Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/3397 E. , 2023/4902 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3397
Karar No : 2023/4902
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) :... Madeni Yağ İmalatı Toptan ve Perakende Satış Pazarlama İnşaat Nakliye Turizm Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) :... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, madeni yağ üretme taahhüdü ile indirimli özel tüketim vergisi oranıyla beyan edilerek satın alınan baz yağların basit karışımla veya doğrudan teslim edildiği, ancak üretimi taahhüt edilen ürün satılmış gibi gösteren muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı fatura düzenlendiğinden bahisle 2014 yılının Şubat ayının (1.) dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Kısmen bozma kararına uymak suretiyle, davacı adına 2013 yılının Ocak ayının (2.) dönem için 260.140,00.-TL tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun olay tarihindeki yürürlükte bulunan şekliyle 376. maddesi uyarınca yapılan bildirim üzerine yarısına indirildiği; ancak söz konusu maddedeki koşulların yerine getirilmemesi üzerine, ayrıca 130.070,00.-TL vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle, toplamda 260.140,00.-TL tutarında kesilen cezanın kesinleştiğinin anlaşıldığı, bu durumda; 2014 yılının Ocak ayının (1.) dönemi için üç kat kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmı (390.210,90.-TL), kesinleşen ceza tutarının (260.140,00.-TL) üzerinde olduğundan, lehe olan kanun hükmünün uygulanması yolundaki Ceza Hukuku genel ilkesi uyarınca, olay tarihinden sonra yürürlüğe giren 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinin değişik halinin uygulanması gerekmekte olup, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan bölümünün (260.140,00.-TL)'yi aşan kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan bölümünün (260.140,00.-TL)'yi aşan kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, cezalı tarhiyatın dayanağı olan vergi tekniği raporunda imalata ilişkin gerçek durumun tespit edilemediğinin açıkça belirtildiği, kanuni temsilcileri hakkında sahte belge kullanma ve düzenleme fiili yönünden açılan ceza davasında beraatlerine karar verildiği, adına fatura düzenlenen firmalar hakkındaki tarhiyatların vergi mahkemelerince iptal edildiği, bilirkişi incelemesine gidilmediği, kapasite raporunda belirtilen miktarın aşılmadığı, yapılan tespitlerin tahmin ve kanaate dayalı olması nedeniyle dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı; davalı idarece, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ :Davacının temyiz isteminin incelenmeksizin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin ise reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, bölge idare mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu yapılan kararın Dairemizin 08/12/2022 tarih ve E:2022/3220, K:2022/5015 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, usul hukukunda, dava açmakta olduğu gibi kanun yoluna başvurmada da, hukuki yarar bulunmalıdır. Diğer bir ifadeyle, kanun yoluna başvuranın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın bozulmasında korunmaya değer bir menfaatinin bulunması gerekir.
Temyize konu kararla; Dairemizin kısmen bozma kararına uyulmak suretiyle, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan bölümünün 260.140,00.-TL'nı aşan kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bu durumda, temyizen incelenerek bozulması istenilen kararda davacı aleyhine herhangi bir hüküm kurulmadığı, başka bir anlatımla, hukuki durumunu etkileyecek aleyhine bir kararın bulunmadığı dikkate alındığında, davacının temyiz isteminin esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Davacının TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
4. Davacı tarafından maktu karar harcı peşin yatırıldığından, maktu karar harcına hükmedilmesine gerek görülmediğine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.