T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3092
Karar No : 2023/2094
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... adına vesayeten ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : ... olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa ve İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ilgili hükümleri gereğince her idari işlem ve kararın yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsuru yönünden hukuka uygun olmak zorunda olduğu, terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı olma halinin yürürlükteki kanunların hiçbirinde tanımlanmadığı, kanunlarda yer almayan bir kabahat veya suçtan dolayı hiç kimsenin cezalandırılamayacağı, irtibatın ve iltisakın maddi unsurunun tanımı ve şeklinin kanunlarda belirtilmediği, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunca verilen kararda hakkında açılan bir adli soruşturmanın gerekçe gösterildiği, söz konusu soruşturmanın gerekçe olarak gösterilmesinin idari yargı açısından önemsiz bir durum olduğu, FETÖ/PDY'nin ilk olarak Yargıtay 16.Ceza Dairesi'nin 24/04/2017 tarihli kararı ile terör örgütü olarak kabul edildiği, bu tarihten önceki faaliyetlerden sorumlu tutulmayacağı, OHAL KHK'larında olağanüstü halin gerektirdiği ve olağanüstü hali sonra erdirmeye yönelik tedbirlerin alınması ve söz konusu dönemin sona ermesini takiben OHAL döneminde getirilen kısıtlamaların idari ve yargısal denetimi yapılırken genel hukuk prensiplerinin uygulanması gerektiği, herhangi bir kişiselleştirme yapılmadan kurulan hüküm ile Anayasa ve AİHS'ne aykırı olarak suçlu ilan edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi İdare Mahkemesince kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/03/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.