T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/4042
Karar No : 2023/9766
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Karşı Taraf (Davalı): … Bakanlığı / …
Vekili: Av. …
İstemin Özeti: 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Bir kamu görevlisinin uzunca bir süre bazı meslekleri icra etmekten men edilmesinin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu, dava konusu işleme dayanak olarak gösterilen tespitlerin usulüne uygun yollarla elde edilmiş olması gerektiği, ByLock kullanmadığı, ByLock’a ilişkin kullanıcı adı ve şifre gibi hiçbir tespitin mevcut olmadığı, CGNAT kayıtları ile ByLock tutanağı arasında çelişkiler bulunduğu, idari soruşturma bilgisinden haberdar olmadığı, hakkındaki ceza yargılamasının işlem tarihinden sonra başladığı, fişleme niteliğindeki verilerin gerçeği yansıtmadığı, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, terör örgütü üyeliği suçunun kasten işlenebilen bir suç olduğu ve taksirle işlenemeyeceği, FETÖ/PDY yapılanması hakkındaki terör örgütü suçlamasının ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararıyla alındığı, ancak bu tarihten sonraki iradi faaliyet ya da kasti hareketlerinden dolayı sorumlu tutulabileceği, sadakat yükümlülüğünün ne şekilde yerine getirilmediği hususunun delillendirilmediği, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından elde edilen istihbari nitelikteki bilgilerin delil olarak kullanılamayacağı, ByLock’a ilişkin dijital materyallerin kendisine verilmediği, Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu’nun "Mestan Yayman" kararı ışığında ByLock kullanımının düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, OHAL Komisyonunca insan hakları ihlallerinin giderilmediği, Bank Asya’daki işlemlerinin rutin bankacılık faaliyeti niteliğinde olduğu, Bank Asya’ya talimat ile para yatırmadığı, yasal olarak faaliyette bulunan bir bankadaki işlemlerinin gerekçe olarak gösterilemeyeceği, hiçbir organın kaynağını Anayasadan almadığı bir devlet yetkisini kullanamayacağı, aksine uygulamanın fonksiyon gaspına yol açacağı, OHAL döneminde sadece durumun gerektirdiği türden geçici tedbirler alınabileceği, Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasanın 15. ve 121. maddelerine aykırı olduğu ve 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, kamu görevinden çıkarılması neticesinde mesleki yeterliliğini gösteren belgelerin geçersiz kılınması nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiği, bir daha kamu görevine alınmamak üzere çıkarılması nedeniyle maaş, emeklilik ve sosyal güvencelerden yoksun kalmasıyla mülkiyet hakkının ihlal edildiği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, mahkemeye erişim hakkı, kanunla önceden kurulmuş mahkeme önünde yargılanma hakkı, gerekçeli karar hakkı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesi, hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkeleri, hakkın özüne dokunma yasağı, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri, ölçülülük ilkesi, savunma hakkı, ayrımcılık yasağı, seyahat hakkı ve özgürlüğü gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan;
"...Her ne kadar iddianamede sanığın da dosyanın diğer sanığı …'un kullandığı … numaralı GSM hattında ByLock programını kullandığını, örgüt üyeleri arasında karşılıklı konuşmalar yaptığı iddia edilmiş ise de dosya kapsamındaki delillere göre hüküm tarihi itibari ile sanık … adına tespiti yapılan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı bulunmadığından bu husus adı geçen sanık yönünden hükme esas alınmamıştır..." tespitleri dikkate alındığında davacının örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığına dair her türlü şüpheden uzak kesin kanaate varılamadığı ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede ByLock programının dikkate alınamayacağı sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.