T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/360
Karar No : 2023/3465
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … ve ... Birliği - …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı - …
VEKİLİ : Av. …
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : … Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Erzincan İli, İliç İlçesi, … Köyü Mevkiinde … Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan "Çöpler Kompleks Madeni 2. Kapasite Artışı ve Flatasyon Tesisi Projesi" için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen 07/10/2021 tarihli "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; Erzincan İli, İliç İlçesi, … Köyü Mevkii'nde yapılması planlanan projeye dair yapılacak madencilik faaliyetinin Dünyanın gelişmiş ülkelerinin standartlarında olduğu, ÇED raporunun konu ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun biçimde hazırlandığı, projenin çevreye olabilecek etkilerinin bilimsel ve teknik açıdan uygun yöntem ve yaklaşımlarla incelendiği, muhtemel olumsuz etkilerin ilgili standartlarda belirlenen sınırlara çekilmesi için planlanan ve uygulanan tedbirlerin/yaklaşımların uygun olduğu, işletme, rehabilitasyon ve kapatma ile izleme aşamalarında sistemin izlenmesine ilişkin yaklaşım ve uygulamaların yerinde ve yeterli olduğu, ÇED dosyasında verilen taahhütlerin ve alınacak önlemlerin bilimsel ve teknik kurallara uygun olarak verildiği, anılan projeye ilişkin olarak Bakanlıkça verilen dava konusu Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkemece iddialarına yönelik hiçbir inceleme ve değerlendirmede bulunulmaksızın yalnızca bilirkişi raporundan alıntılarla davanın reddine karar verildiği, Mahkemece resen belirlenen bilirkişi heyetinin meslek alanları ve uzmanlıkları itibarıyla uyuşmazlığı teknik yönden aydınlığa kavuşturabilmelerinin olanaklı olmadığı, uyuşmazlığın teknik yönden açıklığa kavuşturulabilmesi bakımından jeodezi ve fotogrametri, geomatik uzmanlık alanında harita ve kadastro mühendisi, meteoroloji mühendisi, biyolog, sosyolog, jeoloji mühendisi, şehir ve bölge plancısı bilirkişilerin de bilirkişi heyeti içerisinde yer alması gerektiği, mahkemenin projenin yer seçiminin değerlendirilmesini talep ettiği ancak bilirkişi raporunda bu hususta değerlendirme yapılmadığı, bilirkişi raporunun genelgeçer bilgiler ile ÇED raporunda yer alan ifadelerin tekrarından ibaret olduğu, teknik ve teorik açıdan hatalı ifade ve tespitler içeren bir nitelik taşıdığı, uyuşmazlığın teknik yönden aydınlatılabilmesi için yeterli olmadığı, uyuşmazlığın esasına ilişkin pek çok hususu değerlendirme dışı bıraktığı, tarafsızlıktan uzak, yanlı ifadeler içerdiği, dava konusu proje kapsamında yürütülecek faaliyetin kamu yararı taşımadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: 1 - Davalı tarafından; davacının temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği savununulmuştur.
2- Davalı yanında müdahil tarafından; davacının temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği savununulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, …'in 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin (i) bendi uyarınca Dairemizce keşif ve bilirkişi incelemesinin yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yolundaki usule ilişkin azlık oyuna karşın, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinin yeterli olmaması nedeniyle maddi olayın yeterince açıklığa kavuşturulmadığı kanaatine varıldığından, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Erzincan İli, İliç İlçesi, … Köyü Mevkiinde … Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan "Çöpler Kompleks Madeni 2. Kapasite Artışı ve Flatasyon Tesisi Projesi" için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen 07/10/2021 tarihli "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 2. maddesinde; çevresel etki değerlendirmesi, "gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmalar" olarak tanımlanmış; 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; "Çevresel etki değerlendirmesi raporu: Ek-1 listesinde yer alan veya Bakanlıkça "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir" kararı verilen bir proje için belirlenen Özel Formata göre hazırlanacak raporu, Çevresel etki değerlendirmesi raporu özel formatı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporunun hazırlanmasında esas alınmak üzere; Komisyon tarafından projenin önemli çevresel boyutları ile Halkın Katılımı Toplantısındaki görüş ve öneriler göz önüne alınmak suretiyle ek-3’teki Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatında belirtilen ana başlıklar altında ele alınması gereken konuları tanımlayan formatı, h) Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararını, ... ifade eder." olarak tanımlanmış, 6. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) (Değişik:RG-26/5/2017-30077) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." kuralına, 7. maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin Ek-III bölümünde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiş, Bölüm I: Projenin tanımı ve özellikleri; a) Proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, b) Projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri; Proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi (Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler, Projenin; a) Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, b) Sera gazı emisyon miktarının belirlenmesi ve emisyonların azaltılması için alınacak önlemler, c) Projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler, ç) İzleme Planı (inşaat dönemi), Bölüm IV: Halkın Katılımı; a) Projeden etkilenmesi muhtemel ilgili halkın belirlenmesi ve halkın görüşlerinin çevresel etki değerlendirmesi çalışmasına yansıtılması için önerilen yöntemler, b) Görüşlerine başvurulması öngörülen diğer taraflar, Notlar ve Kaynaklar; Ekler: Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası hazırlanmasında kullanılan bilgi ve belgeler ile raporda kullanılan tekniklerden rapor metninde sunulamayan belgeler, Proje için seçilen yerin koordinatları, Proje için belirlenen yer ve alternatiflerinin varsa; çevre düzeni, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, proje ile ilgili olarak daha önceden ilgili kurumlardan alınmış belgeler şeklinde düzenlemeler yer almıştır.
Diğer yandan; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde; "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." hükmü yer almış, 279. maddesinin 2. fıkrasında; bilirkişi raporunda, gözlem ve inceleme konusu yapılan maddi vakıalar, gerekçe ve varılan sonuçlarla, bilirkişiler arasında görüş ayrılığı varsa, bunun sebebinin bulunması gerektiği, azınlıkta kalan bilirkişinin, oy ve görüşünü ayrı bir rapor hâlinde de mahkemeye sunabileceği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; Erzincan İli, İliç İlçesi, … Köyü Mevkiinde … Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan "Çöpler Kompleks Madeni 2. Kapasite Artışı ve Flatasyon Tesisi Projesi" için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen 07/10/2021 tarihli "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, İdare Mahkemesince, Ziraat Mühendisi, Çevre Mühendisi, Kimya Mühendisi, Maden Mühendisi, İnşaat Mühendisi, Orman Mühendisi ve Hidrojeoloji Mühendisinden oluşan toplam yedi kişilik bilirkişi heyetiyle mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 17/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda; ÇED raporunda bahsedilen tedbir ve önlemler dikkate alındığında, yapılacak madencilik faaliyetinin Dünyanın gelişmiş ülkelerinin standartlarında olduğu, ilgili mevzuat ve bilimsel esaslar açısından kabul edilebilir düzeyde olduğu, konu ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun biçimde hazırlandığı, projenin çevreye olabilecek etkilerinin bilimsel ve teknik açıdan uygun yöntem ve yaklaşımlarla incelendiği, muhtemel olumsuz etkilerin ilgili standartlarda belirlenen sınırlara çekilmesi için planlanan ve uygulanan tedbirlerin/yaklaşımların uygun olduğu, işletme, rehabilitasyon ve kapatma ile izleme aşamalarında sistemin izlenmesine ilişkin yaklaşım ve uygulamaların yerinde ve yeterli olduğu yolunda kanaat bildirildiği ve Mahkemece anılan bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından, dava konusu proje ile birlikte tehlikeli niteliği bulunan atıkların depolandığı tesislerde evaporatör kullanımının söz konusu olacağı, siyanür havuzlarında biriken asit ve siyanürlü suyun buharlaştırılarak azaltılacağı, proses gereği atık barajlarına pompalanan siyanürlü atıkların, geçirimsiz olarak planlanan bu atık barajlarından oluşabilecek sızıntılar nedeniyle su kaynaklarına ve diğer kullanım alanlarına ulaşma olasılığı bulunduğu, dava konusu projeye konu bölgede bulunan aktif fay hatları ve depremsellik tehlikesinin de belirtilen durumların gerçekleşme sıklığını artırdığı, proje alanının çok farklı bitki örtüsü türünü aynı anda içeren; endemik bitki türlerinin ve galeri ormanlarının bulunduğu Mercan-Munzur Dağları Önemli Doğa Alanı (ÖDA) sınırları içinde bulunduğu, proje sahasının Fırat nehrine 350 metre mesafede olduğu, projenin, ekosisteminin bütünüyle tahribatına; tarım, orman ve mera alanlarının yok edilmesine; yaşamsal önemdeki su kaynaklarının ve bu kaynakları besleyen havzanın geri dönüşü imkansız zararlara uğramasına; çevre ve insan sağlığının uzun dönemli etkilere maruz kalmasına neden olacağı, kullanılmış ya da işletme sahasında gerek sızma gerek yağışlar ile toplanacak suların bertarafına ilişkin ÇED raporunda verilen kapasite değerinin doğru olmadığı, projenin hava kirliliğine etkisi bakımından yapılan değerlendirmede, faaliyet sahasında üretilen toz ve diğer gazlar açısından hesaplanan kirlilik dağılımları için kullanılan meteorolojik parametrelerin proje yerini temsil etmediği, halkın ÇED sürecine katılımının engellendiği iddialarının ileri sürüldüğü görülmektedir.
23/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ÇED raporunda "Proje kapsamında planlanan 2. kapasite artışı çalışmaları pasa depolama sahaları, yığın liçi tesisi genişlemesi ve ADT-I 'de kret seddesinin yükseltilmesi faaliyetlerini içermekte olup, söz konusu üniteler için yer seçimi çalışmaları 2008 ve 2014 ÇED Raporu çalışmaları ile değerlendirilmiştir. Bu rapor kapsamında yeni bir alan ve yer seçimi çalışması söz konusu değildir. 2. Kapasite artışı çalışmaları belirlenen proje sahası sınırları dahilinde yürütülecektir” ibaresinin bulunduğu, dolayısıyla proje yeri seçimi ile ilgili bir alternatif görülmediği, ÇED raporunda "2. kapasite artışı proje ömrünün 10 yıl olarak belirlenmiş olduğu, tesisin işletilmesi aşamasında oluşabilecek çevresel etkilerin; toz ve gürültü oluşumu, proses kaynaklı atık oluşumu, çalışacak personelden kaynaklanacak evsel nitelikli atıksu ve katı atık oluşumu olduğu, işletme süresince meydana gelecek atıkların, Çöpler Kompleks Maden İşletmesinde uygulanmakta olan atık yönetimi prosedürleri çerçevesinde ve mevzuat hükümlerine uygun olarak bertaraf edileceği, tesiste madencilik çalışmaları sırasında üç tür atık suyun meydana geleceği" nin belirtildiği, tesiste yapılacak çalışmalardan kaynaklanacağı belirtilen üç tür atık suyun sülfitli cevher kazanımı liç devresinden çıkan proses suyu, personel kaynaklı atık sular ve maden sahasına düşerek kontamine olan yağış suları ile maden sahasında toplanacak sızıntı suları olduğu, sülfitli cevher kazanımı liç devresinden çıkan proses suyu prosesinde yoğunlaştırıcıdan sonra proses suyu içerisindeki siyanürün, siyanür bozundurma ünitesi ile kimyasal olarak parçalanacağı veya duyarlı forma getirildikten sonra çözelti içerisindeki arsenik ve demir gibi ağır metallerin çöktürülerek, maksimum 9.000 ton/gün proses atığı içerisindeki katıların nihai olarak bertarafı amacıyla atık depolama tesisine iletileceği, atık depolama tesisinde içindeki katı maddeler çökeltildikten sonra suyun tekrar kullanım için tesise geri gönderileceği, kimyasal olarak parçalama işleminin raporda detaylı olarak anlatılmış olduğu, anlatılan yöntemlerin literatürde projede bahsedilen haliyle kabul görmekte olduğu, proje kapsamında atık depolama tesislerinde depolanan dekant suyunun yönetimi amacıyla daha kolay bir şekilde buharlaşmayı sağlamak, atık barajı kapasitesini azaltmak ve daha düşük proses suyu maliyetleri çıkartmak amacıyla mevcut ve planlanan atık depolama tesislerinin çevresine toplamda 10 adet evaporatör konumlandırılmasının planlandığı, ancak keşif sırasında, evaporatör kullanımının Bakanlığın görüş ve onayının alınmasından sonra kapasite artışı kapsamında izin dahilinde kullanılacağı yönünde bilgi verildiği, ÇED taahhüdü kapsamında tesis etrafında hidrojen siyanür detektörlerinin çalıştığının ifade edildiği, sahada istihdam edilen personelden kaynaklanan evsel atık suların sahada mevcut paket atık su arıtma tesisinde arıtılmakta ve Çöpler Deresine deşarj edilmekte olduğu, maden sahasına düşerek kontamine olan yağış suları ile maden sahasında toplanacak sızıntı sularının ise inşa edilecek endüstriyel atık su arıtma tesisinde arıtılarak Çöpler Deresine deşarj edileceği, proseste işletme aşamasında oluşacak su atıksu yönetiminin ÇED dosyasında irdelendiğinin ve alınacak önlemlerin belirlendiğinin görüldüğü, projeye konu alan ekosistem bütünlüğü içerisinde ele alındığında fauna bakımından bazı olumsuzlukların olmasının kaçınılmaz olduğu, alanda mevcut olduğu ileri sürülen endemik türler için gerekli önlemlerin alınacağının ÇED raporunda belirtildiği, fauna açısından yakın çevrede yeterli habitatların mevcut olduğu, proje sahasındaki faunaya olası etkilerin ortadan kaldırılması veya azaltılması için bazı basit çalışmaların yapılmasının yeterli olduğu, nitekim bu konuda gerekli önlemlerin ve önerilerin yapılmakta olduğunun anlaşıldığı, ÇED raporu kapsamında uzmanlar tarafından hazırlanmış bitkisel biyoçeşitlilik raporunda 57 familyaya ait 351 tür ve türaltı seviyede bitki taksonu olduğu, bunlardan 55'inin endemik tür olduğunun ifade edildiği, endemik türler haricinde kalan yakın çevrede doğal olarak bulunan flora elemanlarının kaldırılmasının telafi edilebileceği, keşif sırasında gerekli önlemlerin alındığının, rehabilitasyon çalışmalarının yapıldığının gözlendiği, proje sahasının Munzur Dağı Milli Parkı'nın devamı niteliğinde olduğu iddiasının, proje sahasının söz konusu alandan yaklaşık 60 km mesafede olması ve farklı ekolojik özelliklere sahip olması nedeniyle doğru olmadığı, ikinci kapasite artışı ile ilave edilecek alanların mevcut işletmenin çit sınırlarını değiştireceği, proje nedeniyle biyolojik çevre (flora ve fauna) açısından habitat ve arazi kaybı gibi doğrudan etkilerin mevcut çit sınırlarının genişlemesi sonucu eklenen yeni alanlarda da oluşabileceği belirtilmiştir.
Bilirkişi raporunda, projenin inşaat öncesi, inşaat ve işletme aşamasına ve kapanış sonrasında atık depolama tesislerine, pasa depo sahalarına doğal afet durumu, çığ, sel, kaya düşmesi, heyelan ve depremsellik hususlarına ilişkin olarak ÇED raporunda alınması öngörülen bilgi ve önlemlerin aktarıldığı, işletme, rehabilitasyon ve kapatma ile izleme aşamalarında hidrojeolojik sistemin izlenmesine ilişkin yaklaşım ve uygulamaların yerinde, yeterli ve uygulanabilir olduğu, tesis de oluşacak HCN emisyonlarının debi hesaplanmasının ve model çalışmasının tüm tesisler için Hava Kalitesi Değerlendirme Raporunda yapıldığı ve kontrol yöntemlerinin anlatıldığı, HCN ölçümlerinin tesis alanında ve çevresinde mevcut olduğunun 7 noktada 10 dakika aralıklılarla düzenli ölçüldüğünün ifade edildiği, mevzuatımızda HCN için dış ortam hava kalitesi sınır değeri mevcut olmadığı için Amerikan Resmi Endüstriyel Hijyenistler Konferansı (ACGIH) ve Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitüsü (NIOSH) tarafından belirlenen sınır limitlere göre değerlendirildiği, bu değerlendirmede de mevcut ölçüm değerlerinin hiçbir zaman sınır değerleri aşmadığının ifade edildiği, atık depolama tesisinin teknik yönden yeterli olduğu, söz konusu faaliyetin ülke ekonomisi ve istihdam üzerine olumlu yönde etki yapacağı, ÇED raporunda belirtilen flora ve fauna üzerindeki olumsuzlukların giderilmesi, ekosistem üzerindeki etkilerinin giderilmesine yönelik açıklamalar ve alınması gerekli önlemlerin yeterli olduğu tespitlerine yer verildiği görülmektedir.
Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, ÇED sürecinde verilen kararların iptali istemiyle açılacak davalarda, yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Ek III. maddesindeki unsurlar yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak incelenmesi esastır.
Bununla birlikte, ÇED süreci sonunda verilecek kararların yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişiler arasında bir çevre mühendisinin bulunması, diğer bilirkişilerin ise projenin ve bulunduğu çevrenin özelliklerine göre, proje tanıtım dosyasını veya nihai ÇED raporunu hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınmak suretiyle seçilmesi gerekmektedir. Nihai ÇED Raporunda veya proje tanıtım dosyasında onlarca uzmanın imzası bulunabildiğinden, birebir aynı sayıda ve aynı uzmanlık alanında olmasa dahi, yargılama usulü kurallarının elverdiği ölçüde, usul ekonomisi de gözetilerek bir denge kurulması, seçilecek bilirkişilerin projenin bulunduğu alana ve projeye yapılan itirazlara göre değerlendirilmesi zorunlu olan ana konu başlıkları bakımından yeterli uzmanlığa sahip olması, Nihai ÇED Raporunda veya proje tanıtım dosyasında yer alan kurum görüşlerine yer vermekten ziyade, taahhütlerin çevreye olabilecek etkilerinin teknik olarak incelendiği, tarafları tatmin edici ve adil bir yargılama yapılması açısından gerekliliktir.
Uyuşmazlıkta, Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunda, Mahkemece değerlendirilmesi istenilen hususlara ilişkin açıklamalara yer verildiği, ancak söz konusu açıklamalarda Mahkemece sorulan hususların davacının iddiaları da dikkate alınmak suretiyle bilirkişilerin uzmanlık alanları itibarıyla aydınlatılmasından ziyade ÇED raporundaki taahhüt ve bilgilere yer verilmekle yetinildiği, (örneğin projenin inşaat öncesi, inşaat ve işletme aşamasına ve kapanış sonrasında atık depolama tesislerine, pasa depo sahalarına doğal afet durumu, çığ, sel, kaya düşmesi, heyelan ve depremsellik hususlarına ilişkin olarak ÇED raporunda alınması öngörülen bilgi ve önlemler aktarılmakla yetinilmiş, evoporatör kullanımının planlandığı, tesis etrafında hidrojen siyanür dedektörlerinin çalıştığı belirtilmekle birlikte bunların çevreye olası etkileri değerlendirilmemiş, ÇED raporu kapsamında flora ve faunaya ilişkin olarak hazırlandığı belirtilen raporlarda yer alan tespit ve önlemler de değerlendirilmemiştir) ÇED raporunda verilmiş taahhütlerin yeterli ve gerçekçi olup olmadığı hususunda kanaat oluşturacak proje alanında yapılmış gözlem ve incelemelere dayalı somut ve teknik tespitlere yer verilmediği, davacının yukarıda yer verilen iddialarının değerlendirilmediği görülmektedir.
Yukarıda yer verilen bilgiler ışığında, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı sonucuna varıldığından, uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla, dava dilekçesi, savunma dilekçesi, bilirkişi raporuna itiraz ve temyiz dilekçelerindeki iddialar, nihai ÇED raporunu hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları ile yukarıda yer verilen hususlar da dikkate alınarak, dava konusu projenin gerçekleştirilmesinin, kamu yararı ve çevre dengesi gözetilerek çevresel açıdan oluşturabileceği muhtemel zararlar ile (nihai ÇED raporunda yer verilen taahhütlerin bilimsel olarak değerlendirilmesi yapılmak suretiyle) bu zararların alınacak önlemlerle giderilebilmesinin mümkün olup olmadığının, aralarında Çevre Mühendisi, Jeoloji Mühendisi, Ziraat Mühendisi, Kimya Mühendisi, Maden Mühendisi, İnşaat Mühendisi, Orman Mühendisi, Meteoroloji Mühendisi, Hidrojeolog, Biyolog (Flora-Fauna uzmanı) olmak üzere, gerekirse başka dallardan da öğretim üyeleri seçilerek oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetiyle mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi suretiyle düzenlenecek rapor dikkate alınarak, işin esası hakkında yeniden karar verilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, bakılan dosya ile Dairemizin E:2023/1138 ve E:2023/546 sayılı dosyalarında işbu dava konusu işlem ile aynı işlemin iptalinin istenildiği göz önünde bulundurulduğunda, Mahkemece anılan dosyalara ilişkin olarak birlikte ve aynı bilirkişi heyetiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle, hazırlanan bilirkişi raporlarında birbirleriyle çelişen tespit ve kanaatlere yer verilmesinin önüne geçileceği ve bu şekilde hazırlanan bilirkişi raporları hükme esas alınmak suretiyle verilecek Mahkeme kararının hem tarafların adalet duygusunu tatmin edeceği hem de tereddüte yer vermeyecek şekilde sonuca ulaşılmasını sağlayacağı açıktır.
Bu itibarla, yukarıda niteliği belirtilen bilirkişi raporuna dayanılarak davanın reddi yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 05/04/2023 tarihinde usulde ve esasta oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X)
Temyize konu İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyoruz.