T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/4319
Karar No : 2023/5602
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …'ya vesayeten …
Karşı Taraf (Davalı): … Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. …
İstemin Özeti : 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan özlük haklarının iadesi ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile herhangi bir bağının bulunmadığı, soruşturma yapılmadan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki usul ve esaslara uyulmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, terör örgütüne üye olma suçunun kasten işlenebilecek suçlardan olduğu, hakkındaki ceza yargılamasının kesinleşmediği, faaliyetlerinin ne olduğunun somut olarak ortaya konulmadığı, irtibat ve iltisak kavramlarının son derece muğlak olduğu, işlem tarihi itibariyle hakkında kesinleşmiş bir hükmün bulunmadığı, Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasanın 15. ve 121. maddelerine aykırı olduğu, OHAL döneminde olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda kanun hükmünde kararname çıkarılabileceği, yapılan düzenlemelerin geçici olması gerektiği ve kalıcı tedbirler alınamayacağı, hakkındaki tanık beyanlarının asılsız olduğu, ByLock kullanmadığı, ByLock verilerindeki GSM operatör kayıtları, BTK verileri ve TDT verilerinin örtüşmediği, ByLock imajından bir suret verilmesi ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına yönelik taleplerinin reddedildiği, A5 seviyesinde kodlandığı yönündeki delilin elde ediliş yöntemi ve hukuki niteliğinin göz ardı edilmesiyle silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği, üst amir kanaatinin hukuken kabulünün mümkün olmadığı ve hiçbir somut gerekçeye dayanmadığı, 2010 yılı KPSS sınavıyla ilgili şahsına yönelik herhangi bir adli veya idari soruşturmanın bulunmadığı, eski eşiyle ilgili adli sürecin beraat ile sonuçlandığı, kişilerin yalnızca 30 Mayıs 2016 tarihinden sonraki iradi faaliyetleri dolayısıyla sorumlu tutulabileceği, dava konusu işleme esas Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasaya aykırı olduğu, Anayasanın 152. madde hükümlerinin uygulanması gerektiği, bir daha kamu görevine alınmamak üzere çıkarılması nedeniyle maaş, emeklilik ve sosyal güvencelerden yoksun kalmasıyla mülkiyet hakkının ihlal edildiği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, savunma hakkı, hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkesi, çalışma hakkı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesi gibi haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: …
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Bununla birlikte, davada hükme esas alınan ve Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleşen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan;
"... numaralı hatta ait bylock tespit ve değerlendirme tutanağı mevcuttur. Buna göre; ID: …, Kullanıcı Adı: …, Şifre: …, Message: …
Bylock tespit vde değerlendirme tutanağı incelendiğinde, … ID numaralı bylock kullanıcısının eklediği veya bu kullanıcıyı ekleyen şahısların sanık gibi polis memuru olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca … ID numaralı bylock kullanıcıyı diğer bylock kullanıcıları …, …, …, …'' şeklinde eklemiştir..." tespitleri dikkate alındığında davacının örgütün gizli haberleşme programı olan Bylock programını kullandığı ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/05/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.