T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/3731
Karar No : 2023/4350
DAVACI : ... Derneği
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA
DAVANIN_ÖZETİ : 06/05/2023 tarih ve 32182 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Saç Ekim Birimleri Hakkında Yönetmeliğin,
a) 8. maddesinin 3. fıkrasının,
b) 8. maddesinin 5. fıkrasında yer alan, "deri ve zührevi hastalıklar uzmanı ve medikal estetik sertifikasına sahip tabipler" ibaresinin iptali;
c) 9. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, "medikal estetik sertifikasına sahip tabiplerden/uzman tabiplerden" ibaresi ile "deri ve zührevi hastalıkları uzmanlarından" ibaresinin çıkartılması,
d) 9. maddesinin 3. fıkrasının "Saç ekimi uygulamasının kanal açma aşamasında yalnızca saç ekimi uygulayıcı sertifikasına sahip tabipler" yerine "sadece plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanları yapabilir." şeklinde düzenlenmesi istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 87. maddesi uyarınca karar veren Danıştay Nöbetçi Dairesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasında, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ve tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri olarak sayılmış; 2. fıkrasında, idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu; idari mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri hükümlerine yer verilmiş; Kanun'un 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış, 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde, otuz gün içinde anılan maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği hükmüne yer verilmiştir.
Dava dilekçesinin incelenmesinden, dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "medikal estetik sertifikasına sahip tabiplerden/uzman tabiplerden" ibaresi ile "deri ve zührevi hastalıkları uzmanlarından" ibaresinin çıkartılmasına; 9. maddesinin 3. fıkrasının "Saç ekimi uygulamasının kanal açma aşamasında yalnızca saç ekimi uygulayıcı sertifikasına sahip tabipler" yerine "sadece plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanları yapabilir." şeklinde düzenlenmesine karar verilmesi istemlerine yer verildiği, bahsi geçen düzenlemelere yönelik dilekçenin hiçbir yerinde iptal isteminde bulunulmadığı gibi idari işlem niteliğinde yargı kararı verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Bu haliyle, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun biçimde düzenlenmediği sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda; idari yargı yetkisinin sınırları içerisinde olmayan istemlerde bulunulmadan ve idari işlem veya eylem niteliğinde hüküm kurulması da talep edilmemek üzere dava konusu edilmek istenilen Yönetmelik hükümleri tereddüte mahal vermeyecek biçimde belirtilmek; dilekçenin konu, içerik ve sonuç bölümleri çelişkili olmayacak şekilde açıklanmak suretiyle, 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle davanın açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde yukarıda belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 3. maddeye uygun şekilde düzenlenecek dilekçe ile harç yatırılmaksızın yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE
2- 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceğinin davacıya bildirilmesine,
3- Davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına ve kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 03/08/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.