T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/3258
Karar No:2023/4727
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Medya Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Davacı tarafından 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 32. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yayın lisansının iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davanın reddine dair ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'UN DÜŞÜNCESİ : Kanuni süresi içinde temyiz isteminde bulunulmadığından, istemin süre yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye ... 'ın; "2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin 7. fıkrasında yer alan, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığının anlaşıldığı hâllerde dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesi ve kurulunca kesin olarak karar verileceği kuralı uyarınca, kesin olarak temyiz süre ret kararı verilmesi hâlinde temyiz eden tarafın temyiz talebinin süresinde olduğunu savunma imkânı kalmamaktadır. Anayasa’nın 36. maddesinde belirtilen hak arama hürriyetinin tesisi için herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olması, adil yargılanma hakkı kapsamında tarafların aleyhine olan durumlara ilişkin görüş ve itirazlarının alınarak yeterli tartışma imkânının tanınması gerektiği dikkate alındığında, temyiz istemi süre yönünden reddedilen tarafa itiraz imkânının tanınmaması Anayasa’da öngörülen adil yargılanma hakkına aykırı olduğundan, 2577 sayılı Kanun’un 48. maddesinin 7. fıkrasının 'temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı' ibaresi yönünden iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması gerektiği" yolundaki görüşüne karşılık, söz konusu düzenleme Anayasa'ya aykırı görülmeyerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dâhi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları. b) Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar. ... m) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar."; "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin altıncı fıkrasında, "... Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması hâlinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. ..."; yedinci fıkrasında, "..., temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6. fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir. ..." kuralı yer almaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Elektronik Tebligat" başlıklı 7/a maddesinde, "Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. ... 9. Baro levhasına yazılı avukatlar. ... Birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanun'da belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır. Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. ..."; "Vekile ve kanuni mümessile tebligat" başlıklı 11. maddesinde, “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. ..." kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, temyizen incelenerek bozulması istenen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının davacı vekili Av. ...'in elektronik tebligat adresine 28/07/2023 tarihinde ulaştığı ve bu tarihi izleyen beşinci günün sonunda 02/08/2023 tarihinde elektronik tebligat yoluyla tebliğ edilmiş sayıldığı, anılan kararda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolunun açık olduğunun belirtildiği, söz konusu karara karşı 30 (otuz) günlük temyiz süresinin son günü olan 01/09/2023 tarihine kadar temyiz isteminde bulunulması gerekirken, bu süre geçtikten sonra elektronik imzalı dilekçe üzerindeki kayıt kaşesi ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) evrak işlem kütüğü kayıtlarına göre 08/09/2023 tarihinde verilen dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından, süre aşımı nedeniyle temyiz isteminin esasının incelenmesi mümkün değildir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. TEMYİZ İSTEMİNİN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
3. Dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kesin olarak, 13/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.