun varlığı ortaya konulmaksızın, Gümrük Kanunu'nun 197/4.maddesinde geçen "...ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması" ifadesinden, gümrük vergilerine ilişkin 3 (üç) yıllık zamanaşımının, dava açılmasıyla duracağı yolundaki 197/2.maddesi hükmünün geçerliliği, açılan dava sonrası hakkında dava açılanın o davada "mahkum" olmasının gerektiği yorumuna bağlanmasının; lafzi yorum yöntemine aykırı olduğu, madde metninin diğer ilgili maddeler ile birlikte değerlendirilmesinden de, "... zamanaşımının durması için dava açılmasının" yeterli olacağının anlaşıldığı, üstelik, konu hakkında Anayasa Mahkemesinin 28/9/2017 gün ve E:2016/198, K:2017/144 sayılı kararıyla Gümrük Kanununun 197/4.maddesinde geçen "…ceza davası açılmış olmak kaydıyla…" ifadesinin "Kanunun 197. maddesi ile 181. maddesinde yer alan düzenlemelerin bir bütün olarak ele alınması ve sistematik şekilde yorumlanması durumunda belirsizlik" içermediğine, Anayasanın 2. maddesinde yazılı olan ‘"belirlilik" ilkesine aykırı olmadığına vurgu yapılarak, maddenin yorum gerektirmeyecek şekilde açık olduğu da teyit edilmişken, davacı hakkında ek olarak tahakkuk ettirilen dampinge karşı vergi ile bu verginin matraha ilavesi sonrası tahakkuk ettirilen özel tüketim ve katma değer vergilerinin zaman aşımına uğradığından söz edilemeyeceğinden, bu husus gerekçe gösterilerek verilen dava konusu işlemin iptaline ilişkin kararın bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.