T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/2848
Karar No : 2023/6115
TEMYİZ EDEN (DAVACI):
1- (DAVACI) …
VEKİLİ: Av. …
2- (DAVALI) … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF :
1- … Genel Müdürlüğü
2- …
İSTEMİN KONUSU: ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, … Mahallesi,… parsel sayılı taşınmaz malın, İSKİ Genel Müdürlüğü'nce çıkarılan İSKİ İçmesuyu Havzaları Yönetmeliği ile belirlenen mutlak koruma alanı içerisinde kaldığından ve bu nedenle de tasarruf etme imkanı bulunmadığından bahisle taşınmaz bedeli ile kamulaştırmasız el atmadan kaynaklandığı ileri sürülen 10.000,00.-TL (ıslah sonrasında 800.000,00.-TL) zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince, dava konusu taşınmazdan tasarruf edilmesi yönünde bir kısıtlılığın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolundaki karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi üzerine davacı tarafından Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince taşınmazın kullanımının kısıtlandığı sonucuna varılarak mülkiyet hakkı ihlal kararı verilmiş, bunun üzerine davacı tarafından verilen dilekçe ile, ihlal kararına uygun olarak mülkiyet bedelinin ödenmesine ilişkin talepten vazgeçilerek dava konusu istemin sadece tazminat bedelinin ödenmesine ilişkin olduğu, miktar yönünden ise 800.000.00 TL olarak ıslah ettikleri belirtilmiş, Mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda alınan rapora göre taşınmazın arsa değeri hesaplanmış ve davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
1-Davalı tarafından; kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2-Davacı tarafından; Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru sonrasında verdiği hak ihlali kararında belirtildiği gibi taşınmazdan kullanma ve faydalanma konusunda kısıtlamadan dolayı oluşan zararı karşılayacak şekilde tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekirken mülkiyet bedelinin hesaplanmasına dayalı olarak karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, … Mahallesi,… parsel sayılı taşınmazın, İSKİ Genel Müdürlüğü'nce çıkarılan İSKİ İçmesuyu Havzaları Yönetmeliği ile belirlenen mutlak koruma alanı içerisinde kaldığından ve bu nedenle de tasarruf etme imkanı bulunmadığından bahisle taşınmaz bedeli ile kamulaştırmasız el atmadan kaynaklandığı ileri sürülen 10.000,00.-TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, dava konusu taşınmazdan tasarruf edilmesi yönünde bir kısıtlılığın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, belirtilen karara karşı yapılan itiraz ve karar düzeltme istemlerinin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ve … tarih ve E:…, K:… sayılı kararları ile reddedilmesi üzerine, davacı tarafından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulmuş ve Anayasa Mahkemesince; dava konusu taşınmazın kısa mesafeli koruma alanında kalması sebebiyle taşınmazdan kullanım ve faydalanmanın kısıtlandığı sonucuna varıldığından, İdare Mahkemesinin davanın reddi yolundaki kararın mülkiyet hakkı ihlali olduğuna karar verilmiş, bunun üzerine davacı tarafından verilen dilekçe ile, ihlal kararına uygun olarak mülkiyet bedelinin ödenmesine ilişkin talepten vazgeçildiği, dava konusu istemin sadece tazminat bedelinin ödenmesine ilişkin olduğu, miktar yönünden ise dava konusu tazminat istemini 800.000.00 TL olarak ıslah ettikleri belirtilmiş, İdare Mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hesaplanan mülkiyet bedeli üzerinden davanın kısmen kabulü, kısmen reddine karar verilmiş, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurularının da reddi üzerine, taraflarca temyiz talebinde bulunulmuştur.
Dosyanın incelenmesinden, dava dilekçesinde belirtilen talebin mülkiyet bedeli ve zarar tazmini olduğu, Anayasa Mahkemesince zarar tazminin incelendiği, daha sonra davacı tarafından verilen ıslah dilekçesi ile dava konusu istemin sadece zarar tazmini olacak şekilde incelenmesi istenildiği halde, İdare Mahkemesince mülkiyet bedeline hükmedildiği, İdari Dava Dairesince de bu karara karşı yapılan istinaf başvurularının reddedildiği, ancak, davacıya ait taşınmazın koruma alanında kalması sebebiyle kullanımında oluşan kısıtlılık halinin davacının zararına yol açtığı göz önüne alındığında, davacının talebi doğrultusunda davanın zarar tazmini yönünden incelenmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla, mülkiyet bedelinin tespitine yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan tarafların temyiz istemlerinin kabulüne,
2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin Mahkeme kararına onayan temyize konu ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 14/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.