T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/368
Karar No : 2023/2779
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Plastik Ve Kimyasal Maddeler Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2021/6 dönemine ilişkin olarak yurt dışındaki müşteriye hizmet sundukları ve yurtdışındaki şirketlerden komisyon aldıkları, Türkiye'ye ithal edilen mallara ilişkin yurtdışındaki şirketlerden alınacak komisyonun katma değer vergisinden istisna tutulması gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen beyanname üzerine tarh edilen katma değer vergisi tahakkuk işleminin iptali ve fazladan ödenen 256.076,00 TL tutarındaki katma değer vergisinin faiziyle birlikte iadesi ve 22.042,91 TL tutarındaki katma değer vergisinin devreden katma değer vergisi olarak dikkate alınması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davacının ihtirazi kayda konu ettiği faaliyetlerinin yurtdışı firmalara müşteri bulma ve aracılık yaparak yurtdışı ve yurt içi firmalar arasında bağlantı sağlamak şeklinde olması nedeniyle, söz konusu hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan aracılık mahiyetindeki bir hizmet olduğu, verilen bu hizmetten yurtdışındaki firmanın faydalandığının kabulü gerektiği, Türkiye'ye mal ithalinde, mal gönderen Türkiye kaynaklı hasılat elde etmişse de hasılatın Türkiye kaynaklı oluşunun gelirin Türkiye'de elde edildiği anlamına gelmediği, bu satıştan sağlanan kazanç Türkiye'de vergilendirilemediğine göre, yapılan ihracatın ihracatçıya sağladığı faydanın (gelir) ihracatçının bulunduğu ülkede gerçekleştiği, mala müşteri bulunması şeklindeki işlem yabancı firmanın satışını, dolayısıyla gelirini artırdığından gelirin elde edildiği ülkenin aynı zamanda hizmetten faydalanılan yer olması gerektiği, yurtdışındaki firma tarafından döviz karşılığı bedeli ödenen ve davacı tarafından verilen bu hizmet sonucunda hizmetten faydalanma noktasındaki şahsın yurtdışındaki firma olduğu ve yurtiçinde bu hizmetten faydalanıldığına ilişkin de dosyada herhangi bir bilgi, belge ve buna ilişkin inceleme olmadığı, davacı şirket tarafından verilen aracılık hizmetinin, 3065 sayılı Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca yurtdışındaki müşteriye verilen hizmet kapsamında olduğu ve bu döviz kazandırıcı hizmet ihracından yurtdışındaki firmanın faydalanacağının kabulü gerektiğinden dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, davacı tarafından, 22.042,91 TL tutarındaki katma değer vergisinin devreden katma değer vergisi olarak dikkate alınmasına karar verilmesi istenilmişse de, davalı idare tarafından, Mahkemenin iş bu kararının yerine getirilmesi sırasında, dava konusu katma değer vergisi tahakkuku terkin edildikten sonra, davacının katma değer vergisi beyan tablosu yeniden oluşturulurken, davacının 2021/6 dönemi katma değer vergisi beyannamesinde indirilecek katma değer vergisi olarak yer verdiği anlaşılan 22.042,91 TL'nin zaten dikkate alınacak olması karşısında, bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına gerek görülmediği, ihtirazi kayıtla ödenen dava konusu miktarın, tecil faizi ile birlikte iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacının faaliyetinin yurt dışında bulunan firmanın Türkiye'ye ihraç edeceği mallar için aracılık faaliyeti olduğu, yurt dışındaki şirketin bu faaliyet sebebiyle Türkiye'de ürünlerini satarak kazanç elde etme imkanına kavuştuğu, kaldı ki bahse konu aracılık hizmetinin esasen mal ithalatına dayandığı, bu sebeple oluşan tüm hasılatın Türkiye kaynaklı olduğu görüldüğünden dava konusu tahakkuk ve tahsilat işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 23/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.