T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/321
Karar No : 2023/2464
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU :
1- Davacı tarafından, Sicil:… sayılı ruhsat sahasına ait olmak üzere, Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmelik kapsamında yeterlilik belgesine sahip ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından hazırlanarak, Maden Kanunu'nun 29. maddesi kapsamında davalı idareye ibraz edilen evraktan, imâlât haritasının sahanın son durumunu yansıtmadığı gerekçesiyle, Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmeliğin 21. maddesinin 4. fıkrası ilgi tutularak, 3213 sayılı Maden Kanununun 10. maddesi uyarınca bir yıl beyanda bulunmama cezası verilmesine yönelik … tarih ve … sayılı işlem ile,
2- İşlemin dayanağı olan Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmeliğin 21. maddesinin 4. fıkrasının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu işlemle davacıya Maden Kanunun 10. maddesi kapsamında bir yıl hak mahrumiyeti cezası verildiği, ancak bu maddeye göre hak mahrumiyeti cezası verilebilmesi için, gerçek dışı veya yanıltıcı beyanın tespit edilmesi, beyanı veren teknik elemanın uyarılması, uyarıya rağmen üç yıl içinde aynı fiilin işlenmesi halinin gerçekleşmesi gerektiği, somut olayda uyarı yapılmaksızın, doğrudan bir yıl hak mahrumiyeti cezası verildiği, keza yönetmeliğin bu kapsamda kanuna aykırı biçimde bu şekilde düzenlendiği, idarenin ikinci el düzenlemesiyle ceza ihdas edilemeyeceği, davalı idarenin tesis ettiği işlemde Maden Kanunu 10. maddesi uyarınca ceza uygulandığı belirtilmesine rağmen, işleme yapılan itiraza verilen cevapta, Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmeliğin 21. maddesinin 4. fıkrasına göre işlem tesis edildiğinin bildirildiği, bu hususun işlemi açıkça hukuka aykırı hale getirdiği iddialarıyla dava açılmıştır.
DAVALININ SAVUNMASI :
Uluslararası standartlarda madencilik faaliyetleri yapılmasına yönelik olarak, maden ocaklarında konusunda uzman ve yeterli sayıda mühendis çalıştırılmasını ve Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne verilecek rapor, proje ve her türlü teknik belgenin yetkin mühendislerce hazırlanmasını ve bu kişilere yeterlik belgesi verilmesini sağlamak amacıyla Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmeliğin yürürlüğe konulduğu, somut olayda, Sicil:… sayılı ruhsat sahasının mahallinde tetkikinden, davacının imzasıyla sunulan imâlât haritasının arza uygun olmadığının tespit edildiği ve mevzuat gereği dava konusu işlemin tesis edildiği, dava konusu işlem ve düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacıya, 3213 sayılı Maden Kanununun 10. maddesi uyarınca bir yıl beyanda bulunmama cezası verilmesine yönelik … tarih ve … sayılı işlem ile işlemin dayanağı olan Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmeliğin 21. maddesinin 4. fıkrasının iptali istemiyle açılan davada; Yönetmeliğin, Maden Kanununun 10. maddesine uygun olarak hazırlandığı ve yürürlüğe konulduğu, bu itibarla söz konusu Yönetmeliğin iptal istemine konu 21. maddesinin 4. fıkrasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın bu kısmının reddine, dava konusu edilen … tarih ve … sayılı bireysel işlemin iptaline ilişkin Danıştay 8.Dairesinin 21/09/2021 tarih ve E:2018/526, K:2021/3951 sayılı kararının, taraflarca temyizi edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Dairelerinin 06/10/2022 tarih ve E.2022/1101, K.2022/2756 sayılı kararıyla davacının temyiz isteminin reddi ile kararın davanın reddine ilişkin kısmının onanmasına, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile kararın iptale ilişkin kısmının, davacı tarafından hazırlanan imalat haritasının sahanın son durumunu yansıtmadığı hususu sabit olduğu, bu nedenle davacıya verilen cezada hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bozulduğu, Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların bozulması halinde ısrar olanağı bulunmadığından, İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararında yer alan gerekçelerle, davacıya bir yıl beyanda bulunmama cezası verilmesine yönelik … tarih ve … sayılı işlem yönünden davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı tarafından, Sicil:… sayılı ruhsat sahasına ait olmak üzere, Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmelik kapsamında yeterlilik belgesine sahip ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından hazırlanarak, Maden Kanunu'nun 29. maddesi kapsamında davalı idareye ibraz edilen evraktan, imâlât haritasının sahanın son durumunu yansıtmadığı gerekçesiyle, Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmeliğin 21. maddesinin 4. fıkrası ilgi tutularak, 3213 sayılı Maden Kanununun 10. maddesi uyarınca bir yıl beyanda bulunmama cezası verilmesine yönelik … tarih ve … sayılı işlem ile, işlemin dayanağı olan Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmeliğin 21. maddesinin 4. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46'ncı maddesinin 1'inci fıkrasında; Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 49’uncu maddesinin 2’nci fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 4’üncü fıkrasında, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50’nci madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı hükme bağlandığından; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davaların temyiz incelemesi sonucu ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeninden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeninden yorumlanmasını gerektirmeyecek şekilde verilen bozma kararlarına karşı, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar hakkı” tanınmamıştır. Dolayısıyla, kararı bozulan Danıştay dava dairesi, bozma kararına uymak zorundadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacıya, 3213 sayılı Maden Kanununun 10. maddesi uyarınca bir yıl beyanda bulunmama cezası verilmesine yönelik … tarih ve … sayılı işlem ile işlemin dayanağı olan Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmeliğin 21. maddesinin 4. fıkrasının iptali istemiyle açılan davada; Yönetmeliğin, Maden Kanununun 10. maddesine uygun olarak hazırlandığı ve yürürlüğe konulduğu, bu itibarla söz konusu Yönetmeliğin iptal istemine konu 21. maddesinin 4. fıkrasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın bu kısmının reddine, dava konusu edilen … tarih ve … sayılı bireysel işlemin iptaline ilişkin Danıştay 8.Dairesinin 21/09/2021 tarih ve E:2018/526, K:2021/3951 sayılı kararının, taraflarca temyizi edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Dairelerinin 06/10/2022 tarih ve E.2022/1101, K.2022/2756 sayılı kararıyla davacının temyiz isteminin reddi ile kararın davanın reddine ilişkin kısmının onanmasına, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile kararın iptale ilişkin kısmının, davacı tarafından hazırlanan imalat haritasının sahanın son durumunu yansıtmadığı hususu sabit olduğu, bu nedenle davacıya verilen cezada hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların bozulması halinde ısrar olanağı bulunmadığından, İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararında yer alan gerekçelerle, davacıya bir yıl beyanda bulunmama cezası verilmesine yönelik … tarih ve … sayılı işlem yönünden davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı tarafından, Sicil:… sayılı ruhsat sahasına ait olmak üzere, Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmelik kapsamında yeterlilik belgesine sahip ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından hazırlanarak, Maden Kanunu'nun 29. maddesi kapsamında davalı idareye ibraz edilen evraktan, imâlât haritasının sahanın son durumunu yansıtmadığı gerekçesiyle, Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmeliğin 21. maddesinin 4. fıkrası ilgi tutularak, 3213 sayılı Maden Kanununun 10. maddesi uyarınca bir yıl beyanda bulunmama cezası verilmesine yönelik … tarih ve … sayılı işlem ile işlemin dayanağı olan Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmeliğin 21. maddesinin 4. fıkrasının iptali istenilmektedir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dairemizin 21/09/2021 tarih ve E:2018/526, K:2021/3951 sayılı kararıyla, Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmeliğin 21. maddesinin 4. fıkrasının iptali istemi yönünden davanın reddine; … tarih ve … sayılı bireysel işlemin ise iptaline karar verilmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 06/10/2022 tarih ve E.2022/1101, K.2022/2756 sayılı kararıyla kararımızın; davanın reddine ilişkin kısmının onanmasına, iptale ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının Danıştay'da temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Kanunun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği; 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 4. fıkrasında da, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
Bu nedenle, bozma kararı göz önünde bulundurularak, yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Davacıya bir yıl beyanda bulunmama cezası verilmesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işlemi yönünden;
04/02/2015 tarih ve 6592 sayılı Kanun ile 3213 sayılı Maden Kanunu'na "yetkilendirilmiş tüzel kişiler" tanımı eklenmiştir. Bu tanımda yetkilendirilmiş tüzel kişilerin, Maden İşleri Genel Müdürlüğünce yetkilendirilen, bu Kanun kapsamında Genel Müdürlüğe verilmesi gereken rapor, proje ve her türlü teknik belgeyi hazırlamaya yetkili, şirket hisselerinin yarısından fazlasının sahibinin mühendis olduğu ya da bünyesinde nitelik ve nicelikleri yönetmelikle belirlenen mühendisler çalıştıran maden arama ruhsat sahibi veya işletmesi olan tüzel kişiler olduğu belirtilmiştir.
Aynı Kanun ile 3213 sayılı Kanun'un 10. maddesine eklenen 11. fıkrada ise, yetkilendirilmiş tüzel kişilerin Genel Müdürlükten yetki belgesi almakla yükümlü oldukları kuralına yer verilmiş; yetki belgesinin verilmesi, denetimi, uyarılması, yetki belgelerinin askıya alınması ve belgenin iptal edilmesi ile ilgili usul ve esasların da yönetmelikle belirleneceği öngörülmüştür.
Kanun'un bu hükmüne dayanılarak çıkarılan dava konusu Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmelik'in 21. maddesinin 4. fıkrasında, yetkilendirilmiş tüzel kişiye sözleşme ile hizmet veren kişi tarafından hazırlanan bilgi ve belgelerin doğru olmadığı ya da gerçeğe aykırı beyan içerdiğinin tespit edilmesi halinde ilgili kişiye bir yıl süre ile 3213 Kanun'un 10. maddesi gereğince beyanda bulunmama cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
Olayda, yetkilendirilmiş tüzel kişiye sözleşme ile hizmet veren davacı tarafından Sicil:… sayılı ruhsat sahasına ilişkin olarak hazırlanan imalat haritasının sahanın son durumunu yansıtmadığının tespit edilmesi üzerine, anılan Yönetmelik'in 21. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davacıya bir yıl süreyle beyanda bulunmama cezası verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından hazırlanan imalat haritasının sahanın son durumunu yansıtmadığı hususu sabit olduğundan, davacıya bir yıl süreyle beyanda bulunmama cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. … Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işlemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Dava ret ile sonuçlandığından ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarenin temyiz aşamasında yaptığı … TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
3. İlk aşamada vekalet ücretine hükmedildiğinden, davalı idare lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmemesine
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
27/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.