T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3212
Karar No : 2023/3039
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
KARŞI TARAF (DAVALILAR):
1- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ulaşım hizmetlerinin denetimsiz çalışanlar tarafından aksatılarak verildiği ve hizmet kusuru nedeniyle maruz kaldığı zararlar yönünden Türkiye ekonomik şartlarında motorlu araç edinmenin minumum maliyeti olarak 10.000,00-TL maddi, dilekçelerine verilen liyakatsız ve çözüm getirmeyen sorumsuz yanıtların psikolojisini etkilediği ileri sürülerek 10.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; idarenin tazminle sorumlu tutulabilecek, ortaya çıkmış, zararı belirgin, gerçek, somut eylem veya işlemi olduğu yönünde somut bilgi veya belgenin dava dosyasında sunulmadığı, genel ve soyut biçimde zarar hesabı yapılamayacağı, dolayısıyla davacının somut bilgi ve belge ile kanıtlanamayan maddi tazminat talebinin karşılanmasının olanaklı olmadığı, dava konusu olayda ağır hizmet kusuruna rastlanılmadığı, manevi tazminatın ödenmesini gerektirecek koşullar oluşmadığından davacının manevi tazminat talebinin de reddi gerektiği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kesin olarak reddine karar verilmiştir.
Davacının anılan kararı temyiz etmesi üzerine Bölge İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararı ile davanın konusu 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinde sayılan konulardan olmadığından kesin olarak verilmiş olan Daire kararına karşı yapılan temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, adli yardım ve avukat talebi bulunduğu halde karşılanmayan talebi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, davalı idarenin kusurlu olduğu, Mahkemece davalı idarenin açıkça hizmet kusuru bulunup bulunmadığına dair gerekçeli karar verilmediği, bilirkişi raporu talep ettiği halde bu konuda işlem yapılmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idareler tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmü yer almıştır.
Aynı Kanunun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, konusu yüzbin Türk Lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar hakkında verilen kararların temyiz edilebileceği hükme bağlanmış olup aynı Kanun'un ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanunda öngörülen parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.
Tam yargı davası ile talep edilen tazminat miktarının 2577 sayılı Kanun'da öngörülen temyiz parasal sınırın altında kaldığı anlaşıldığından temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup bozulmasını gerektiren bir neden bulunmamaktadır.
Öte yandan, kesin karar hakkında verilen temyiz dilekçesinde ileri sürülen diğer iddiaların da bu sebeple incelenebilme olanağı bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden ve dava temyiz başvurusunun reddi ile sonuçlandığından davacıdan önceden alınmamış olan temyiz yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 13/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.