T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/338
Karar No : 2023/846
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1-…
2-…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 26/10/2022 tarih ve E:2022/5928, K:2022/9024 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 15/12/2012 tarih ve 28498 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un Uygulama Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrasının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 26/10/2022 tarih ve E:2022/5928, K:2022/9024 sayılı kararıyla;
Dava dilekçesinde; davacıların İzmir ili, Gaziemir ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazda bulunan arsaya hissedar oldukları, arsa üzerindeki (hissedar olunmayan) yapı hakkında ise 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı kararı alındığı, riskli yapı kararı ile kat malikleri toplantısı hakkında kendilerine hiçbir bildirimde bulunulmamasına rağmen, kat malikleri toplantısı ile arsa payı karşılığı gayrimenkul inşaat sözleşmesi imzalanan şirket tarafından kendilerine ihtarname gönderilerek, sözleşmeye taraf olunması, aksi takdirde arsa payının satılacağının ihtar edildiği, davacıların kat karşılığı sözleşmesine taraf olmaması üzerine ise, İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı kararı ile arsa payının 25/04/2022 günü satılacağının bildirildiği, söz konusu bu işlemin 6306 sayılı Kanun'un Uygulama Yönetmeliğine dayalı olduğunun öğrenilmesi üzerine bu davanın açıldığı; riskli yapı kararı ile kendi arsa payları hakkında izinsiz tasarrufta bulunularak, mülkiyet haklarına tecavüz edildiği belirtilerek, 15/12/2012 tarih ve 28498 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un Uygulama Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrasının iptalinin talep edildiği,
Dava konusu edilen Yönetmelik'in 7. maddesinin 6. fıkrasında, riskli yapı kararlarına karşı yapı maliklerince yapılacak itirazların süresi ve itiraz mercine ilişkin düzenlemelere yer verildiğinin anlaşıldığı,
Bu durumda; dava konusu edilen Yönetmelik'in ilgili maddesinin riskli yapı kararlarına karşı yapı maliklerince yapılacak itirazların süresi ve itiraz mercine ilişkin düzenlemeler içerdiği, iptal davasına dayanak oluşturan davacılar hakkında düzenlenen uygulama işleminin ise riskli yapı kararı sonrası arsa paylarının satışına ilişkin olduğu, uygulama işlemine yönelik düzenleme içermediği anlaşıldığından, anılan maddenin iptali istemine ilişkin olarak davacıların hukuki menfaatlerinin bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, riskli yapı şerhini aldıran ve bu karara dayalı olarak zincirleme nitelikte olmak üzere dava dışı şirket tarafından dayatılan haksız ve hukuka aykırı sözleşmeyi imzalamaktan belirsizlikler nedeniyle imtina ettikleri için hisselerinin Yönetmelik uyarınca zorla satıldığı, hisselerin satışının durdurulması ve idari işlemin iptali için açtıkları davaların da iptali istenen Yönetmelik maddesinde öngörülen satışın dayanağı riskli yapı kararına karşı itiraz ve dava hakkının kullanılmamış olmasından dolayı sonuçsuz kaldığı, bu nedenle dava konusu Yönetmelik hükmünün iptalini istemekte menfaatlerinin bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemlerin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacıların temyiz istemlerinin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 26/10/2022 tarih ve E:2022/5928, K:2022/9024 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Fazladan yatırılan … TL harcın istemi halinde davacılara iadesine,
4.Kesin olarak, 26/04/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.