T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3208
Karar No : 2023/2990
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Birliği
VEKİLİ: Av. …
DAVALI YANINDA MÜDAHİL: …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ...'ın baro levhasına avukat olarak yeniden yazılmasına dair Ankara Barosu Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca verilen … tarih ve … sayılı kararının tekrar görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin Adalet Bakanlığı işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; müdahil hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin E: … sayılı dosyasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası bulunduğu ve yargılamanın derdest olduğu, hakkında avukatlığa kabule engel suçtan derdest kamu davası bulunan müdahilin anılan suçun niteliği de dikkate alındığında, baroya yazılma talebinin kovuşturma sonuçlanıncaya kadar bekletilmesinin kamu yararı ve hizmet gereklerine daha uygun düşeceğinden, 1136 sayılı Kanun'un 5/3. maddesinde tanınan takdir yetkisinin, müdahilin baro levhasına yazılması yönünde kullanılmasına dair dava konusu ısrar kararında, kamu yararı ve avukatlık hizmetinin vasıf ve nitelikleri yönünden hukuka uyarlık görülmediği, diğer taraftan adı geçenin, ceza kovuşturması sonucunda lehine karar verilmesi halinde baro levhasına yazılması talebiyle davalı idareye yeniden başvuru yapabileceği ve bu talebin reddi halinde de dava açabileceğinin açık olduğu gerekçeleriyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan kovuşturma altında bulunması halinde avukatlığa alınması isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesi konusunda idareye takdir hakkı tanındığı, idare mahkemesi kararı sonrasında müdahil hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan dolayı beraat kararı verildiği, ilgili hakkında ilk derece mahkemesince beraat kararı verilen yargılama dışında Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında değerlendirilebilecek bir kovuşturma bulunmadığı da göz önüne alındığında, davacının baro levhasına yazılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı İdare ve müdahilin istinaf başvurularının kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, anılan karar yargılama giderleri yönünden temyiz edilmiş; … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararı ile kesin nitelikteki karara karşı yapılan temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından; Danıştay Sekizinci Dairesinin güncel içtihadı gereği davaya konu uyuşmazlığın temyize açık olduğu, Bölge İdare Mahkemesince davacının harçtan muaf olması nedeniyle başlangıçta tahsil edilmeyen yargı harçlarının tamamlattırılması için Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verildiği, Adalet Bakanlığının genel bütçeye tabi kurumlardan olduğu, 492 sayılı Harçlar Kanununun 13. maddesinin (j) fıkrası gereğince genel bütçeye tabi kurumların yargı harçlarından muaf tutulduğu, muafiyetin sadece davanın başlangıcında değil tüm aşamalarında geçerli olduğu, dolayısıyla kararın bu kısmında hukuki isabet bulunmadığı belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: (...) c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları. (...)"; "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, "(...) Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir."; aynı maddenin 7. fıkrasında ise, "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hallerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir." hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma işlemlerinin ilgili meslek, görev veya statü ile ilişkiyi süresiz olarak kesme niteliğine sahip işlemler olduğu, Kanun metninden maddede sayılanlar ile birlikte Baroya yazılmadıkça mesleğini serbestçe hiç bir şekilde yapamayacak olmaları gözetildiğinde; çıkarılma ile aynı sonucu doğuran işlemlerin de temyize tabi olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Olayda, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ısrar kararı ile müdahilin baro levhasına yazıldığı, böylelikle ilgilinin mesleki statüye dahil olarak avukat unvanını kullanabilme hak ve yetkisini haiz olduğu, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 66. maddesi uyarınca her avukatın, bölgesi içinde sürekli olarak avukatlık edeceği yerin baro levhasına yazılmakla yükümlü olduğunun kurala bağlandığı, dolayısıyla ilgilinin baro levhasına yazılamamasının avukatlık mesleğinin icrasını olanaksız hale getireceği, bu durumun da belli bir meslekten çıkarılma ile aynı sonucu doğuracağı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararına karşı temyiz kanun yolunun açık olduğu anlaşıldığından anılan Mahkemece verilen kararın kesin olduğundan bahisle davacı Adalet Bakanlığının temyiz isteminin reddine ilişkin kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, dosyanın Danıştay tarafından temyizen incelenebilmesi için, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce dosya tekemmül ettirildikten sonra tekrar Danıştaya gönderilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın tekemmül ettirilmek üzere ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 01/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.