T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/381
Karar No : 2023/3158
TEMYİZ EDENLER:
1-(DAVACI) : … Alkollü İçecek Sanayi ve Ticaret AŞ.
VEKİLİ: Av. …
2-(DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 20/12/2022 tarih ve E:2021/1506, K:2022/4842 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, mülkiyeti uhdesinde kalmak kaydıyla etil alkol ve alkollü içki fabrika ve üretim tesislerinin tüm müştemilatı ile birlikte … Alkollü Alkolsüz İçecek Sanayi Ticaret AŞ.'ye "kiralama yoluyla işletme hakkının devri" için izin verilmesi istemiyle yapılan 14/12/2020 tarihli başvurunun reddine ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığının … tarih ve … sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olarak gösterilen mülga Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulunun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 20/12/2022 tarih ve E:2021/1506, K:2022/4842 sayılı kararıyla;
4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nun 35. maddesi ile Alkol ve Alkollü İçki Tesislerinin Haiz Olmaları Gereken Teknik Şartlar, Kurulmaları, İşletilmeleri ve Denetlenmelerine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in "Devir izni ve tasfiye" başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasına yer verilerek,
Mülga Kurulun 09/09/2015 tarih ve 9783 sayılı kararı yönünden;
Kurul tarafından yapılan davaya konu düzenlemenin, alkollü içki üretim tesislerinin kiralanması hususuna yönelik genel ve objektif kurallar içerdiği, sektördeki işletmeler bakımından devir süreçlerine ilişkin öngörülebilirliği ve yeknesaklığı sağlamaya yönelik olduğu anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı,
Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığının … tarih ve .. sayılı işlemi yönünden;
Anayasa'nın 48. maddesi uyarınca, herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu, özel teşebbüsler kurmanın serbest olduğu, Devletin, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alacağı belirtilerek çalışma ve teşebbüs hürriyetinin güvence altına alındığı,
Çalışma hürriyetinin bir parçası olan özel teşebbüs hürriyetinin de her gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin tercih ettiği alanda iktisadi-ticari faaliyette bulunmak üzere teşebbüs kurabilmesini, dilediği meslekî faaliyete girebilmesini ve faaliyetiyle mesleğini devletin veya üçüncü kişilerin müdahalesi olmaksızın dilediği biçimde yürütebilmesini güvence altına aldığı,
Anayasa'nın 13. maddesinde de, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı belirtildiğinden, teşebbüs hürriyetine sınırlama getiren kanunî düzenlemelerin Anayasa’da öngörülen sınırlama sebebine uygun ve ölçülü olması gerektiği,
Anayasa Mahkemesi'nin birçok kararında, Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti ilkesi ile devletin tüm faaliyetlerinde hukukun egemen olmasının amaçlandığı, bu amacın gerçekleşmesinin, konulacak kurallarda adalet ve hakkaniyet ölçütlerinin göz önünde tutulması ile mümkün olacağı, hukuk güvenliğinin, yazılı hukuk kurallarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm işlem ve eylemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kıldığının belirtildiği,
Hukuk devletinin en önemli unsurlarından biri de ölçülülük ilkesi olup, bu ilkenin, amaç ve araç arasında hakkaniyete uygun âdil bir dengenin bulunması gereğini ifade ettiği, idarelerce tesis edilen işlemlerin, kamu yararının sağlanması amacına yönelik, objektif, âdil ve ölçülü olmasının hukuk devleti olmanın gereği olduğu,
Bu nedenle, idarelerin, takdir yetkisine sahip oldukları ya da bir değerlendirme yapma durumunda bulundukları her bir somut olayın özelliklerini göz önüne alarak konuyu değerlendirmesi, yaptıkları düzenlemelerde ve tesis ettikleri işlemlerde, kendilerine tanınan takdir yetkisini, kanunların sınırları içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak ve ölçülülük ilkesini dikkate alarak kullanması gerektiği,
Dosya incelendiğinde, davacının, alkollü içki üretim tesislerini markaları ve müşteri portföyü ile birlikte kül hâlinde … Alkollü Alkolsüz İçecek Sanayi Ticaret A.Ş.'ye kiralama yoluyla işletme hakkını devretmek amacıyla davalı idareye izin için başvurduğu, anılan başvuru üzerine davalı idarece, sadece tesis binası, müştemilatı ve varsa beton küvler gibi ayrılmaz parçaları ile birlikte kiralanmasına izin verildiği, üretim ekipmanlarının kiralanmasına ise izin verilmediği, bu kararın gerekçesi olarak da … tarih ve … sayılı Kurul kararının gösterildiğinin anlaşıldığı,
Mülga Kurulun “Alkollü içki üretim tesislerinin kiralanması” hususuna yönelik aldığı … tarih ve … sayılı kararında, alkollü içki üretim izni sahibi firmalara ait fabrika, imalathane veya ticari işletmelerin veya bu gibi yerlerin işletme hakkının ya da şirket hisselerinin üçüncü kişilere devredilebilmesi ve kiralanabilmesinin önünde yasal bir engel bulunmadığı, mevcut tesis binası, müştemilat ve varsa beton küvler gibi ayrılmaz parçaları ile birlikte bir bütün hâlinde üretim izni belgesinin geçerlik süresi olan 5 yıl ve katları şeklinde kiralanabileceğinin açıkça belirtildiği,
Her ne kadar Kurul kararında, üretim ekipmanı kiralık olan firmalara söz konusu ekipmanları satın almaları hususunda bildirimde bulunulmasına karar verilmiş ise de, üretim ekipmanı kiralık olan firmalara yönelik üretim ekipmanlarını satın almaları hususunda yazılacak yazının yasal bir dayanağının bulunmadığının da anılan Kurul kararında açıkça belirtildiği,
Dairelerinin 21/06/2021 tarihli ara kararıyla davalı idareye, davacı şirketin, alkol ve alkollü içki üretim tesisini, "fabrika binası, müştemilatı, üretim ekipmanları, markaları ve müşteri portföyü" ile birlikte bir bütün hâlinde kiralama talebinin reddedilmesinin somut gerekçelerinin, tesis binası ve müştemilatının kiralanmasına izin verilirken üretim ekipmanlarının kiralanmasına izin verilmemesinin nedenlerinin sorulmasına karar verilmişse de, davalı idarece verilen cevapta, ara kararda istenilen hususlara cevap verilmediği, alkollü içki tesislerinin haiz olmaları gereken şartlara ilişkin mevzuata yer verilerek, üretim ekipmanlarının izin sahibi firmaya ait olması gerektiğinin belirtildiği,
Anayasa uyarınca sözleşme özgürlüğünün sınırlanabilmesinin, ancak kanunla mümkün olduğu, alkol veya alkollü içki üreten işletmelerin üretim ekipmanları ile birlikte üçüncü kişilere kiralama yoluyla devrini yasaklayan bir mevzuat hükmü bulunmadığı gibi 4250 sayılı Kanun'da alkol veya alkollü içki üretim izni sahibi firmalara ait işletmelerin veya bu gibi yerlerin işletme hakkının üçüncü kişilere devredilebilmesinin Kurum izniyle mümkün olduğunun belirtildiği, bu nedenle, idarî bir işlemle işletmeyi devir hakkına sınırlama getirilmesinin, Anayasa'da güvence altına alınan sözleşme özgürlüğüne aykırı olduğu,
Türk Ticaret Kanunu uyarınca, ticari işletme, bir bütün hâlinde devredilebileceği ve diğer hukukî işlemlere konu olabileceği, bu kuralın, ekonomik bir değer olarak bütünlük teşkil eden ticari işletmenin aktif ve pasifiyle birlikte devrini amaçladığı, böylece ticari işletmenin ekonomik değerinin korunduğu, bu nedenle, ticari işletmelerin devrinde tesis binası ve üretim ekipmanları ayrımına gidilmesinin ticari işletmenin bütünlüğü ilkesine aykırı olduğu,
Bu itibarla, davacı şirket tarafından, alkol ve alkollü içki üretim tesisinin kül hâlinde … Alkollü Alkolsüz İçecek Sanayi Ticaret AŞ.'ye "kiralama yoluyla işletme hakkının devri" için izin verilmesi istemiyle yapılan 14/12/2020 tarihli başvurunun reddine ilişkin davalı idarenin … tarih ve … sayılı işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı,
Öte yandan, … tarih ve … sayılı Kurul kararının, Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin dayanağı olarak gösterilmesi nedeniyle dava konusu edildiği, davalı idarenin hatalı değerlendirmesi nedeniyle iptali istenen dava konusu Kurul kararı bakımından davanın kısmen reddine karar verilmesi hâlinde davacı şirket aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinden sorumluluk" başlıklı 326. maddesinde yer verilen, "Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." kuralı göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu … tarih ve … sayılı Kurul kararının esasına yönelik bir irdeleme yapılarak anılan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacı şirket tarafından ileri sürülen aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi yönündeki iddianın geçerli olmadığı gerekçesiyle,
Mülga Kurulun … tarih ve … sayılı kararı yönünden davanın reddine, Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptaline karar verilmiş, yargılama gideri yarı yarıya paylaştırılarak, karşılıklı olarak vekalet ücretine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, … tarih ve … sayılı Kurul Kararı ile sadece tesis binası, müştemilat ve varsa beton küvler gibi ayrılmaz parçaları ile birlikte bir bütün halinde kiralanmasına izin verilmesi, üretim ekipmanlarının kiralanmasına ise izin verilmemesi nedeniyle, davacının kiralama yoluyla devir talebinin uygun görülmediği; alkollü içkilerin hassas ürünler olması ve piyasa güvenliği nedeniyle, sadece tesis binası, müştemilat ve varsa beton küvler gibi ayrılmaz parçaları ile birlikte bir bütün halinde kiralanmasına izin verilmesi, üretim ekipmanlarının ise kiralanmasına alkol üretiminin insan ve toplum sağlığı açısından önemi nedeniyle izin verilmemesi gerektiğinin değerlendirildiği ileri sürülmektedir.
Davacı tarafından, dava konusu işlemin kendilerine tebliğini takiben, işlem gerekçesini oluşturan Kurul Kararının Resmi Gazete'de yayımlanıp yayımlanmadığı, yayımlanmış ise tarihinin bildirilmesi, yayımlanmamış olması halinde ise bir örneğinin kendilerine verilmesi talep edildiği halde Kurul Kararının herhangi bir yerde yayımlanmadığı, ancak sözü edilen kararın bir örneğinin de verilemeyeceği ifade edildiğinden, içeriği ve kapsamı bilinmeyen ve öğrenilemeyen bu düzenleyici işlemin dava konusu yapılmak zorunda bırakıldığı; davanın reddedilen kısmına yönelik davanın açılmasına davalı idare sebebiyet verdiğinden, bu kısma ilişkin yargılama giderleri ve davalı lehine hükmolunan vekalet ücreti yönünden kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirket, Antalya Organize Sanayi Bölgesinde, mülkiyeti kendisine ait arazi üzerinde kurulu üretim tesisinde alkol ve alkollü içki üretimi yapmakta iken alkollü içki sektöründe hakim durumda olan yabancı bir firmanın Rekabet Kurulu kararlarına da konu olmuş rekabete aykırı davranışları nedeniyle ve bu firmayla rekabet edememeden dolayı üretim ve satış faaliyetlerini kısıtlamak zorunda kaldığı gerekçesiyle üretim tesislerini (ticari işletmesini) markaları ve müşteri portföyü ile birlikte bir bütün hâlinde kiralama usulüyle işletme hakkını devretmek amacıyla, davalı idareye, 14/12/2020 tarihinde, işletmeyi kiralayacak şirket ile birlikte tüm belgeleri de ibraz etmek suretiyle başvurmuştur.
Davalı idarece, … tarih ve … sayılı olur ile mülga Kurulun … tarih ve … sayılı kararında sadece tesis binası, müştemilat ve varsa beton küvler gibi ayrılmaz parçaları ile bir bütün halinde kiralanmasına izin verilmesi, üretim ekipmanlarının kiralanmasına ise izin verilmemesi nedeniyle, başvurunun uygun bulunmadığı … tarih ve … sayılı işlemle davacıya bildirilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından … tarih ve … sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olan … tarih ve … sayılı Kurul kararının iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Bütünlük ilkesi" başlıklı 11. maddesinin 3. fıkrasında;
"Ticari işletme, içerdiği malvarlığı unsurlarının devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Aksi öngörülmemişse, devir sözleşmesinin duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret unvanı ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletmeye özgülenen malvarlığı unsurlarını içerdiği kabul olunur. Bu devir sözleşmesiyle ticari işletmeyi bir bütün hâlinde konu alan diğer sözleşmeler yazılı olarak yapılır, ticaret siciline tescil ve ilan edilir." hükmü,
4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nun 35. maddesinde;
"İspirto ve ispirtolu içki fabrika, imalathane, imlahane ve ticarethaneleriyle bu gibi yerleri işletmek hakkı inhisar idaresinden müsaade alınmaksızın başkasına devredilemez." kuralı,
Alkol ve Alkollü İçki Tesislerinin Haiz Olmaları Gereken Teknik Şartlar, Kurulmaları, İşletilmeleri ve Denetlenmelerine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in "Devir izni ve tasfiye" başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasında;
"Alkol veya alkollü içki üretim izni sahibi firmalara ait fabrika, imalathane, imlahane veya ticari işletmelerin veya bu gibi yerlerin işletme hakkının ya da şirket hisselerinin, üçüncü kişilere devredilebilmesi Kurum iznine tabidir." hükmü,
Etil Alkol ve Metanolün Üretimi ile İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in "Devir" başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasında;
"Etil alkol üretim ve faaliyet uygunluk belgesini haiz tesisin mülkiyet hakkının bir bütün halinde devri, bu tesislerin bir bütün halinde kiralanmak suretiyle işletme hakkının devri ve tüzel kişiliği haiz tesisin şirket hisselerinin mevcut şirket ortakları haricinde üçüncü kişilere devri Bakanlık iznine tabidir..." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının temyiz istemi yönünden;
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı bir karar verilmesi
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda belirtilen Danıştay Onüçüncü Dairesi kararının, davanın reddedilen kısmına ilişkin yargılama giderleri ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin temyiz istemi yönünden;
Türk Ticaret Kanunu'nda ticari işletmenin, bir bütün hâlinde devredilebileceği ve diğer hukukî işlemlere konu olabileceği düzenlenerek, ekonomik bir değer olarak bütünlük teşkil eden ticari işletmenin aktif ve pasifiyle birlikte devri ile ticari işletmenin ekonomik değerinin korunması amaçlanmış olup, ticari işletmelerin devrinde tesis binası ve üretim ekipmanları gibi bir ayrıma da gidilmemiştir.
Öte yandan, alkol veya alkollü içki üreten işletmelerin üretim ekipmanları ile birlikte üçüncü kişilere kiralama yoluyla devrini yasaklayan bir mevzuat hükmü bulunmadığı gibi, 4250 sayılı Kanun'da alkol veya alkollü içki üretim izni sahibi firmalara ait işletmelerin veya bu gibi yerlerin işletme hakkının üçüncü kişilere devredilebilmesinin Kurum izniyle mümkün olduğu kurala bağlanmış, konuya ilişkin "Alkol ve Alkollü İçki Tesislerinin Haiz Olmaları Gereken Teknik Şartlar, Kurulmaları, İşletilmeleri ve Denetlenmelerine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" ve "Etil Alkol ve Metanolün Üretimi ile İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik"te de devrin usul ve esasları belirlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının, alkollü içki üretim tesislerini markaları ve müşteri portföyü ile birlikte kül hâlinde ... Alkollü Alkolsüz İçecek Sanayi Ticaret A.Ş.'ye kiralama yoluyla işletme hakkını devretmek amacıyla davalı idareye izin için başvurduğu, anılan başvuru üzerine davalı idarece, sadece tesis binası, müştemilatı ve varsa beton küvler gibi ayrılmaz parçaları ile birlikte kiralanmasına izin verildiği, üretim ekipmanlarının kiralanmasına ise izin verilmediği, bu kararın gerekçesi olarak da … tarih ve … sayılı Kurul kararının gösterildiği anlaşılmaktadır.
Mülga Kurulun “Alkollü içki üretim tesislerinin kiralanması” hususuna yönelik olarak aldığı 09/09/2015 tarih ve 9783 sayılı kararı ile “Sözleşme hürriyeti çerçevesinde alkollü içki üretim izni sahibi firmalara ait fabrika, imalathane veya ticari işletmelerin veya bu gibi yerlerin işletme hakkının ya da şirket hisselerinin üçüncü kişilere devredilebilmesi ve kiralanabilmesinin önünde yasal bir engel bulunmadığından, mevcut tesis binası, müştemilat ve varsa beton küvler gibi ayrılmaz parçaları ile birlikte bir bütün hâlinde üretim izni belgesinin geçerlilik süresi olan 5 yıl ve katları şeklinde kiralanabileceğine” karar verilmiştir.
Dairenin 21/06/2021 tarihli ara kararıyla davalı idareye, davacı şirketin, alkol ve alkollü içki üretim tesisini, "fabrika binası, müştemilatı, üretim ekipmanları, markaları ve müşteri portföyü" ile birlikte bir bütün hâlinde kiralama talebinin reddedilmesinin somut gerekçelerinin ve alkollü içki üretim tesislerinin kiralanması hususunda "alkollü içki üretiminin yapıldığı tesis binası ve müştemilatı" ile "alkollü içkilerin üretiminde kullanılan üretim ekipmanlarının" birbirinden ayrı tutulmasının, tesis binası ve müştemilatının kiralanmasına izin verilirken üretim ekipmanlarının kiralanmasına izin verilmemesinin nedenlerinin sorulmasına, dava konusu işlemde üretim ekipmanlarının kiralanmasına izin verilmemesinin gerekçesi olarak belirtilen, "alkollü içkilerin hassas ürünler olması" ve "piyasa güvenliği" ibareleriyle kastedilenin ne olduğunun ve söz konusu ibarelerin üretim ekipmanlarının kiralanmasına olan olumsuz etkisinin somut olarak açıklanmasının istenilmesine karar verilmiş, ancak davalı idarece verilen cevapta, ara kararda istenilen hususlara cevap verilmediği, alkollü içki tesislerinin haiz olmaları gereken şartlara ilişkin mevzuata yer verilerek, üretim ekipmanlarının izin sahibi firmaya ait olması gerektiğinin belirtildiği görülmektedir.
Bu durumda, ticari işletmenin bütünlüğü ilkesi uyarınca, ticari işletmenin, bir bütün hâlinde devredilebileceği ve diğer hukukî işlemlere konu olabileceği ile alkollü içki üretim izni sahibi firmalara ait fabrika, imalathane veya ticari işletmelerin veya bu gibi yerlerin işletme hakkının üçüncü kişilere kiralanabilmesinin önünde yasal bir engel bulunmaması, aksine devrin mümkün ve Kurum/Bakanlık iznine tabi olduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde, davacının talebinin reddine yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Kaldı ki, … tarih ve … sayılı Kurul kararında da, alkollü içki üretim izni sahibi firmalara ait fabrika, imalathane veya ticari işletmelerin veya bu gibi yerlerin işletme hakkının ya da şirket hisselerinin üçüncü kişilere devredilebilmesi ve kiralanabilmesinin önünde yasal bir engel bulunmadığı, mevcut tesis binası, müştemilat ve varsa beton küvler gibi ayrılmaz parçaları ile birlikte bir bütün hâlinde üretim izni belgesinin geçerlik süresi olan 5 yıl ve katları şeklinde kiralanabileceği açıkça belirtilmiş olup, dava konusu işlemin, dayanak alınan Kurul kararına da aykırı olduğu görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu işlemin iptali yolundaki Daire kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Danıştay Onüçüncü Dairesinin 20/12/2022 tarih ve E:2021/1506, K:2022/4842 sayılı kararının davanın reddedilen kısmına ilişkin yargılama giderleri ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik kısmının ONANMASINA,
3.Daire kararının dava konusu Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptaline ilişkin kısmının, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
4.Kesin olarak, 20/12/2023 tarihinde, davacının temyiz istemi yönünden oybirliği, davalı idarenin temyiz istemi yönünden oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY X- 24/12/2017 tarih ve 30280 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 4733 sayılı Kanun'a eklenen Ek 4. maddede; mevzuatta Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'a yapılan atıfların Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a; Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumuna ve Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kuruluna yapılmış olan atıfların ilgisine göre Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığına yapılmış sayılacağı düzenlenmiş, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 426. maddesinde; 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun, 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun ile Bakanlığa verilen görevleri yerine getirmek "Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı"nın görevleri arasında sayılmıştır.
Bu kapsamda 4733 sayılı Kanun'un "Görevler" başlıklı 4/B maddesi uyarınca davalı idarenin; etil alkol ve metanolün üretimi, iç ve dış ticareti, üretim tesislerinin kurulması, üretim izni, proje tadilatı, kapatılması ve her türlü devir işlemleri ile 08/06/1942 tarih ve 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nun uygulanmasına yönelik işlemlere ve bu işlemlerin teknik kontrolüne ilişkin çalışmaları yürütmek; alkol ve alkollü içkilerin üretim, satış ve sunum faaliyetlerine ilişkin izin ve yetki belgelerinin verilmesi, bu faaliyetlere ilişkin piyasa takip ve kontrolünün sağlanması, tütün ve alkol piyasalarına ilişkin düzenlemeler ve uygulamalar konusunda kamuoyunda tüketici bilinci oluşturmaya yönelik çalışmalar yapılması ve tüketicilerin seçeneklerini azaltabilecek rekabet ve reklam koşullarının belirlenmesi çalışmaları ile bu Kanun kapsamındaki ürünlerde ürün güvenliğini sağlamak amacıyla gerektiğinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği içerisinde çalışmalar yürütmek; etil alkol, metanol ve alkollü içkiler konusunda piyasa güvenliğinin tesisi için tedbirlerin alınması, analizlerin yapılması veya yaptırılmasına yönelik çalışmaları yürütmek gibi görevleri bulunmaktadır.
Alkollü içkiler piyasasının, üreticiden nihai tüketiciye ulaşıncaya kadar bütün piyasaya arz zincirinin özel mevzuatla düzenlenmesi ve sektöre girişin özel izin ve koşullara bağlanmış olması, sektörün az sayıda üreticiye sahip bir piyasa olduğunu ve eksik rekabet koşulları ile işlediğini göstermektedir.
Dolayısıyla serbest piyasa koşullarında üretilip piyasaya arz edilen ürünler için geçerli olabilecek değerlendirmelerin, alkollü içki piyasası yönünden de geçerli olduğunu kabul etmenin mümkün olmayacağı değerlendirilmektedir.
Bu kapsamda, 4733 ve 4250 sayılı Kanunlar ile verilen görevler kapsamında değerlendirildiğinde; kiralama yoluyla tesis kurulması, yasa dışı ticaret, piyasa güvenliği ve toplum sağlığı açısından gerekli inceleme ve değerlendirme yapılmadan izin verilmesi sonucunu doğuracağından mevzuata da aykırılık teşkil edecek olup, idarenin mevzuatı uygularken bu düzenlemeler çerçevesinde işlem tesis etmesi gerektiği açıktır.
Özel mevzuatla düzenlenen ve sektöre girişi özel izin ve koşullara bağlanmış olan alkollü içki piyasasının, tam ve serbest rekabet koşullarıyla işleyen bir piyasa olduğunun kabulüne olanak bulunmadığından, tesis edilecek işlemlerde de bu hususun dikkate alınarak idarenin; alkol ve alkollü içkilerin üretim, satış ve sunum faaliyetlerine ilişkin izin ve yetki belgelerinin verilmesi, bu faaliyetlere ilişkin piyasa takip ve kontrolünün sağlanması, ürün güvenliğinin sağlanması konularındaki asli görevleri kapsamında varlık amacıyla çelişmeyecek kurallar belirlemesi, buna uygun işlemler tesis etmesi gerekmektedir.
Alkol ve Alkollü İçki Tesislerinin Haiz Olmaları Gereken Teknik Şartlar, Kurulmaları, İşletilmeleri ve Denetlenmelerine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'te tesis kurma iznine ilişkin düzenlemeler yer almakta olup, 17. maddesinde, başvuruların ilgili mevzuat, toplum sağlığı gerekleri, işin rasyonel ölçütleri, ürün ve piyasa sunum kalitesi ve diğer ticari değerlendirmeler gözetilerek Kurumca (Tarım ve Orman Bakanlığı) değerlendirilip karara bağlanacağının hüküm altına alındığı dikkate alındığında, kiralama yoluyla işletme hakkının devri halinde idarenin konuya ilişkin değerlendirme ve takdir hakkının kullanılamaz hale geleceği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, alkollü içki tesislerinin izinleri konusunda, ilgili kanun ve yönetmeliklerde kiralamaya ilişkin herhangi bir düzenleme olmaması ve alkollü içki piyasasının kendine özgü yapısı birlikte değerlendirildiğinde, tesisin kiralama suretiyle devrinin mümkün olamayacağı, aksi durumun 4733 sayılı Kanun ve Yönetmelikler ile idareye verilen görevlerin yerine getirilememesi sonucunu doğuracağı anlaşıldığından, davacı şirket tarafından, mülkiyeti uhdesinde kalmak kaydıyla etil alkol ve alkollü içki fabrika ve üretim tesislerinin tüm müştemilatı ile birlikte ... Alkollü Alkolsüz İçecek Sanayi Ticaret AŞ.'ye "kiralama yoluyla işletme hakkının devri" için izin verilmesi istemiyle yapılan başvurunun uygun bulunmadığı yolundaki … tarih ve … sayılı işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının dava konusu Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptaline ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.