T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/39
Karar No:2023/2495
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Sigorta Fonu (…)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ll. Tahsilat Daire Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubu ve dayanağı … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin … tarih ve E…., K… sayılı kısmen onama, kısmen bozma kararına uyularak verilen kararda; Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ll. Tahsilat Daire Başkanlığının … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun ve dayanağı Fon Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararı için verilen davanın reddi kararı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ll. Tahsilat Daire Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun 72.148.439,00-TL'lik kısmının iptali kararın onanarak kesinleşmesi sebebiyle dava … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun 55.830.769,00-TL'lik kısmı yönünden hasredilerek bu kısım yönünden inceleme yapıldığı;
Davalı idare tarafından her ne kadar davacının kanuni temsilci olduğundan bahisle davaya konu borçtan sorumlu olduğu kabul edilmiş ise de, davalı idarece dosyaya sunulan Ticaret Sicil Gazetelerinden anlaşılacağı üzere aşağıda yer verilen şirketlerdeki görevleri açısından davacının;
1- … Holding A.Ş.'de icra kurulu üyesi sıfatıyla sınırlı nitelikte birinci derece imza yetkisi olduğu, şirketi tüm işlemlerinde tam yetkili olarak temsil ve idare yetkisinin olmadığı (28/12/1998 tarih ve 4700 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi, s.468) görüldüğünden, kanuni temsilci sıfatını haiz olduğundan söz edilmesi mümkün olmayıp bu nedenle davacının … Holding A.Ş.'nin kredi borçlarından 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca sorumlu tutulamayacağı;
2- … Dış Tic. A.Ş.'de (önceki unvanı … Dış Ticaret ve Sanayi Ürünleri Anonim Şirketi) 22/05/1997 tarihinde yapılan olağan Genel Kurul toplantısında 3 yıllık süre ile yönetim kurulu üyesi seçildiği (11/0/1997 tarih ve 4351 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi, s.534), 26/05/2000 tarihinde yapılan olağan Genel Kurul toplantısında ise yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiği (05/06/2000 tarih ve 5059 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi, s.202), aynı tarihli yönetim kurulu toplantısında ise mali işler koordinatörü olarak seçildiği, mali işler koordinatörü sıfatıyla sınırlı nitelikte birinci derece imza yetkisinin olduğu, şirketi tüm işlemlerinde tam yetkili olarak temsil ve idare yetkisinin olmadığı; davalı idare tarafından dosyaya sunalan hesap tablosunda ise takibe konu borca esas iki kredinin olduğu, 30/10/1998 tarihinde 572.920,00-TL tutarında 1 no.lu kredinin kullandırıldığı, 270,00-TL tutarındaki 2 no.lu kredinin ise … Dış Tic. A.Ş. tarafından, davacının yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiği tarihten sonra 31/07/2001 tarihinde kullanıldığı, davacının 2 no.lu kredinin kullandırıldığı dönemde şirketi tüm işlemlerinde tam yetkili olarak temsil ve idare yetkisinin olmadığı görüldüğünden kanuni temsilci sıfatını haiz olduğundan söz edilmesi mümkün olmayıp bu nedenle davacının 2 no.lu kredi ve gecikme zammından doğan borçtan 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca sorumlu tutulamayacağı;
3- … Gıda A.Ş.'de ise davacının, şirket tarafından kredinin kullanıldığı tarih olan 21/06/1997 tarihinde sınırlı nitelikte birinci derece imza yetkisi olan genel koordinatör yardımcısı sıfatını taşıdığı (11/07/1997 tarih ve 4330 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi, s.512), davalı idare tarafından sunulan belgelerde davacının … Gıda A.Ş.'de 07/12/1999 tarihinde yönetim kurulu üyesi olarak gözüktüğü (14/12/1999 tarih ve 4940 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi, s.102); bu nedenle, davacının, kredinin kullandırıldığı tarihten sonra yönetim kurulu üyesi olduğu, bu durumda borca esas kredinin davacının yönetim kurulu üyeliği dönemine denk gelen vadesi gelmesine karşın ödenmeyen kredi tutarının tespiti gerektiği ve borcun tamamından sorumlu tutulamayacağı;
Öte yandan, mülga 4389 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 15. maddesinin 3. fıkrasına göre, Fon'un, devraldığı alacağın takibinin, alacağın devralındığı gün itibarıyla banka defter, kayıt ve belgelerine göre anapara, her türlü faiz, komisyon ve sair giderlerin toplamından oluşan birikmiş alacak tutarı üzerinden yapılarak alacağın Fon tarafından devralındığı tarihten itibaren amme alacağı niteliğinin kazanması gerekliliği karşısında birikmiş alacak tutarına Fon tarafından alacağın devralındığı tarihten itibaren 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanabileceği, Mahkemelerinin "temliknameler ve kredilere ilişkin genel kredi sözleşmeleri ile davacının sorumlu tutulduğu kredilerden kaynaklı alacakların hangi tarihlerde Fon tarafından temlik alındığı ve hesaplamanın ne şekilde yapıldığına ilişkin bilgi ve belgelerin" istenilmesine yönelik 25/05/2022 tarihli ara kararına cevaben sunulan temliknameler ve kredilere ilişkin genel kredi sözleşmeleri ve hesaplama tablosu kapsamında yapılan değerlendirmede, birikmiş alacak tutarına Fon tarafından alacağın devralındığı tarihten itibaren 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanması gerekirken, kredilerin kullandırıldığı tarihten itibaren gecikme zammı uygulanarak hesaplama yapıldığı tespit edildiğinden, bu yönüyle de Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ll. Tahsilat Daire Başkanlığının … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun 55.830.769,00-TL'lik kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kullanılan kredilerle ilgili olarak teminat verilip verilmediği, verildi ise niteliğinin ne olduğu, kullandırılan kredilerle ilgili sözleşmelerin kimler tarafından imzalandığı gibi soruların ve cevapların kanuni temsilcilerin sorumluluğunun tespitinde belirleyici unsur olmadığı, kanuni temcililerin sorumluluğunun tespitinde göreve başlama, ayrılma ve 1. derece temsil ve ilzama yetkili olup olmadığının önem arz ettiği, Yönerge'nin 23. maddesinde yer alan düzenlemenin 4389 sayılı Kanun'un 15/3. maddesine aykırı olmadığı, Fon tarafından devralınan alacaklar hakkında devirden önce ve sonra İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılmış takipten sarfınazar edilinceye kadar temerrüt faizi işletileceği, ancak bu dava ve takipten sarfınazar edilip 6183 sayılı Kanun uyarınca talip edilmesine karar verilmesi hâlinde takibe kaldığı yerden devam etmek suretiyle gecikme zammı işletilebileceğinin Yönerge'de belirtildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun 55.830.769,00-TL'lik kısmının iptali yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:.. sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 18/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.