T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/336
Karar No : 2023/1307
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Elektrik Üretim A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 23/11/2022 tarih ve E:2016/2618, K:2022/4351 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 110. maddesi uyarınca enerji dengesizlik tutarının hesabında kullanılan "k" ve "l" katsayılarının 01/05/2015 tarihinden itibaren "0,03" olarak uygulanmasına ilişkin …tarih ve …sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 23/11/2022 tarih ve E:2016/2618, K:2022/4351 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule yönelik itirazı geçerli görülmemiş,
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 1. maddesi, Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 1. ve 2. maddeleri ile dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki hâliyle 10. maddesinin birinci fıkrasına yer verilerek,
Sistem güvenirliğinin temin edilmesi amacıyla elektrik enerjisinin arz ve talebi arasında denge sağlanması için yürütülen faaliyetlerin, dengeleme mekanizmasını meydana getirdiği; üretim santrallerinde veya sistemde meydana gelen arızalar, elektrik arz ve talebinde öngörülemeyen durumlar, talebe ilişkin yanlış öngörüler vb. nedenlerle gerçek zamanda arz ve talep arasındaki dengenin sürekliliğinin sağlanması gerektiği, sistemin dengelenmesinin ise sistem işletmecisi olan TEİAŞ'ın sorumluluğunda olduğu,
Piyasa katılımcılarının enerji dengesizliğinden dolayı piyasa işletmecisine üstlendikleri mali sorumluluğun, Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 110. maddesinde enerji dengesizlik tutarı olarak düzenlendiği; enerji dengesizliği tutarının hesaplanmasına ilişkin anılan maddede yer alan formüldeki "k" ve "l" katsayılarının, en az üç ay öncesinden duyurulmak kaydıyla Kurul tarafından 0 ilâ 1 arasında belirlendiği; bu katsayıların dengesizliğe düşen taraflara sebep oldukları dengesizlik maliyetine ek olarak caydırıcı nitelikte maddi külfet de yüklenmesine imkân verdiği,
Mevcut durumda "k" ve "I" katsayılarının 0 olarak uygulanmasının, dengesizliğe düşen taraflara, sebep oldukları maliyeti karşılama yükümlülüğünün dışında ek bir külfet getirmediği gibi, paranın zaman değeri ve faiz oranları da dikkate alındığında, dengesizlikten kazanç sağlama imkânı da sunduğu; gün içi piyasasında gerçekleştirilen alış-verişin avans ödemelerinin avans döneminin sonunda, yani ertesi gün yapıldığı dikkate alınırsa, avans ödemelerinden alınan paranın yaklaşık iki ay kadar finansman kaynağı olarak kullanılabildiği,
Bu kapsamda, dengesizlik bedelinin finansal kâr amacına dönüşerek kötüye kullanımının engellenmesi ve bir miktarda caydırıcı hâle gelmesini sağlamak üzere "k" ve "l" katsayılarının 0,03 olarak uygulanmasına karar verildiğinin anlaşıldığı zira Ekim 2014 itibarıyla dengesizlik oranının aylık %6 - %7 olarak yüksek bir seviyede devam ettiğinin görüldüğü,
Diğer taraftan, davacı şirket tarafından, üretebileceği enerji miktarının önceden tahmini mümkün olan termik, doğal gaz santralleri ile tahmini güç olan rüzgâr enerji santrallerinin aynı katsayıya tâbi tutulmasının haksız rekabet oluşturacağı ileri sürülmüş ise de, Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği gereğince farklı enerji kaynaklarına dayalı üretim tesislerinin kendi aralarında dengeden sorumlu gruplar oluşturarak enerji dengesizliklerini azaltma imkânına sahip olduğu; kaldı ki, rüzgâr enerji santrallerinin termik ve doğal gaz santrallerine kıyasla daha düşük işletme maliyetine katlanmakta olduğu, "k" ve "l" katsayılarına ilişkin olarak rüzgâr enerji santrallerine istisna tanınması durumunda diğer santrallerin aleyhine ek bir avantaj sağlanmış olacağı; şüphesiz bu durumun, 6446 sayılı Kanun'un rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasası oluşturulması amacına aykırılık teşkil edeceği,
Öte yandan, davacı şirket tarafından, "k" ve "l" katsayılarının "0,03" olarak uygulanacağı bilinseydi üretilen enerjinin 2015 yılında YEKDEM kapsamında değerlendirilerek zarara uğranılmamış olunacağının ileri sürüldüğü; dava konusu Kurul kararında yer alan "k" ve "l" katsayıları ile ilgili düzenlemenin Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği Değişiklik Taslağı çerçevesinde 11/08/2014 tarihinde kamuoyu görüşüne açıldığı, söz konusu taslakta "k" ve "l" katsayılarının 0,02 olarak uygulanmasının öngörüldüğü; şirketin taslağa ilişkin görüş ve değerlendirmelerini sunduğu 22/08/2014 tarihli yazısında, enerji dengesizlik katsayılarının 0,02 olarak uygulanması hâlinde rüzgâr enerji santrallerinin bu durumdan olumsuz etkileneceğinin belirtildiği ve uyuşmazlık tarihi itibarıyla 31/10/2014 tarihine kadar YEKDEM'e başvuru yapılabildiği dikkate alındığında, davacının bu iddiasına itibar edilmediği,
Bu itibarla, enerji dengesizlik bedelinin kredi finansman aracı olarak kötüye kullanımını engellemek ve piyasa katılımcılarının üretim tahminlerini daha öngörülebilir kılmak amacıyla "k" ve "l" katsayılarının artırıldığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Danıştay Savcısının düşüncesi ile ortak gerekçe oluşturularak karar verildiği ancak Danıştay Savcısının görüşünün de haksız ve hukuka aykırı olduğu; Danıştay Savcısı düşüncesinde ve karar gerekçesinde belirtilen kötü niyetli kullanıma ilişkin olarak; katsayılarda yapılan değişiklik ile kötü niyetli kullanıcıların bu sistemi bir kredi mekanizması gibi kullanmalarının önüne geçilmesinin amaçlandığının ifade edildiği fakat bu ifade ile gerçekler arasında bir çelişki olduğu; davanın reddi için ileri sürülen finansman sağlama iddiasının çürük ve gerçek dışı bir iddia olduğu; davalı Kurumun böyle bir düzenleme yapacaksa dahi bu düzenlemeyi 2015 yılı YEKDEM müracaatları öncesinde yapması gerektiği; 22/08/2014 tarihinde evrak kaydına giren dilekçe ile Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği Taslağının Geneli Üzerindeki Görüş ve Değerlendirmelerini beyan ettikleri ancak EPDK tarafından, olumlu ya da olumsuz bir cevap verilmediği için YEKDEM’e müracaat etmedikleri; davalı idare tarafından, sonradan kuralların değiştirildiği; zaten zor durumda olan Rüzgar Santrali yatırımcılarının böylece daha da zarara uğratıldığı; üretebileceği enerji miktarı önceden tahmini mümkün ve hatta kesin olan enerji santralleri (termik (kömür ve doğalgaz), hidrolik) ile tahmini çok güç ve asla tutturulamayacak olan Rüzgar Santralinin aynı kefeye konulmasının sadece kaynaklar arasındaki farkın göz ardı edilmesi değil, aynı zamanda Rüzgar santrali yatırımcısı açısından büyük bir haksızlık olduğu; dava konusu Kurul kararının gerekçesinin bilinmediği; bir idari işlem ile ulaşılması istenilen nihai sonucun kamu yararı olması gerektiği, dava konusu karar nedeniyle kamu yararı değil kamu zararı oluştuğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 23/11/2022 tarih ve E:2016/2618, K:2022/4351 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 08/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.