T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/3158
Karar No : 2023/9060
DAVACI: …
VEKİLİ: Av. …
DAVALI: … Bakanlığı / ANKARA
İSTEMİN_ÖZETİ: 02/09/2012 tarihli ve 28399 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6. maddesi, 2. fıkrası, (b) bendinin ve 3. fıkrasının iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi, 3. fıkrası, (g) bendi gereğince anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasında, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ve tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri olarak sayılmış; 2. fıkrasında, idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu; idari mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri hükümlerine yer verilmiş; Kanun'un 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; Kanun'un 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Dosyanın incelenmesinden, davacının açık ceza infaz kurumuna ayrılma istemiyle yaptığı başvuru üzerine davacının bulunduğu Keskin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının … tarih ve … sayılı kararıyla davacının Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6. maddesi, 1. fıkrası, (a) bendi (İşlemde sehven (c) bendi yazıldığı anlaşılmıştır.) ve 2. fıkrası, (b) bendi uyarınca açık ceza infaz kurumuna ayrılma talebinin reddine karar verildiği, bunun ardından davacı tarafından karar metninde Yönetmeliğinin 6. maddesi, 2. fıkrası, (b) bendinin ve 3. fıkrasının belirtildiği ileri sürülerek bu maddelerin iptalinin istenildiği görülmekle birlikte; İdare ve Gözlem Kurulu kararında 6. maddenin 3. fıkrası yönünden herhangi bir açıklamaya yer verilmediği, dolayısıyla bu madde kapsamında davacı hakkında bireysel işlem tesis edilmediği anlaşıldığından, iptal isteminin bu maddeye mi, yoksa işlemde yer alan diğer madde olan 6. maddesi, 1. fıkrası, (a) bendine mi yönelik olduğu hususunda tereddüt oluşmuştur.
Öte yandan; bahse konu İdare ve Gözlem Kurulu kararına karşı İnfaz Hakimliğine başvurulup başvurulmadığı, başvurulmuşsa dava konusu edilen Yönetmeliğin 6. maddesi, 3. fıkrasının adı geçen Hakimlik kararına dayanak alınıp alınmadığı hususları da, bu konuda dosyaya herhangi bir bilgi-belge sunulmadığından anlaşılamamıştır.
Bu durumda, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin hangi kısım/kısımlarının iptalinin istenildiğinin açık, net ve tereddüte mahal vermeyecek bir şekilde belirtilmesi, iptali istenilen düzenlemeye yönelik hukuka aykırılık sebeplerinin ve bu düzenlemenin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin -menfaatini ortaya koyan bilgi ve belgeler de sunularak- ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi, İdare ve Gözlem Kurulu kararına karşı yasal yollara başvurulmuş ise bu hususa ilişkin belgelerin dilekçe ekine eklenmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesi, 1. fıkrası, (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2) Aynı Kanun'un 15. maddesi, 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına,
3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcı ve posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 27/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.