T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/3367
Karar No : 2023/4038
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri …
Hukuk Müşaviri Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından; böbrek sancısı şikayetiyle başvurduğu Çiğli Devlet Hastanesinde yapılan böbrek taşı kırılmasına yönelik ameliyat sırasında üreter avülsiyonu (kopması) oluşmasında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek 50.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin, Danıştay Onuncu Dairesinin 29/09/2021 tarih ve E:2019/6628, K:2021/4419 sayılı bozma kararına uyularak tek hakimle verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 03/06/2009 tarihinde gerçekleştirilen üreterolitotomi ameliyatının sonuçlarının ve olası komplikasyonlarının davacıya anlatıldığına ve davacının da bu işleme rıza gösterdiğine dair yazılı ve imzalı aydınlatılmış onamının bulunmadığı, bu nedenle davacının aydınlatılma ve onay verme hakkının elinden alınmış olduğu, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinin yürütülen sağlık hizmetinin gereği gibi işletilmediği konusunda davacıda endişe ve üzüntüye yol açtığından davacının yaşadığı elem ve üzüntü nedeniyle oluşan manevi zararlarına karşılık uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle 25.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından; dava konusu olayda davacının böbrek taşı ameliyatına rıza gösterdiği, ameliyatın tıbbi kurallara uygun olarak tamamlandığı, hasta dosyasında yer alan onam formunda "kapalı safra kesesi (laparoskopik kolesistektomi)" yazılmış ise de; sevk formunda da belirtildiği üzere "URS+üreterolitotomi(Pnömatik Litotripor ile)" işleminin uygulandığı ve bu işlemin de davacı tarafından bilindiği, idare aleyhine manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı, hükmedilen manevi tazminat miktarının ise sebepsiz zenginleşmeye yol açacak şekilde fazla olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, hukuki dayanağı bulunmayan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Usul hükümlerine uygun olmayan İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacının, 02/06/2009 tarihinde üreter (böbrek) taşı tanısıyla İzmir Çiğli Devlet Hastanesine yatışı yapılmıştır. Bir gün sonra üreter taşı ameliyatı (üreteroskopi ve üreterolitotomi) işlemi gerçekleştirilmiştir.
Ameliyat sırasında üreter avülsiyonu (kopması) meydana gelmiştir. Bunun üzerine davacı Dokuz Eylül Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesine sevk edilerek gerekli tedavi ve girişim amaçlı üroloji kliniğine yatırılmıştır. Genel durumunun iyi olması üzerine davacı önerilerle taburcu edilmiştir.
Taburcu olduktan sonra şikayetlerinin geçmediğini ifade eden davacı, 09/09/2009 tarihinde aynı hastaneye başvurmuştur. Bir gün sonra üreterin ince bağırsak parçası vasıtasıyla mesaneye dikilmesi işlemi gerçekleştirilmiştir.
Davacı tarafından, 03/06/2009 tarihinde yapılan ameliyatta hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek manevi tazminat ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Tek Hâkimle Çözümlenecek Davalar" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, konusu belli parayı içeren idari işlemlere karşı açılan iptal davaları ile tam yargı davalarının idare mahkemesi hâkimlerinden biri tarafından çözümleneceği kurala bağlanmış; Ek 1. maddesinde ise, bu Kanun'un tek hâkimle çözümlenecek davalara ilişkin 7. maddesindeki parasal sınırların; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı ve her takvim yılı başından geçerli olmak üzere uygulanan parasal sınırların artışının, artışın yürürlüğe girdiği tarihten önce idare ve vergi mahkemelerince nihai olarak karara bağlanmış davalar ile Danıştayın bozma kararı üzerine kararı bozulan mahkemece yeniden bakılan davalarda uygulanmayacağı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan kurallardan, konusu belli bir miktarda paraya ilişkin olan iptal veya tam yargı davalarının idare ve vergi mahkemelerince karar verildiği tarih itibarıyla o yıl için belirlenen parasal sınırı aşmaması hâlinde tek hâkim tarafından çözümleneceği ve Danıştay'ın bozma kararı üzerine kararı bozulan mahkemelerce yeniden bakılan davalarda bu kuralın uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle davalı idareye karşı açılan davada, uyuşmazlığa konu miktarın, yeniden değerleme oranıyla 2015 yılı için belirlenen 30.000,00-TL tutarındaki tek hakim parasal üst sınırını geçmesi nedeniyle İdare Mahkemesince heyet halinde karar verildiği, kararın davalı tarafından temyiz edildiği, Dairemizin bozma kararı sonrasında uyuşmazlığa konu miktarın 2023 yılı için belirlenen 171.000,00 TL tutarındaki tek hakim parasal sınırının altında kalması üzerine temyize konu kararın tek hakim tarafından verildiği ve anılan kararın davalı idare tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
Danıştay'ın bozma kararı üzerine, kararı bozulan mahkemece yeniden bakılan davalarda tek hakim sınırının uygulanmayacağı dikkate alındığında, Mahkeme kararının heyet tarafından verilmesi üzerine, kararın bozulmasından sonra verilecek kararın da heyet halinde verilmesi gerektiği açık olup; anılan kararın tek hakim tarafından verilmesinde usûl kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. ... İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/06/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.