T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3111
Karar No : 2023/3004
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi tarafından Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalında 23/12/2011 tarihinde yapılan uzmanlık sınavında başarılı olmasına karşın uzmanlık sınavının yeniden yapılmasına dair alınan karara karşı açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptal edilmesi ve bu kararın kanun yollarından geçerek kesinleşmesi üzerine işlem sebebiyle mahrum kalınan parasal haklarının, tarafına ödenmesi istemiyle yapmış olduğu başvurusunun cevap verilmeyerek zımnen reddedilmesine dair işlemin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kalınan parasal haklarının tazminine ilişkin belirsiz alacak niteliğinde şimdilik 100 TL, yapılacak tahkikat ve alınacak bilirkişi raporunda tesbit edilen miktarın ilk Mahkeme kararının verildiği 29/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler dikkate alındığında, davacı tarafından, kanun yolunca verilen kararın davacı vekiline tebliğ edildiği 09/02/2021 tarihinden itibaren dava açma süresi içerisinde işlem nedeniyle uğranıldığı zararın tazmini istemiyle doğrudan tam yargı dava açması ya da 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca yine dava açma süresi içerisinde idareye başvuru yapması, idarece verilecek cevaba istinaden kalan süre içerisinde tam yargı davası açılması gerekmekte iken, bu tarihlerden çok sonraki bir tarihte açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesi olanağı bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, Mahkemece bilirkişi raporuyla alacak miktarı tespit edilmediğinden istinaf kararının temyiz yolunun açık olduğu ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından davacı tarafından yapılan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz."
3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; konusu yüz bin Türk lirasını (anılan Kanunun Ek 1. maddesine göre 2023 yılı için 238.730-TL) aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin tek hakim sınırı dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin nitelikte olduğu görülmektedir.
Bakılan olayda, kanun yollarından geçerek kesinleşen işlem sebebiyle mahrum kalınan parasal haklarının tarafına ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun cevap verilmeyerek zımnen reddedilmesine dair işlemin iptali istemiyle açılan davaya konu edilen parasal miktarın, Bölge İdare Mahkemesi kararı tarihinde güncel istinaf ve temyiz parasal sınırlarının altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın, İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. ve 46. maddelerine göre istinaf ve temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 02/06/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Davacı tarafından verilen dava dilekçesinin incelenmesinden; davacının, davayı mahrum kalınan parasal haklarının tazminine ilişkin belirsiz alacak niteliğinde şimdilik 100 TL, yapılacak tahkikat ve alınacak bilirkişi raporunda tesbit edilen miktarın ilk Mahkeme kararının verildiği 29/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açtığı görülmektedir.
Bu durumda, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, alacağın bir kısmının dava edilmesi durumunda kesinlik sınırının dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenmesi gerektiğinden, yapılacak ara karar ile alacağın tamamının belirlenmesi ve belirlenen tutar üzerinden kararın kesin olup olmadığına karar verilmesi gerektiği görüşüyle oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.