T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/462
Karar No : 2023/1509
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Derneği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLLERİ : Huk. Müş. …, Huk. Müş. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 21/04/2022 tarih ve E:2019/7072, K:2022/2296 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 09/10/2013 tarih ve 28790 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 2. fıkrasının, 9. maddesinin, 13. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin (1), (2), (3), (4) sayılı alt bentlerinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 21/04/2022 tarih ve E:2019/7072, K:2022/2296 sayılı kararıyla;
Davanın ehliyet yönünden reddi yolunda verilen Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 05/06/2014 tarih ve E:2013/14063, K:2014/4811 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/02/2016 tarih ve E:2014/4392, K:2016/335 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak işin gereğinin görüşüldüğü,
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 3. ve 9. maddeleri, 19/03/1927 tarih ve 992 sayılı Seriri Taharriyat ve Tahlilat Yapılan ve Masli Teamüller Aranılan Umuma Mahsus Bakteriyoloji ve Kimya Laboratuvarları Kanunu’nun 1. ve 7. maddeleri, 09/10/2013 tarih ve 28790 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliği 4. maddesine atıfta bulunularak,
Yönetmeliğin, dava konusu 5. maddesinin 2. fıkrası ile 9. maddesi yönünden,
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un eki EK–1 Tıpta Uzmanlık Ana Dalları ve Eğitim Sürelerine Dair Çizelge'de, tıbbi laboratuvar eğitimi verilen ihtisas dallarının "tıbbi biyokimya", "tıbbi mikrobiyoloji" ve "tıbbi pataloji" olarak belirlendiği, bu çizelgede yer almayan temel immünoloji uzmanlığının anılan Kanun'un eki EK–3 Tıpta Uzmanlık Yan Dalları, Bağlı Ana Dalları ve Eğitim Sürelerine Dair Çizelge içinde "tıbbi mikrobiyoloji" ile "enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji" ana dallarına bağlı, immünoloji ve alerji hastalıkları uzmanlığının ise; "iç hastalıkları", "göğüs hastalıkları" ile "deri ve zührevi hastalıkları" ana dallarına bağlı yan dal olarak gösterildiği,
Yönetmeliğin, "Komisyonun teşkili" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında, "Tıbbi laboratuvar hizmetlerinin geliştirilmesi ve kalitesinin artırılması amacıyla tıbbi laboratuvarlar ve testlerle ilgili bilimsel görüş vermek üzere, Bakanlıkça Komisyon oluşturulur.", 2. fıkrasında, "Komisyon, Genel Müdür veya en az daire başkanı düzeyinde bir yetkili başkanlığında toplanır. Komisyon üyeleri Genel Müdürün teklifi ile Bakan tarafından görevlendirilir. Komisyon, 992 sayılı Seriri Taharriyat ve Tahlilat Yapılan ve Masli Teamüller Aranılan Umuma Mahsus Bakteriyoloji ve Kimya Laboratuvarları Kanununa göre tıbbi laboratuvar açma yetkisi bulunan uzmanlık dallarından ve en az doçent/eğitim görevlisi olan asgari birer temsilci olmak üzere, toplam yedi üyeden oluşur." düzenlemesine yer verildiği, 9. maddesinde ise, bu Yönetmelik kapsamında, tıbbi biyokimya, tıbbi mikrobiyoloji ve tıbbi patoloji laboratuvarlarının ruhsatlandırılacağı kuralının yer aldığı,
Yönetmeliğin, dayanak hükümlerinden olan 992 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen laboratuvar türlerine ve 1219 sayılı Kanun'da belirlenen ana ihtisas dallarına uygun bir şekilde, tıbbi gelişmelere bağlı olarak ülkede faaliyet gösteren çok çeşitli laboratuvarlar arasından hastalıkların tanı ve tedavisine doğrudan katkısı bulunan en yaygın laboratuvarlar olan tıbbi mikrobiyoloji, tıbbi biyokimya ile tıbbi patoloji laboratuvarlarını kapsayan bir yönetmelik hazırlanmasında ve Tıbbi Laboratuvar Bilimsel Komisyonu üyelerinin bu doğrultuda belirlenmesinde hukuka aykırılık, anılan düzenlemelerde immünoloji uzmanlarına yer verilmemesinde bir eksiklik görülmediği,
Diğer yandan; davacı Dernek tarafından, immünoloji laboratuvarların dava konusu Yönetmelikte müstakil olarak ruhsata bağlanmamasının, immünoloji laboratuvarı hizmetlerinin bu konuda eğitim almamış ve yeterli deneyime sahip olmayan kişilerce yürütülmesine ve sonuçta hasta sağlığının olumsuz etkilenmesine neden olacağı ileri sürülmekte ise de; Yönetmeliğin 16. maddesinde, tıbbi mikrobiyoloji laboratuvarlarında tıbbi mikrobiyoloji uzmanı dışında enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanlarının da çalışmaya yetkili olduğu düzenlendiğinden, davacının bu iddiasına itibar edilmediği,
Yönetmeliğin, dava konusu 13. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin (1), (2), (3), (4) sayılı alt bentleri yönünden,
Dayanak Kanun hükümleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, herkesin hayatını bedenen, ruhen ve sosyal bakımdan tam iyilik hali içinde sürdürmesini sağlamak için fert ve toplum sağlığını korumak ve bu amaçla ülkeyi kapsayan plan ve programlar yapmak, uygulamak ve uygulatmak, her türlü tedbiri almak, gerekli teşkilatı kurmak ve kurdurmakla yükümlü davalı idare tarafından, tıbbi laboratuvarların standartlarının ve fiziki şartlarının belirlenmesiyle kaliteli, verimli ve düzenli hizmet sunumunun sağlanmasının amaçlandığı anlaşıldığından, Yönetmeliğin 13. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin (1), (2), (3), (4) sayılı alt bentlerinde kamu yararı, hizmet gerekleri ve dayandığı mevzuat hükümlerine aykırılık, immünoloji laboratuvarlarına ilişkin düzenleme içermemesinde de bir eksiklik görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Yönetmelikte, immünoloji ana bilim dalı ve laboratuvarlarından bahsedilmeyerek yönetmelik bazında yasal statünün ortadan kaldırıldığı, ülkemizde 2000 yılına kadar mikrobiyoloji ana bilim dalı içerisinde bir yan dal olarak işlevini sürdüren immünoloji bilim dalının, tıbbi gelişim ve gereklilikler dikkate alınarak tıp fakültelerinde ana bilim dalı olarak yer almasına karar verildiği, immünoloji laboratuvarlarının, hematoloji veya metabolizma laboratuvarları gibi bir bilim dalına özgü laboratuvarlar içinde yer alması gerektiği, dava konusu Yönetmelik’te bu tip laboratuvarların ayrıca tanımlanmamış olmasının, ülkemiz ekonomisi ve hasta sağlığı açısından ciddi sorunlara yol açmasının muhtemel olduğu, laboratuvarların işleyişinin bu konularda eğitim almamış ve yeterli deneyime sahip olmayan kişilerce yürütüleceği, dava konusu Yönetmeliğin hazırlanmasında görev alan komisyon ve üyelerinin özelleşmiş tıbbi alanlar konusunda eksik/yanlış bilgiye sahip oldukları, komisyon üyeleri arasında immünoloji uzmanı bulunmadığı gibi, yapılan çalışmalara ... Derneği yetkililerinin temsilen çağrılmadığı ve görüşlerinin istenilmediği, laboratuvar testlerinin, sadece tıbbi teknisyenler tarafından laboratuvar cihazlarına hastalara ait örneklerin yüklenerek cihaz yazıcılarından ve elektronik ara yüzlerden veri alınmasından ibaret olmadığı, test sonuçlarının değerlendirilmesi, bu test sonuçlarına rapor yazılması ve daha ileri tetkiklere karar verilmesi hususunun ilgili tıp alanının uzmanlarınca yapılması gerektiği, testin doğruluğunun ve güvenirliğinin, klinik immünolojiye uzak bir mikrobiyoloji veya biyokimya uzmanı tarafından denetlenmesinin mümkün olmadığı, bu durumun hasta sağlığı ve hekimler açısından sakıncalı olduğu, immünoloji laboratuvarlarında bilgi ve deneyime dayalı yapılan birçok testin, biyokimya ya da mikrobiyoloji laboratuvarlarında yapılmasının hem teknik bilgi hem de altyapı farklılığı nedeni ile mümkün olmadığı, immünoloji laboratuvarlarının sadece kliniğe hizmet vermenin dışında diğer ana bilim dallarına bilimsel araştırmalar konusunda destek verdiği, hem Avrupa hem de ABD’de immünolojinin ayrı bir laboratuvar birimi olarak değerlendirildiği, ülkemizde ise, klinik laboratuvarların 3 disiplin altında toplanmasının güncel durumla bağdaşmadığı, ayrı bir ana bilim dalının temel çalışma alanı olan laboratuvarların bir başka laboratuvara bağlı olarak çalışması sonucunu doğuran dava konusu düzenlemenin immünoloji laboratuvarlarını işlevsiz hale getirdiği, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 21/04/2022 tarih ve E:2019/7072, K:2022/2296 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.