T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3748
Karar No : 2023/3656
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi 6. sınıf öğrencisi iken, "Yükseköğretim kurumundan çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işleme karşı açtığı davada ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine, söz konusu işlemin hukuka aykırılığı nedeniyle iş hayatına daha geç atılmasından kaynaklı yoksun kaldığı maddi kazanımlar gerekçe gösterilerek ileride ıslah edilmek üzere şimdilik 1000,00-TL maddi zararının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:.., K:… sayılı kararda; somut olayda, idarenin tazminle yükümlü tutulmasına yol açacak ağırlıkta idareye atfı kabil bir kusurun varlığından söz etmeye olanak bulunmadığı gibi faraziyeye bağlı ve ihtimaller üzerinden zarar hesaplaması yapmanın da maddi zararın tekemmülüne cevaz vermeyeceği açık olduğundan, davacının maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu edilen kararın hüküm fıkrasında da kararın kesin olduğunun belirtildiği öte yandan davanın konusunun 1.000,00-TL olduğu ve dokuz bin Türk lirasını geçmediği görüldüğünden, kesin olan karara karşı istinaf kanun yoluyla incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine kesin olarak karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, Mahkeme kararının eksik inceleme sonucu kurulduğu ve asıl dava değeri göz ardı edilerek belirsiz alacak davası şeklinde açılan ve şimdilik 1000,00-TL gösterilen dava değeri dikkate alınarak tek hakimle dosyanın incelenerek karar bağlanmasında ve kanun yoluna başvuruda kesinlik sınırının belirlenmesinde asıl dava değerin değil de sonradan ıslah edilmek üzere şimdilik belirlenen değerin dikkate alınmasının hukuka aykırı olduğu, Mahkemece tutarın ıslah edilmesi için taraflarına herhangi bir süre verilmediği, kanun yoluna başvurularda kesinlik sınırının davanın açıldığı tarihte gösterilen değere göre değil asıl alacak değerine göre belirlenmesi gerektiği, dava konusu edilen tutarın asıl değerinin de temyiz kesinlik sınırının üzerinde olduğu belirtilerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz."
3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; konusu yüz bin Türk lirasını (anılan Kanunun Ek 1. maddesine göre 2023 yılı için 238.730-TL) aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin tek hakim sınırı dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf
incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin nitelikte olduğu görülmektedir.
Bakılan olayda, Mahkeme kararıyla iptal edilen işlem sebebiyle mahrum kalınan parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davaya konu edilen parasal miktarın, Bölge İdare Mahkemesi kararı tarihinde güncel istinaf ve temyiz parasal sınırlarının altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın, İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. ve 46. maddelerine göre istinaf ve temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 07/07/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.