T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/2822
Karar No : 2023/8881
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı (… Bakanlığı) / ANKARA
VEKİLİ : Av. …
İSTEMLERİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, askerlik hizmetini yapmakta iken 25/09/1990 tarihinde teröristlerle çıkan çatışmada vücuduna isabet eden kurşunlarla yaralandığı ve Diyarbakır Asker Hastanesi ve Gülhane Askeri Tıp Akademisinde tedavi gördüğü, ancak sağlık sorunlarının devam ettiği, 2007 yılında Gülhane Askeri Tıp Akademisinde çekilen beyin tomografisinde kafatasında kurşuna rastlandığı, kafatasındaki kurşunun zamanında tespit edilmemesi nedeniyle sağlık sorunları yaşamasında Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve diğer askeri hastanelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle, 500.000,00 TL maddi ve 40.000,00 TL (miktar artırımı ile 500.000,00 TL) manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, davacının miktar artırım dilekçesine dayanak olarak dosyaya sunduğu yıllardan beri süregelen sağlık kuruluşlarına başvurularını gösterir liste ve ekindeki tedavi belgeleri incelendiğinde; davacının yaralanmasından itibaren işbu davaya konu yargılama süreci boyunca ve gelinen aşamada günümüze kadarki süreç içinde birçok kez çeşitli sağlık kuruluşlarındaki muhtelif tıbbi bölümlere başvurduğu, bunlar arasında Ruh ve Sinir Hastalıkları, Beyin ve Sinir Cerrahisi ve Nöroloji Bölümlerinin de yer aldığı, halen dahi bu bölümlere başvuruları sonrası çeşitli ilaçlar kullanmak ve tedaviler almak zorunda kaldığı, anılan tüm zorluklara katlanmasının dolaylı ya da doğrudan terör saldırısı sonrasında yaralanmasından kaynaklandığının anlaşıldığı, bu itibarla, davacının manevi zararının, işbu davanın açıldığı 2008 yılından beri devam eden ve ne zaman sona ereceği de belli olmayan tedavi, ilaç kullanma, muayene ve sağlık kuruluşlarına başvurma gibi gelişmeler ile arttığının, davacının fiziksel ve ruhsal sağlık sorunlarının giderek artması, komplike hale gelmesi ve kötüleşmesi hususlarının, dava açıldıktan sonra vakıf olunan yeni olgular olduğunun kabulü gerektiği, buna göre, davacının manevi tazminat miktarının arttırılması talebinin kabulüne karar verildikten sonra; davacının olay nedeniyle çektiği acı ve ıztıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın meydana geliş şekli, olay tarihi ve paranın alım gücü, istemi ve davacı hakkında düzenlenen adli raporlardaki kafatasında mukim yabancı cisim nedeniyle yapılan tespit ve değerlendirmeler göz önünde bulundurularak, takdiren 300.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; basit bir röntgen filmi ile tespit edilebilecek kurşunun idarenin ağır kusuru nedeniyle 17 yıl sonra tespit edilebildiği, takdir edilen manevi tazminat miktarının duyulan elem ve ızdırabı giderecek nitelikte olmadığı, kafatasındaki kurşun sebebiyle ömür boyu MR çektiremeyeceği, son 33 yılının hastanelerde geçtiği, yüzlerce muayene, binlerce ilaç kullandığı ve kullanmaya da devam ettiği, adil yargılanma hakkı ve mahkemeye erişim hakkı ve davanın açıldığı 2008 yılındaki hukuki durum da göz önünde bulundurularak vekalet ücretine ilişkin kısmın da kaldırılması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; dava konusu olayda idareye izafe edilebilecek herhangi bir hizmet kusurunun bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu ve karar tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği, harçtan muaf oldukları ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davacı ve davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, askerlik hizmetini yapmakta iken 25/09/1990 tarihinde teröristlerle çıkan çatışmada vücuduna isabet eden kurşunlarla yaralandığı ve Diyarbakır Asker Hastanesi ve Gülhane Askeri Tıp Akademisinde tedavi gördüğü, ancak sağlık sorunlarının devam ettiği, 2007 yılında Gülhane Askeri Tıp Akademisinde çekilen beyin tomografisinde kafatasında kurşuna rastlandığı, kafatasındaki kurşunun zamanında tespit edilmemesi nedeniyle sağlık sorunları yaşamasında Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve diğer askeri hastanelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle yükümlü olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
İdarenin, kendisine görev olarak verilen kamu hizmetini yürüttüğü sırada; kişilerin, idarenin hizmet kusuru oluşturan eylemi nedeniyle uğradıkları özel ve olağandışı zararları tazminle yükümlü olduğu idare hukuku ilkelerindendir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından 18/05/2022 tarihli miktar artırım talebine yönelik dilekçe ile manevi tazminat isteminin 500.000,00 TL olarak artırılmasının istenildiği, Mahkeme tarafından manevi tazminat isteminin artırılmasına ilişkin başvurunun kabul edildiği ve kabul edilen 300.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 19/09/2007 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin 200.00,00 TL manevi tazminat isteminin reddine karar verildiği görülmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta, dava açıldıktan sonra ilk talep edilen manevi tazminat miktarının artmasına neden olabilecek nitelikte yeni bir hukuki veya maddi durumun ortaya çıktığını, başka bir ifadeyle uğranıldığı ileri sürülen manevi zararın artmasına neden olabilecek bir hususun bulunduğunu gösterir bilgi ve belge sunulmadığı görüldüğünden, davacı tarafından dava açılırken istenen miktardan farklı olarak miktar arttırımını haklı gösterecek şekilde hareket edilerek miktar artırım dilekçesiyle manevi tazminat isteminin artırımının söz konusu olamayacağı, Mahkemece de manevi tazminat yönünden verilecek kararda ilk talep edilen manevi tazminat miktarıyla sınırlı olacak şekilde hüküm kurması gerekmekte olup, miktar artırım dilekçesiyle artırılan miktar üzerinden hüküm kurulmasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
3. Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.