T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/329
Karar No : 2023/2670
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura düzenlediğinin … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu ile tespit edildiğinden bahisle takdir komisyonu kararlarına istinaden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle vergi ziyaı cezalı olarak tarh edilen 2018 yılı kurumlar vergisi ile 2018/1-3, 4-6, 10-12 dönemleri geçici vergilerin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı adına tanzim edilen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu incelendiğinde, şirketin sahte fatura düzenleme faaliyeti ile iştigal ettiği anlaşıldığından, raporda yer verilen tespitlere dayanılarak, Danıştay'ın yerleşik içtihadı uyarınca %2 oranında komisyon geliri elde ettiği varsayımıyla belirlenen matrah üzerinden tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinde ve geçici vergi asılları üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı; mahsup süresi geçmiş olan geçici vergi asıllarında ve geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısmında ise hukuka uyarlık görülmediği; öte yandan, söz konusu olayda vergi ziyaı cezasına tekerrür hükümleri uygulanması yerinde olmakla birlikte, 213 sayılı Kanunun 339. maddesinin 7338 sayılı Kanunun 38. maddesiyle değişen hâlinde, arttırım tutarının kesinleşen cezadan fazla olamayacağının kurala bağlandığı dikkate alındığında, dava konusu vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan 1.898,78 TL'lik kısımlarında hukuka aykırılık, aşan kısımlarında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda davacının araç alım satımları dışındaki tüm cep telefonları alım satımlarının sahte olduğu ve cep telefonları satımlarına ilişkin düzenlenen faturaların komisyon karşılığı düzenlendiği ileri sürülmüş ise de; davacı şirketin vergisi ihtilaflı dönemlerde cep telefonu alımında bulunduğu mükelleflerin davacıya sattıkları cep telefonlarının gerçekten ithal edildikleri, ithalat aşamasında cep telefonlarının kırmızı hattan geçirilerek kontrollerinin yapıldığı, söz konusu cep telefonları için bu firmalardan bazıları hakkında TRT bandrol bedelleri nedeniyle İdare ve Vergi Mahkemelerinde davalar açıldığı, bunun dışında BTK ile yapılan yazışmalarda davacının alım ve satım konusu yaptığı cep telefonlarının IMEI kayıtlarının olduğu ve bu telefonların model ve markalarının bu kuruma bildirildiği, vergilerinin ödendiği, anılan cep telefonlarının iletişime açıldığı hususları dikkate alındığında, davacının yasal kayıtlarına intikal ettirdiği cep telefonlarının alım ve satımına ilişkin faturaların gerçek telefon teslimine dayandığı, bu telefonların ithalat aşamasından itibaren tüm alım satım ve telefon bilgilerinin gerek gümrük idaresinde gerek BTK nezdinde kayıtlı olduğu, öte yandan, davacı şirketin yurt dışından getirmiş olduğu cep telefonlarının bir kısmının Türkiye'ye girişini yapmadan gümrükte devrettiği mükelleflerden … İletişim Danışmanlık ve Dış Tic. Ltd. Şti., … Mobile İletişim İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. ve … Bilgi Teknolojileri San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin aynı nedenlerle düzenlemiş olduğu faturaların sahte olduğundan bahisle yapılan cezalı tarhiyatların, Vergi Dava Dairelerinin muhtelif kararları ile kaldırıldığı görüldüğünden, davacı adına komisyon karşılığı sahte fatura düzenlendiğinden bahisle yapılan dava konusu cezalı tarhiyatlarda yasal isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurularının kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ve Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu öngürülmüş, 30. maddesinin 1. fıkrasında, re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlemiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlandıktan sonra, inceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkının resen takdir olunmuş sayılacağı belirtilmiş, müteakip bentlerde re'sen takdir nedenleri sayılmış, 134. maddesinde de, vergi incelenmesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğrululuğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kuralına yer verilmiştir.
Danıştay Dördüncü Dairesinin E:2022/547 sayılı dosyasında bulunan Haliç Sahte Belge Düzenleme Organizasyon Ekibi tarafından düzenlenen 23/11/2018 tarih ve 2018-A-2337/1 sayılı Görüş ve Öneri Raporu'nda; içlerinde … İletişim Ltd. Şti., Aden İç ve Dış Tic. Ltd. Şti., T.H. … Dijital Tekno. Telek. Elek. İth. ve İhr. San. Tic. Ltd. Şti., … Mobile İletişim İç ve Dış Tic. Ltd. Şti., … Bilgi Teknolojileri San. Tic. Ltd. Şti., … İletişim Mühendislik İç ve Dış Tic. Ltd. Şti., … Reklam İletişim Mühendislik İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. gibi şirketlerin yer aldığı bir grup şirketin paravan mükellef olduğu, yurt dışından getirilen cep telefonlarının takibini zorlaştırmak veya maliyetini arttırmak için kendi aralarında fatura silsilesi oluşturdukları, tamamen veya kısmen sahte fatura düzenlemek suretiyle haksız vergi iadesi aldıkları; söz konusu şirketlerin ithal ettiği ürünlerin tamamına yakınının cep telefonu olduğu, Birleşik Arap Emirlikleri, Dubai, Sri Lanka gibi ülkelerden ithalat yaptıkları ve ithalat yaptıkları firmaların …, …, … gibi ortak telefon satıcıları olduğu, ithalatların gerçekleştirilmesine aracılık eden gümrük müşavirliği firmalarının da aynı olduğu, ithalat yapan şirketlerin faaliyet yerleri, işçi sayıları, vergi ödeme durumları vs. dikkate alındığında, faaliyetleri ile orantısız büyüklükte mal veya hizmet alış ve satışlarının olduğunun görüldüğü, yurt dışından ithal edilen cep telefonları ile ilgili olarak, ithalatın gerçek olup olmadığının ilgili mükellefler nezdinde yapılacak inceleme ve tespitler sonucunda ortaya konulması gerektiği, bu kapsamda, ithal edilen cep telefonu tamamen sahte belge düzenleyicisi bir mükellefe satıldıysa, ithalatın gerçek olup olmadığına bakılmaksızın düzenlenen faturaların sahte olarak kabul edilmesi gerektiği tespitlerine yer verilmiş ve raporda isimleri belirtilen mükellefler hakkında inceleme yapılması önerilmiştir.
Davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda; şirketin belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda telekomünikasyon teçhizatının perakende ticareti faaliyetinde bulunmak üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, 02/08/2013 tarihinde Gürcistan uyruklu … tarafından 10.000,00 TL sermaye ile kurulduğu, anılan kişinin Türkiye'de çalışma izni için 13/06/2018 tarihinde başvuruda bulunduğu, bu şahsın hissesinin tamamını …'a devrettiği, …'ın ise hisselerinin tamamını 12/11/2014 tarihinden itibaren Hacı Macit'e devrettiği, …'ın … Elektronik Otomotiv Tekstil İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti.'de, …'in ise … İletişim ve Dış Tic. Ltd. Şti.'de asgari ücretli olarak çalıştığı, şirket tarafından, %100 ortağı ve müdürü olan …'e … tarih ve … yevmiye numaralı vekaletname ile Türkiye sınırları içerisinde bulunan bilumum bankalardan hesap açma, para çekme ve sair yetkiler verildiği, bu kişinin aynı zamanda … Mobil İletişim İç ve Dış Tic. Ltd. Şti., … Danışmanlık ve İletişim Prodüksiyon San. ve Tic. Ltd. Şti., … İletişim Danışmanlık ve Dış Tic. Ltd. Şti. ve … İletişim Medikal Sağlık ve Tem. Ür. İth. ve İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ni de doğrudan veya dolaylı olarak idare ettiği; 18/04/2016 tarihli yoklamada, şirketin iş yerini terk ettiği, mükellefin yaklaşık 18 ay önce bu adresten ayrıldığı hususunun çevre araştırması sonucu beyan edildiği, aynı adreste … Mobile İletişim ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin faaliyet gösterdiği; 26/04/2016 tarihli yoklamada, şirketin faaliyette olduğu, iş yerinin ofis olarak kullanıldığı ve 2 çalışanının bulunduğu; 20/03/2018 tarihli yoklamada, şirketin iş yerinde cep telefonu ithalatı ve toptan satışı faaliyetine devam ettiği, demirbaşlarının bulunduğu ve 3 sigortalı çalışanının olduğu hususlarının tespit edildiği; mükellefin Ba formu ile 2016 yılında 156.221.774,00 TL, 2017 yılında 185.371.620,00 TL, 2018 yılında 152.356.983,00 TL tutarında mal ve hizmet aldığını bildirdiği, diğer mükelleflerin ise Bs formu ile 2016 yılında 138.697.338,00 TL, 2017 yılında 176.110.09,00 TL, 2018 yılında 119.314.801,00 TL tutarında mükellefe satış yaptıklarını bildirdikleri; yine mükellefin Bs formu ile 2016 yılında 161.641.964,00 TL, 2017 yılında 190.342.719,00 TL, 2018 yılında 162.288.726,00 TL tutarında mal ve hizmet sattığını bildirdiği, diğer mükelleflerin ise Ba formu ile 2016 yılında 159.468.149,00 TL, 2017 yılında 187.176.947,00 TL, 2018 yılında 157.361.389 TL tutarında mükelleften mal ve hizmet aldıklarını bildirdikleri, mükellefin yüksek tutarlı alış ve satış yaptığını bildirdiği şirketlerin isimlerinin Haliç Sahte Belge Düzenleme Organizasyon Ekibi tarafından düzenlenen … tarih ve … sayılı Görüş ve Öneri Raporunda geçtiği ve bu şirketlerin tamamen veya kısmen sahte fatura düzenleyicisi paravan şirketler olduğuna yönelik tespitlerin olduğu; şirketin 2016 yılında 17.108.898,00 TL, 2017 yılında 6.638.286,00 TL, 2018 yılında 29.979.962,00 TL tutarında ithalat yaptığını bildirdiği; yine şirketin, yurt içinde bulunan 8 mükelleften, katma değer vergisi dahil 2016 yılında 125.629.647,38 TL, 2017 yılında 172.103.383,58 TL, 2018 yılında ise 7.922.883,33 TL tutarında sahte fatura aldığı; şirketin alımlarının 2016 yılında %87, 2017 yılında %95, 2018 yılında %72'sinin hakkında olumsuz tespit veya rapor olan mükelleflerden yapıldığı, satışlarının ise 2016 yılında %76, 2017 yılında %70, 2018 yılında ise %39'unun hakkında olumsuz tespit veya rapor olan mükelleflere yapıldığı, şirketin 2015 ila 2018 yıllarına ait toplam cirosunun 1.275.606.427,00 TL, aynı dönemler için ödediği vergi tutarının 140.610,21 TL olduğu, şirketin 100 Kasa Hesabında tevsik zorunluluğuna uymayan yüksek tutarlı para giriş ve çıkışlarının bulunduğu, ayrıca ortaklardan alınan ve ortaklara verilen yüksek tutardaki borçların tamamının tevsik zorunluluğuna aykırı olarak 100 Kasa Hesabı kullanılarak gerçekleştirildiği, şirketin yurt dışından ithal ettiği ürünleri aldığı firmaların sıkıntılı olduğu tespitlerine dayanılarak, mükellefin 2015 ila 2018 yıllarında düzenlemiş olduğu faturalardan raporun 3.26 bölümünde yer alan belgelerin gerçek bir mal ve hizmet teslimine dayanmayan sahte faturalar olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Yukarıda yer verilen tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, davacı şirketin, 10.000,00 TL sermaye ile kurulduğu, düzenlenen görüş ve öneri raporunda paravan mükellef olduğu belirtilen şirketlerden olduğu ve aynı raporda ismi geçen mükelleflerin bir kısmı ile yüksek miktarlı ticari faaliyette bulunduğu, şirket tarafından yüksek cirolar elde edilmesine rağmen, yapılan yoklamalarda mükellefin anılan hasılatları yapabilecek fiziki kapasiteye, emtiaya ve ticari organizasyona sahip olmadığının tespit edildiği, mal ve hizmet alım satımı yapıldığı bildirilen mükelleflerin çoğunun hakkında sahte fatura düzenledikleri yönünde tanzim edilmiş raporlar veya olumsuz tespitler bulunan ilişkili şirketler olduğu, şirketin beyan ettiği matrahlara kıyasen ödenecek vergilerinin çok cüz'i miktarlarda çıktığı, 100 Kasa Hesabında tevsik zorunluluğuna uymayan yüksek tutarlı para hareketinin bulunduğu, şirketin %100 hissesine sahip olan kişilerin başka şirketlerde asgari ücretli olarak çalıştıkları, şirket yöneticisi Bülent Özdemir'in ortak veya yönetici olduğu diğer şirketlerin de sahte fatura düzenlediği hususları dikkate alındığında, davacı şirketin uyuşmazlık konusu dönemde tanzim ettiği faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan sahte belgeler niteliğinde olduğu ve olayda re'sen tarh sebebinin oluştuğu sonucuna varıldığından, aksi yönde verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Bu durumda, şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuna dayanılarak matrah takdir edildiği anlaşıldığından, Vergi Dava Dairesince, matrahın bulunuş biçimi bakımından bir değerlendirme yapılarak hangi tutarların ve oranların esas alındığının araştırılması suretiyle yeniden karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, geçici vergi asılları, üç kat oranında kesilen vergi ziyaı cezaları ve söz konusu cezalara tekerrür hükümlerinin uygulanması yönünden de yeniden değerlendirme yapılacağı tabiidir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 16/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.