T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/4694
Karar No : 2023/4547
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararın, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü kadrosunda şef olarak görev yapan davacının "satılan bilet karşılığı toplanan paraları zimmetine geçirdiği" iddiasıyla hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; dosyadaki bilgi ve belgeler ile davacının ifadesinin incelenmesi sonucunda; davacının fiilinin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici nitelikte olduğu, eylemin, yapılan soruşturma sonucunda, bilgi ve belge ile ortaya konulduğu anlaşıldığından tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan; davacı tarafça, her ne kadar, işlemin, yasal süresi içerisinde tesis edilmediği, usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, soruşturma zamanaşımın gerçekleştiği, soruşturmanın usulüne uygun yapılmadığı, sözlü savunmasının alınmadığı, olayların yanlış değerlendirildiği ileri sürülse de; soruşturmanın usulüne uygun olarak ve süresi içerisinde yapıldığı ve savunmasının alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; Danıştay Onikinci Dairesinin 16/03/2023 tarih ve E:2018/2599, K:2023/1293 sayılı bozma kararına uyularak; Yüksek Disiplin Kurulunca, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilen ilgiliye 657 sayılı Kanun'un 129. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak son savunma hakkı tanınması gerektiği açık olup, uyuşmazlık konusu olayda, hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen davacı hakkında, Yüksek Disiplin Kurulunca 657 sayılı Kanun'un 129. maddesine göre son savunması alınmadan tesis edildiği görülen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, bu hususu göz ardı etmek suretiyle işin esasına girerek davanın reddine karar veren ilk derece mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı; davanın, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların tazmini talebi yönünden ise; Anayasa'nın 125. maddesi gereğince; İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğundan, davaya konu işlemin hukuka uygun olmadığına karar verilmesi karşısında; davaya konu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının davacıya ödenmesi gerektiği; öte yandan, bu karar uyarınca, son savunma hakkı tanındıktan sonra davacı hakkında idare tarafından disiplin yönünden yeniden işlem tesis edilebileceği gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı tarihi olan 21/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davalı Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından; Bakanlığın … tarih ve … sayılı yazısı ile davacının son savunmasının istendiği, davacının da 03/03/2016 tarihli savunmasını sunduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İstanbul Valiliği tarafından; davacıya savunma hakkı tanındığı, dava konusu işlemin usule ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İşleminin yasal süresi içerisinde tesis edilmediği, usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, soruşturma zamanaşımının gerçekleştiği, soruşturmanın usulüne uygun yapılmadığı, sözlü savunmasının alınmadığı, olayların yanlış değerlendirildiği, ceza mahkemesince beraat kararı verildiği, tesis edilen işlemin, usule ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı, İstanbul Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğünde 2006 yılından itibaren Protokol ve Destek Hizmetleri Şefi olarak görev yapmakta, aynı zamanda, İstanbul Gençlik ve Spor Kulübü Saymanı ve Başkanlığı görevlerini yerine getirmektedir.
Anılan görevleri nedeniyle, protokol tribününe girenlerden tahsil ettiği bilet/davetiye bedelleri karşılığında makbuz düzenlemesi ve geliri il müdürlüğü hesaplarına aktarması gerektiği halde bir kısmını zimmetine geçirdiği, dört adet gelir alındı belgesi üzerinde tahrifat yaptığı, tahsil ettiği bedellerin bir kısmını şahsi harcamalarında kullandığı iddiasıyla hakkında yapılan soruşturma neticesinde düzenlenen soruşturma raporu ile getirilen teklif doğrultusunda, Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmıştır.
Bunun üzerine temyizen bakılan dava açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, davalı idarelerin kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Kararın, parasal hakların dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmı incelendiğinde;
Davacı hakkında, 657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde yer alan hakları hatırlatılmak suretiyle son savunması alınarak, usul eksikliğinin tamamlanmasının ardından yeniden işlem tesis edilebileceğinin açık olması nedeniyle, davacının parasal hak istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine yer bulunmadığından; kararın, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların, dava tarihinden (21/10/2016) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacıya ödenmesine ilişkin kısmında hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kısmen reddine, davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal haklarının dava tarihinden (21/10/2016) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA, oybirliğiyle,
2. Davalı idarelerin temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu kararın, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden (21/10/2016) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacıya ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA, oyçokluğuyla
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 28/09/2023 tarihinde, karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı, usul ve yasaya uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu kararın, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden (21/10/2016) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacıya ödenmesine ilişkin kısmının da onanması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyorum.