T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2748
Karar No : 2023/3072
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... , Temyiz No:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... 'ün Baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair ... Barosu Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının uygun bulunduğuna ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca verilen ... tarih ve ... sayılı kararın bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin Adalet Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, ... hakkında (FETÖ/PDY) silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı esasına kayden açılan ceza davasının derdest olduğu, henüz bir karar verilmediği, adı geçen hakkında her ne kadar 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a maddesinde sayılan suçlara ilişkin derdest bir ceza kovuşturması mevcut ise de; hakkında verilmiş herhangi bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, mevzuat hükümleri uyarınca ilgili kişi hakkında devam eden kovuşturma sürecinde ilgilinin baroya yazılıp yazılmaması konusunda baroların ve Türkiye Barolar Birliği'nin takdir hakkı olduğu, bahsi geçen kişi hakkında ilk derece mahkemesinde yapılan yargılamanın bir yıldan fazla süredir devam ettiği, kovuşturma süresince baro levhasına yazılma talebinin reddi halinde çalışma hakkının engelleneceği, davalı idarece takdir yetkisinin hukuka aykırı kullanıldığına ilişkin herhangi bir delilin de bulunmadığı, baro levhasına yazılma talebinde bulunan ... 'ün levhaya yazılmak için gerekli diğer koşulları sağlaması halinde talebinin kabulü gerektiği sonucuna varıldığından, önceki kararda ısrar edilmesine ve ...'ün baro levhasına yazılma talebinin kabul edilmesine ilişkin dava konusu Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:.. sayılı kararıyla; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının incelenmesinden, ... 'ün hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olma suçundan dolayı ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... esasına kayden açılan davanın derdest olduğu, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 5. maddenin 3. fıkrasında, adayın 5/1-a maddesinde yazılı cezalardan birini gerektiren suçlardan kamu davası açılmış olması halinde avukatlığa alınma isteği hakkında kararın bu kovuşturma sonuna kadar bekletilmesine karar verilebileceği hükme bağlanmış olmasına karşın, kovuşturmanın kapsamı ile ilgili açık bir düzenlemeye yer verilmediği ve bu konuda idareye takdir yetkisi tanındığı, bu yetkinin kullanımının kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, avukatlığa engel hallerin belirtildiği 1136 sayılı Kanun'un 5. maddesinde, (a) bendi kapsamında bulunan suçların kesinleşmiş mahkumiyet kararı olarak anlaşılmasının 'Masumiyet Karinesinin Korunması' ilkesinin bir gereği olduğu, bununla birlikte, kişi hakkında devam eden ceza kovuşturması sırasında toplanan deliller ile kişiye isnat edilen fiillerin niteliğinin dikkate alınması suretiyle, baro levhasına yazılma talebinin kovuşturma sonuna kadar bekletilip bekletilemeyeceğinin idari yargı denetimine tabi tutulması ve masumiyet karinesi ilkesinin ihlali sonucunu doğurmayacak biçimde gerekçelendirme yapılması suretiyle yargılamanın yürütülmesi sonucunda karar verilmesine engel oluşturmadığı, bu çerçevede değerlendirildiğinde, dava konusu işlemin, terör örgütlerine üyeliği olduğu iddiasıyla hakkında adli kovuşturma yürütülenlerin avukat olması sonucunu doğuracağı, avukatlık mesleğinin önem ve özelliği, kamu hizmeti niteliği dikkate alındığında, bu durumun hukuk devletinin işlerliğinin sağlanması bakımından yaşamsal bir öneme sahip ve yargının kurucu unsurlarından olan avukatlık mesleğinin etkinlik ve güvenilirliğini zedeleyeceği anlaşıldığından; 1136 sayılı Kanun'un 5/3. maddesinde tanınan takdir yetkisinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı ceza kovuşturması devam eden ...'ün baro levhasına yazılması yönünde kullanılmasına dair dava konusu işlemde, kamu yararı ve avukatlık hizmetinin vasıf ve nitelikleri yönünden hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline, kesin olarak karar verilmiştir.
Davalı Türkiye Barolar Birliği ile müdahil tarafından, anılan karar temyiz edilmiş; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararı ile kesin nitelikteki karara karşı yapılan temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Türkiye Barolar Birliğinin İddiaları: Temyize konu kararda Bölge İdare Mahkemesince kesin olarak karar verilmiş ise de; Danıştayın değişen içtihadı gereği levhaya/staj listesine yazılma aşamasında doğan uyuşmazlıklardan kaynaklanan davaların temyiz başvuruları incelendiğinden eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu kesin olarak verilen kararın hukuka aykırı olduğu, ayrıca adil yargılanma, hukuki güvenlik ve eşitlik ilkelerine aykırı uygulamalar gelişmesine sebebiyet verilmemesi açısından kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı Yanında Davaya Katılanın İddiaları: Ceza kovuşturması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... K:... sayılı kararı ile hakkında beraat kararı verildiği, Bölge İdare Mahkemesince verilen karar gereği baro levhasından kaydı silinen müdahilin bir kamu hizmeti olan avukatlık mesleğini icra edememesinin meslekten çıkarılma ile aynı sonucu doğurduğu, bu nedenle 2577 sayılı Kanunun 46/1-c bendi gereği kararın temyizi kabil olduğu, kesin olarak verilen temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: (...) c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları. (...)"; "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, "(...) Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir."; aynı maddenin 7. fıkrasında ise, "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hallerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir." hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma işlemlerinin ilgili meslek, görev veya statü ile ilişkiyi süresiz olarak kesme niteliğine sahip işlemler olduğu, Kanun metninden maddede sayılanlar ile birlikte Baroya yazılmadıkça mesleğini serbestçe hiç bir şekilde yapamayacak olmaları gözetildiğinde; çıkarılma ile aynı sonucu doğuran işlemlerin de temyize tabi olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Olayda, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ısrar kararı ile müdahilin baro levhasına yazıldığı, böylelikle ilgilinin mesleki statüye dahil olarak avukat unvanını kullanabilme hak ve yetkisini haiz olduğu, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 66. maddesi uyarınca her avukatın, bölgesi içinde sürekli olarak avukatlık edeceği yerin baro levhasına yazılmakla yükümlü olduğunun kurala bağlandığı, dolayısıyla ilgilinin baro levhasına yazılamamasının avukatlık mesleğinin icrasını olanaksız hale getireceği, bu durumun da belli bir meslekten çıkarılma ile aynı sonucu doğuracağı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararına karşı temyiz kanun yolunun açık olduğu anlaşıldığından anılan Mahkemece verilen kararın kesin olduğundan bahisle davalı idare ve müdahilin temyiz istemlerinin reddine ilişkin kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, dosyanın Danıştay tarafından temyizen incelenebilmesi için, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce dosya tekemmül ettirildikten sonra tekrar Danıştaya gönderilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın tekemmül ettirilmek üzere ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak, 14/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.