T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/3365
Karar No : 2023/3429
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Bakanlığı
... İdaresi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, iş akdinin 11/09/2015 tarihinde imzalanan ikale sözleşmesi ile sona erdirilmesi üzerine, kendisine iş güvencesi bedeli ve maaş farkı(rekabet etmeme ödemesi) adı altında ödenen tutarlardan kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen gelir (stopaj) vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile tahsil edilen tutarın kesinti tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; çalışma ilişkisini sona erdiren ikale sözleşmesi ile işveren tarafından davacıya yasal bir zorunluluk olmaksızın yapılan iş güvencesi ödemesinin ücret niteliğinde olmaması ve 193 sayılı Kanunun 25. maddesi uyarınca gelir vergisinden müstesna tutulması karşısında, davacıya yapılan bu ödeme üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmasında ve dava konusu işlemin buna ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği, söz konusu ödeme üzerinden tahsil edilen verginin kesinti tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte davacıya iadesi gerektiği; davacıya, işverenin faaliyette bulunduğu sektörde çalışmaması, pasif kalması yani rekabet etmemesi, işverenin ticari sırlarını ve gizli bilgilerini açıklamaması karşılığında verilmiş olan rekabet etmeme ödemesinin işverene verilen hizmetin ve çalışmanın devamı niteliğinde olması nedeniyle ücret olarak nitelendirilmesi gerektiğinden, bu tutar üzerinden kesilen gelir vergisinde ve dava konusu işlemin bu ödemeye isabet eden kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Davacı tarafından, adına yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğu, temyiz isteminin kabulü ve Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu ödemelerin ücret niteliğinde olduğu, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ve Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ :Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının, kararın, dava konusu işlemin maaş farkı(rekabet etmeme ödemesi) üzerinden kesilen gelir (stopaj) vergisine ilişkin kısmına dair hüküm fıkrasına yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, temyize konu edinilen kararın bu kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, kararın, dava konusu işlemin iş güvencesi bedeli üzerinden kesilen gelir (stopaj) vergisine ilişkin kısmının iptaline dair hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemi bakımından;
30/01/2019 tarih ve 30671 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 18/01/2019 tarih ve 7162 sayılı Kanunun 4. maddesi ile 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen geçici 89. maddede, 27/03/2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar üzerinden tevkif edilerek tahsil edilen gelir vergisinin, hizmet erbabının düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde tarha yetkili vergi dairelerine başvurmaları ve dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri şartıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanununun düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca red ve iade edileceği, bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere vazgeçilen davalarla ilgili olarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmeyeceği, hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunan iade talepleriyle ilgili olarak bu madde hükmünün uygulanmayacağı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığının yetkili olduğu kurala bağlanmış; bu kapsamda mükelleflere istisnai bir hak tanınmış ve 15/03/2019 tarih ve 30715 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 306 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile de söz konusu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacıya iş akdinin 11/09/2015 tarihinde imzalanan ikale sözleşmesi ile sona erdirilmesi üzerine ödenen tutarlardan gelir vergisi tevkifatı yapıldığı, davacı tarafından, söz konusu ödemelerin ücret niteliği taşımadığı ve gelir vergisinden muaf olduğu iddiasıyla Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığından 14/02/2020 tarihinde düzeltme talep edildiği, bu başvurunun reddi üzerine ... Vergi Mahkemesi nezdinde dava açıldığı, Mahkemenin merciine tevdi kararı üzerine şikayet başvurusunun zımnen reddedildiği, belirtilen düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ve tahsil edilen tutarın kesinti tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle de bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacı tarafından, yukarıda yer verilen maddede öngörülen 27/03/2018 tarihinden önce imzalanan ikale sözleşmesine istinaden kendisine yapılan ödeme üzerinden tevkif edilen gelir vergisinin iadesi istemiyle düzeltme şikayet başvurusunda bulunulduğu, başvurunun zımnen reddi tarihinde anılan maddenin yürürlükte olduğu görülmüş olup, uyuşmazlık hakkında, Gelir Vergisi Kanununun söz konusu geçici 89. maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, davacının iş akdinin 11/09/2015 tarihinde sona erdirildiği, davaya konu iş güvencesi bedeli ödemesinin, Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici 89. maddesinde iade kapsamında değerlendirileceği sayılarak belirtilen ödemelerden olduğu ve söz konusu ödeme üzerinden tevkif edilerek tahsil edilen gelir vergisinin iadesi için gerekli olan diğer şartların sağlandığı dikkate alındığında, düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair dava konusu işlemin buna ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu haliyle, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu işlemin iş güvencesi bedeli üzerinden kesilen gelir (stopaj) vergisine ilişkin kısmının iptaline dair hüküm fıkrasında, sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davalı idarenin, kararın, iş güvencesi bedeli üzerinden tahsil edilen gelir (stopaj) vergisinin kesinti tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine ilişkin kısmına dair temyiz istemine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz İncelemesi Üzerine Verilecek Kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanmasına karar verileceği hükmü yer almaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrasında, fazla veye yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihinden, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120. madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edileceği düzenlenmiştir.
Bakılmakta olan davada, her ne kadar iş güvencesi bedeli üzerinden fazladan tahsil edilen verginin kesinti tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmiş ise de, kesinti tarihinde davalı idarenin kusurunun bulunmadığı anlaşılmış olup, davacıya, idareye başvuru tarihinden düzeltme fişinin kendisine tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanacak tecil faizinin ödenmesi gerektiğinden, kararın faize ilişkin hüküm fıkrasının "iş güvencesi bedeli üzerinden tahsil edilen gelir vergisinin, idareye düzeltme başvurusunda bulunulan 14/02/2020 tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin maaş farkı (rekabet etmeme ödemesi) üzerinden kesilen gelir (stopaj) vergisine ilişkin kısmına dair hüküm fıkrasının ...'nın karşı oyu ile ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu işlemin iş güvencesi bedeli üzerinden kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen gelir (stopaj) vergisine ilişkin kısmına dair hüküm fıkrasının ...ve ...'in karşı oyları ile yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, iş güvencesi bedeli üzerinden kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen gelir (stopaj) vergisinin kesinti tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi ile birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrasının ise ...'ın karşı oyu ile 2577 sayılı Kanunun 49/1-(b) maddesi uyarınca düzeltilerek ONANMASINA,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, ... TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
6. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 12/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Davacı tarafından, iş akdinin 11/09/2015 tarihinde imzalanan ikale sözleşmesi ile sona erdirilmesi üzerine, kendisine iş güvencesi bedeli ve maaş farkı(rekabet etmeme ödemesi) adı altında ödenen tutarlardan kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen gelir (stopaj) vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile tahsil edilen tutarın kesinti tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddi yönünde verilen Vergi Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmiştir.
Davalı idarenin temyiz istemi yönünden;
Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu işlemin iş güvencesi bedeli üzerinden tahsil edilen gelir vergisinden kaynaklanan kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının aynı gerekçe ile onanması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının bu kısmına katılmıyorum.
Davacının temyiz istemine gelince;
Davacıya maaş farkı(rekabet etmeme ödemesi) adı altında yapılan ödemenin ücret niteliği taşımadığı, söz konusu ödeme üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmasının açık bir vergilendirme hatası olduğu, dolayısıyla tevkif edilen verginin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair dava konusu işlemin buna ilişkin kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı ve tahsil edilen verginin faiziyle birlikte davacıya iadesi gerektiği sonucuna varıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ve Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu işlemin rekabet etmeme ödemesi üzerinden tahsil edilen gelir vergisinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının bu kısmına da katılmıyorum.
(XX) KARŞI OY :
Davacı tarafından, iş akdinin 11/09/2015 tarihinde imzalanan ikale sözleşmesi ile sona erdirilmesi üzerine, kendisine iş güvencesi bedeli ve maaş farkı(rekabet etmeme ödemesi) adı altında ödenen tutarlardan kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen gelir (stopaj) vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile tahsil edilen tutarın kesinti tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddi yönünde verilen Vergi Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 23. maddesinde sayılmış ücretlerin, gelir vergisinden istisna edildiği; 25. maddesinde de maddede belirtilen tazminat ve yardımların gelir vergisinden müstesna olduğu, 61. maddesinin birinci fıkrasında, ücretin, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olduğu; ikinci fıkrasında, ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olmasının veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartıyla kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmeyeceği; 94. maddesinin birinci fıkrasının 1. bendinde, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç) 103 ve 104. maddelere göre tevkifat yapılacağı hükmü yer almaktadır.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinden anlaşılacağı üzere; ücret ve ücret sayılan ödemelerin ortak özelliği, bu ödemelerin çalışanın işverene bağlılığı ve hizmeti karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olmasıdır. Ayrıca yasal düzenlemelerde, ücret veya farklı ad altında ödenip ücret niteliği taşıyan ödemelerden tevkifat yapılacağı da belirtilmiştir.
Dava konusu kesintinin ait olduğu ikale sözleşmesi uyarınca davacıya iş güvencesi bedeli adı altında verilen tutar, davacının işe iade davası açmaması karşılığında ödenmiş olup, herhangi bir tazmin amacı taşımadığı gibi işsizlik sebebiyle yapılan bir ödeme de olmadığı, işverene bağlı ve hizmet karşılığı olarak yapılan bu ödemenin yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerine göre ücret sayılan ödemelerin ortak özelliğini taşıdığı, yasal olarak vergiden istisna edilmemiş olan ve sözleşme uyarınca bir edime dayalı olarak yapılan bu ödemenin ücret olarak vergilendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, anılan tutar üzerinden tevkif edilen gelir vergisinde ve dolayısıyla dava konusu işlemin buna ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ve Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iş güvencesi bedeli üzerinden kesilen gelir (stopaj) vergisine ilişkin kısmının iptaline ve bu ödeme üzerinden yapılan kesintinin tecil faiziyle birlikte iadesine ilişkin kısım yönünden istinaf başvurusunun reddine dair hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının bu kısmına katılmıyorum.
(XXX) KARŞI OY :
Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının, iş güvencesi bedeli üzerinden tahsil gelir (stopaj) vergisinin kesinti tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrasının aynen onanması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının, düzeltilerek onamaya ilişkin kısmına katılmıyorum.