T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/354
Karar No : 2023/1122
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Ankara ili, Polatlı İlçe Adliyesi'nde hizmetli olarak görev yapan davacının, Diyarbakır Adliyesi'nde görev yaptığı dönemde işlediği fiiller nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Danıştay Beşinci Dairesinin 23/11/2016 tarih ve E:2016/17971, K:2016/6714 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyulmayarak;
Davacı hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:… sayılı esasına kayıtlı olarak açılan kamu davası sonucunda, davacının suç işlemek amacıyla örgüt kurmak suçundan beraatine karar verilmiş ise de, bazı adli dosyalarda görevine girmeyen ve yetkili olmadığı bir işi yapabileceği ve yaptırabileceği kanaati uyandırarak yarar sağlamak suçunu işlediği gerekçesiyle iki ayrı olay için ayrı ayrı 1 yıl, 8 ay hapis ve 208 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Mahkeme kararlarının gerekçeleri ile herkesi bağlayıcı olduğu göz önüne alındığında, davacının bazı dava dosyaları ile ilgili olarak evrak safahatını öğrenip takibini sağladığının ve menfaat temin ettiğinin sabit olduğu, bu itibarla eylemine uyan 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi uyarınca, devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 08/03/2021 tarih ve E:2021/1915, K:2021/1078 sayılı kararıyla;
Disiplin hukukunun cezalandırma ilkeleri açısından ceza hukuku ile benzer özellikler taşımakta olduğu, kişilerin disiplin cezası ile cezalandırılabilmeleri için suç olarak belirlenmiş olan tutum ya da davranışın ilgilisi tarafından işlenilmiş olduğunun kesin ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde saptanması gerektiği,
657 sayılı Kanun'un disiplin cezalarını düzenleyen hükümleri uyarınca disiplin cezası verilebilmesi için, ilgililere isnat edilen ve disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin gerçekleştiğinin hukuken itibar edilebilecek somut delillerle ortaya konulması gerektiği disiplin hukukunun temel ilkelerinden olup, bu kapsamda ilgiliye isnat edilen fiilin sübut bulup bulmadığının yapılacak soruşturma ile ortaya konulması gerekmekte olduğu,
Davacının eylemi nedeniyle hazırlanan soruşturma raporu incelendiğinde; soruşturmanın konusunu "Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının … sayılı soruşturmasında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçundan şüpheli sıfatıyla soruşturulması nedeniyle disiplin suçu işlemek" eyleminin oluşturduğu, iddianameden kısaca söz edildiği, 6 kişinin ifadesine yer verildiği ve tanıkların davacının adliyedeki derdest işlerle ilgili olarak bilgi vermek suretiyle menfaat temin ettiğine ilişkin bir bilgilerinin olmadığını ifade ettikleri, davacının telefon görüşmelerine göre menfaat temin ettiği ve disiplin suçu işlediğine dair delil bulunduğu sonucuna varıldığından, disiplin cezası ile cezalandırılması gerektiği belirtilmekle birlikte, telefon konuşmalarının içeriğinde neler olduğu, hangi eylemiyle menfaat temin ettiği ya da disiplin suçu işlemiş olduğunun açıkça belirtilmediğinin görüldüğü,
Bakılmakta olan davada, davacıya atfedilen eylemlerin açık ve net olarak, ayrıca yeterli ve inandırıcı somut delillerle ortaya konulmaksızın hazırlanan soruşturma raporuna dayanılarak verilen disiplin cezasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Davacının anılan eylemlerinin hakkında yürütülen yargılamadan ve yargılamanın neticesinden bağımsız olarak idari soruşturma ile ortaya konulduğu ve idari soruşturma kararında soruşturma konusunun Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının … sayılı soruşturmasındaki eylemleri olduğunun da açıkça belirtildiği anlaşıldığından, davacıya atfedilen eylemlerin açık ve net olarak, ayrıca yeterli ve inandırıcı somut delillerle ortaya konulmadığından bahsedilemeyeceği, bu itibarla davacının eylemine uyan 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun olduğundan, davacının yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesi eklenmek suretiyle davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Yüksek Disiplin Kurulunca davaya konu eylemlerin tarafınca işlendiği hususunun şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulmadan karar verildiği, söz konusu olaya ilişkin olarak hazırlanan Soruşturma Raporu'nda yer alan telefon konuşmalarının içeriğinde neler olduğunun, hangi eylemleri ile menfaat temin ettiği ya da disiplin suçu işlemiş olduğunun açıkça belirtilmediği, isnat edilen fiil ile verilen ceza arasında orantının bulunmadığı belirtilerek davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile … İdare Mahkemesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/05/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.