T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/4014
Karar No : 2023/4415
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Plastik Ambalaj Tekstil Kimya Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Vergi Dairesi Başkanlığı
(...Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, mükellefiyet kaydının 213 sayılı Kanunun 160/A maddesi uyarınca resen terkin edilmesine ilişkin olarak tesis edilen ...tarih ve ...sayılı işlemin, mükellefiyet kaydının yeniden tesis edilebilmesi için 2.749.937,31 TL tutarında teminat verilmesi gerektiğine ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacı tarafından, mükellefiyet kaydının 213 sayılı Kanunun 160/A maddesi uyarınca resen terkin edilmesine ilişkin olarak tesis edilen ...tarih ve ...sayılı işlemin iptali istemiyle Mahkemelerinin E: ... esas sayılı dosyasında açılan davanın derdest olduğu, aynı işlemin, işlemde bahsi geçen ve mükellefiyet kaydının yeniden tesis edilebilmesi için 2.749.937,31 TL tutarında teminat verilmesi gerekeceği yönündeki şarta ilişkin kısmının iptali istemiyle ve resen terkin işleminin hukuka aykırı olduğu, faaliyetlerinin devam ettiği yönünde iddialarla bakılan davanın açıldığı, davacı tarafından, işlemde mükellefiyetin yeniden tesisi için istenilen teminat tutarına yönelik bir itiraz ileri sürülmediği gibi, iddialarının esasen resen terkin işlemine yönelik olduğu, bu iddiaların ise Mahkemelerinin E: ...sayılı dosyasında resen terkin işleminin yargısal denetimi sırasında değerlendirileceği, bunun dışında, resen terkin işleminin bir unsurunu teşkil etmeyen ve terkin edilen mükellefiyetin yeniden tesis edilme koşullarından biri olarak işlemde yer verilen şartın, resen terkin işleminden bağımsız bir işlem teşkil etmediği, bu nedenle halihazırda Mahkemelerinin E: ...sayılı dosyasında dava konusu edilmiş bulunan terkin işleminden ayrı şekilde ve aynı iddialarla idari davaya konu edilmesinin usulen mümkün bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından iki dava arasında bağlantı olduğu veya biri diğerinin sonucunu etkilediği durumda dahi ikinci davanın incelenmemesini gerektirmeyeceği, sadece bekletme kararı verilip diğer dava ile işbu davanın birlikte değerlendirilmesi gerektiği, davanın incelenmeksizin reddi yönünde verilen kararın hem hukuka aykırı olup, hem de mahkemeye erişim hakkının da ihlali anlamına geleceği, tüm bu nedenlerle kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesinin birinci fıkrasında; "Başkaca bir ticari, zirai ve mesleki faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda belirtilmesi üzerine işi bırakmış addolunan ve mükellefiyet kayıtları vergi dairesince terkin edilenlerden, serbest meslek erbabının, şahıs işletmelerinde işletme sahibinin, adi ortaklıklarda ortaklardan her birinin, ticaret şirketlerinde; şirketin, kanuni temsilcilerinin, yönetim kurulu üyelerinin, şirket sermayesinin asgari % 10’una sahip olan gerçek veya tüzel kişilerin ya da bunların asgari %10 ortağı olduğu veya yönetiminde bulundukları teşebbüslerin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlerin veya düzenlenen raporda fiillerin işlenmesinde bilfiil bulundukları tespit edilenlerin işe başlama bildiriminin alınması halinde, bunlar adına mükellefiyet tesis edilebilmesi için işe başlama bildiriminde bulunanların ve mükellefiyeti terkin edilenlerin tüm vergi borçlarının ödenmiş ve 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan nev’iden 75.000 (88.000) Türk Lirasından ve düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın % 10’undan az olmamak üzere teminat verilmiş olması şarttır." düzenlemesi yer almış, aynı maddenin üçüncü Fıkrasında ise; "Birinci fıkrada sayılanların, mükellefiyeti bulunan adi ortaklık, ticaret şirketleri ve tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin kanuni temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, idarecisi, asgari %10 ortağı olması, bunları devralması, kısmen veya tamamen bunlara devrolunması halinde, keyfiyetin vergi dairesinin ıttılaına girdiği tarihten itibaren bir ay içinde birinci fıkrada yer alan şartların yerine getirilmesi bu mükelleflerden yazılı olarak istenir, otuz günlük süre içinde şartların yerine getirilmemesi ve sayılan kişilerin statülerinin devam ettirilmesi halinde, istenilen teminat tutarı verilen sürenin son günü vade tarihi olarak kabul edilmek suretiyle mükellef adına teminat alacağı olarak tahakkuk ettirilir. Tahakkuk ettirilen teminat alacağı, gecikme zammı tatbik edilerek mükelleften, birinci fıkrada sayılan kişilerin teminat isteme tarihi itibarıyla tahakkuk etmiş tüm vergi borçları ise mükellef müşterek ve müteselsil sorumlu olmak üzere, bu kişilerden 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsil edilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 160/A maddesinin birinci fıkrasında "Mükellefiyet süresi, aktif ve öz sermaye büyüklüğü, ödenen vergi tutarı, çalışan sayısı, vergisel yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği gibi hususlar dikkate alınarak mükelleflerin vergisel uyum seviyelerine yönelik olarak Hazine ve Maliye Bakanlığınca yapılan analiz ve değerlendirme çalışmaları neticesinde sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğu tespit edilen mükellefler vergi incelemesine sevk edilir ve bunlar nezdinde yoklama yapılır." düzenlemesi yer almış, ikinci fıkrasında "Yoklamayı müteakip, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen esaslar çerçevesinde vergi dairesinin mükellefin sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğuna ilişkin görüşü ve ilgisine göre vergi dairesi başkanı veya defterdarın onayı ile mükellefiyet kaydı terkin edilir ve bu durum mükellefe tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde 153/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan asgari teminat tutarından az olmamak üzere, sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğu dönemlerde düzenlenen belgelerde yer alan toplam tutarın %10’u tutarında aynı maddede belirtilen türde teminat verilmesi ve tüm vergi borçlarının ödenmesi şartıyla mükellefiyet, terkin tarihi itibarıyla yeniden tesis edilir. Mükellefiyetin terkin edildiği tarih ile yeniden tesis edildiği tarih aralığında verilmeyen beyanname ve bildirimler, yeniden tesise ilişkin yazının mükellefe tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde verilir ve tahakkuk eden vergiler aynı sürede ödenir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, mükellefiyet kaydının 213 sayılı Kanunun 160/A maddesi uyarınca resen terkin edilmesine ilişkin olarak tesis edilen ...tarih ve ...sayılı işlemin, mükellefiyet kaydının yeniden tesis edilebilmesi için 2.749.937,31 TL tutarında teminat verilmesi gerekeceği yönündeki şarta ilişkin kısmının iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacıya yapılan 07/07/2022 tarihli yoklamada "ödevlinin görüşme mektubuna icabet etmemesi sebebiyle istenilen hususların tespiti yapılamamıştır" beyan ve tespiti yapılmış olup Vergi Usul Kanunu 160/A maddesi ile ilgili yayınlanan 520 sıra nolu VUK Tebliğ ile 2021/3 sayılı Uygulama İç Genelgesi uyarınca bahsi geçen şirketin yetkilisi olan ...'ın ikametgah adresine çıkılan ikinci yoklama ile şirket hakkında bilgi sahibi olunmak istenmiş 29/04/2022 tarihindeki yoklamada "ödevli mükellefin belirtilen adreste ailesi ile ikamet ettiği, işyerinin ...Mah. ...Sok. No:...İçkapı No:...Beylikdüzü/İstanbul'da faaliyette olduğu" şirket yetkilisinin eşi tarafından beyan edilmiştir. İdare tarafından bilgisayar kayıtları tetkikinde ve belirtilen tarihlerde tutulan yoklamalar baz alınarak mükellefin bildirdiği KDV beyannamelerinde gösterilen tutarlarda bir iş hacminin ticari teamüllerle mümkün olmadığı, Ba-Bs bildiriminde bulunmadığı ancak yüksek matrahlı KDV beyannameleri verdiği, çok az ödenecek KDV beyan ettiği, bahse konu kurumun ticari faaliyetinin gerçek mahiyette olmadığı ve düzenlediği faturaların gerçeği yansıtmadığı kanaatine varılmış olup; bahsi geçen mükellefin Vergi Usul Kanunu 160/A maddesi kapsamında mükellefiyetinin terkin edilmesi gerektiğine ve özel esaslar kapsamına alınması gerektiğine karar verildiği görülmektedir.
Her ne kadar Mahkemece davacı tarafından, mükellefiyet kaydının 213 sayılı Kanunun 160/A maddesi uyarınca resen terkin edilmesine ilişkin olarak tesis edilen ...tarih ve ...sayılı işlemin iptali istemiyle Mahkemelerinin E:...esas sayılı dosyasında açılan davanın derdest olduğu, aynı işlemin, işlemde bahsi geçen ve mükellefiyet kaydının yeniden tesis edilebilmesi için 2.749.937,31 TL tutarında teminat verilmesi gerekeceği yönündeki şarta ilişkin kısmının iptali istemiyle ve resen terkin işleminin hukuka aykırı olduğu, faaliyetlerinin devam ettiği yönünde iddialarla bakılan davanın açıldığı, davacı tarafından, işlemde mükellefiyetin yeniden tesisi için istenilen teminat tutarına yönelik bir itiraz ileri sürülmediği gibi, iddialarının esasen resen terkin işlemine yönelik olduğu, bu iddiaların ise Mahkemelerinin E: ...sayılı dosyasında resen terkin işleminin yargısal denetimi sırasında değerlendirileceği, bunun dışında, resen terkin işleminin bir unsurunu teşkil etmeyen ve terkin edilen mükellefiyetin yeniden tesis edilme koşullarından biri olarak işlemde yer verilen şartın, resen terkin işleminden bağımsız bir işlem teşkil etmediği, bu nedenle halihazırda Mahkemelerinin E:...sayılı dosyasında dava konusu edilmiş bulunan terkin işleminden ayrı şekilde ve aynı iddialarla idari davaya konu edilmesinin usulen mümkün bulunmadığı sonucuna varılarak incelenmeksizin ret kararı verilmiş ise de; resen terkin işlemiyle ilintili olmakla birlikte teminat istenmesi işlemi hakkında, bağımsız değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği, bu sebeple incelenmeksizin ret kararı verilemeyeceği kanaatine varılmış olup, yukarıda bahsedilen mevzuat hükümleri çerçevesinde (...Vergi Mahkemesinin E:..., K:...sayılı kararı da göz önünde bulundurularak) yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 21/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.