T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/4603
Karar No : 2023/3995
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
… vekili Av. … tarafından, Sağlık Bakanlığına karşı açılan davada; Ankara 15. İdare Mahkemesinin 29/03/2023 tarih ve E:2023/437, K:2023/644 sayılı kararı ile İzmir 6. İdare Mahkemesinin 04/08/2023 tarih ve E:2023/629, K:2023/1353 sayılı kararı üzerine çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki" başlıklı 33. maddesinin üçüncü fıkrasında; kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal haklarıyla ilgili davalarda yetkili mahkemenin, ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; KPSS 2017/5 yerleştirmesi sonucunda 23/06/2017 tarihinde İstanbul Okmeydanı Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesine sağlık teknikeri olarak atanan davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle atamasının iptal edildiği, bu işlemin iptali istemiyle açılan dava devam ederken, davacının KPSS 2018/4 yerleştirmesi sonucunda İzmir Karşıyaka Ağız ve Diş Sağlığı Merkezine yerleştiği ve yine güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğunda bahisle atamasının yapılmadığı; davacının İstanbul Okmeydanı Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesine yapılan atamasının iptali işlemine karşı açılan davanın reddine ilişkin Ankara 18. İdare Mahkemesinin 28/12/2018 tarih ve E:2018/635, K:2018/2566 sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi üzerine, Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuruda hak ihlaline karar verildiği, yeniden yapılan yargılama sonucunda dava konusu işlemin iptal edildiği; öte yandan; davacının İzmir Karşıyaka Ağız ve Diş Sağlığı Merkezine atamasının yapılmamasına ilişkin işlemin iptali ile davacının yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada ise; Ankara 23. İdare Mahkemesinin 12/06/2019 tarih ve E:2018/493, K:2019/1550 sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline, özlük ve maddi haklarının atanması gereken tarihten itibaren ödenmesine karar verildiği anılan Mahkeme kararına istinaden görevine iade edilen davacının, 23/06/2017 olan ilk atanma tarihi ile 02/07/2018 olan sigorta başlangıç tarihi arasındaki döneme ilişkin ödenmeyen maaş ve tüm sosyal hakları nedeniyle uğradığı ileri sürülen zarara karşılık şimdilik 100,00-TL maddi tazminatın ödenmesine, özlük haklarının iade edilmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; uyuşmazlığın, kamu görevlisinin özlük ve parasal haklarına ilişkin olduğu ve davacının İzmir ilinde görev yaptığı dikkate alındığında, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun'un 33. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, davacının görevli bulunduğu yer idare mahkemesi olan İzmir İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davanın görüm ve çözümünde İzmir İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dava dosyasının İzmir 6. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Ankara 15. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 12/09/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İptal ve tam yargı davaları” başlıklı 12. maddesinde: “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler." hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, idari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkemenin, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer idare mahkemesi olduğu kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; KPSS 2017/5 yerleştirmesi sonucunda 23/06/2017 tarihinde İstanbul Okmeydanı Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesine sağlık teknikeri olarak atanan davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle atamasının iptal edildiği, bu işlemin iptali istemiyle açılan dava devam ederken, davacının KPSS 2018/4 yerleştirmesi sonucunda İzmir Karşıyaka Ağız ve Diş Sağlığı Merkezine yerleştiği ve yine güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğunda bahisle atamasının yapılmadığı; davacının İstanbul Okmeydanı Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesine yapılan atamasının iptali işlemine karşı açılan davanın reddine ilişkin Ankara 18. İdare Mahkemesinin 28/12/2018 tarih ve E:2018/635, K:2018/2566 sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi üzerine, Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuruda hak ihlaline karar verildiği, yeniden yapılan yargılama sonucunda dava konusu işlemin iptal edildiği; öte yandan; davacının İzmir Karşıyaka Ağız ve Diş Sağlığı Merkezine atamasının yapılmamasına ilişkin işlemin iptali ile davacının yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada ise; Ankara 23. İdare Mahkemesinin 12/06/2019 tarih ve E:2018/493, K:2019/1550 sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline, özlük ve maddi haklarının atanması gereken tarihten itibaren ödenmesine karar verildiği anılan Mahkeme kararına istinaden görevine iade edilen davacının, 23/06/2017 olan ilk atanma tarihi ile 02/07/2018 olan sigorta başlangıç tarihi arasındaki döneme ilişkin ödenmeyen maaş ve tüm sosyal hakları nedeniyle uğradığı ileri sürülen zarara karşılık şimdilik 100,00-TL maddi tazminatın ödenmesine, özlük haklarının iade edilmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; iptal kararına dayalı olarak açıldığı ve iptal edilen işlemden kaynaklandığı sonucuna varılan işbu tam yargı davasına ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde yetkili mahkemenin; 2577 sayılı Kanun'un 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtildiği üzere, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili idare mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesi olduğu görüşüyle karara katılmıyoruz.