T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/4793
Karar No : 2023/3642
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Ayakkabıcılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLLERİ: Av. … - Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Mamulleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait muhtelif vergi borçları nedeniyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 79. maddesi uyarınca düzenlenen haciz bildirisine süresinde itiraz edilmemesi üzerine borç zimmetinde sayılmak suretiyle tanzim edilen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacıya 6183 saylı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 79. maddesi uyarınca tebliğ edilen haciz bildirisine süresinde itiraz edilmemiş ise de Mahkemelerince verilen ara kararı üzerine idarece sunulan bilgi ve belgeden, asıl borçlunun davacıdan alacağı olduğuna dair somut bir tespit yapılmadığı gibi vergi dairesinin davacının ilgili firmadan alışının ne kadarlık olduğunun tespit edilemediğine ilişkin yazısı bulunduğu, tespitin yalnızca asıl kamu borçlusunun Bs formundan hareketle yapıldığı buna göre haciz bildirisinin usulüne uygun olmadığı sonucuna varılmakla borcun davacının yedinde sayılması suretiyle davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilen haciz bildirisine herhangi bir itirazda bulunulmadığı bunun üzerine 6183 sayılı Kanunu'nun 79. maddesi uyarınca ödeme emri düzenlendiği, bu aşamada itiraz edilmemiş işlemin hukuka uygunluk karinesinden yararlanması gerektiği, hukuka uygun olan haciz bildirisinin dayanak olduğu ödeme emrinde de hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY : Davacı adına, ... Mamulleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nden alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 79. maddesi uyarınca, müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın kabulüne dair karara yöneltilen istinaf isteminin reddine ilişkin kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
6183 sayılı Kanunun "Üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczi" başlıklı 5479 sayılı Kanunun 5. maddesiyle değişik 79. maddesinin birinci fıkrasında, hamiline yazılı olmayan veya cirosu kabil senede dayanmayan alacaklar ile maaş, ücret, kira vesaire gibi her türlü hakların ve fiilen tutanak düzenlemek suretiyle haczi kabil olmayan üçüncü şahıslardaki menkul malların haczi, borçlu veya zilyet olan veyahut alacak ve hakları ödemesi gereken gerçek ve tüzel kişilere, kurumlara haciz keyfiyetinin tebliği suretiyle yapılacağı; üçüncü fıkrasında haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahsın borçlu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu iddiasında ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorunda olduğu, üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılacağı ve hakkında bu Kanun hükümlerinin tatbik olunacağı kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, anılan şirketin vergi borçlarına ilişkin olarak, asıl kamu borçlusuna borcu olduğundan bahisle davacı adına düzenlenen haciz bildirisi 18/04/2019 tarihinde tebliğ edilerek borçlunun doğmuş ve doğacak tüm hak ve alacaklarına haciz şerhi konularak davalı idareye bildirilmesi istenmiş ve haciz bildirisi üzerine davacının yedi günlük yasal süresi içerisinde herhangi bir bildirimde bulunmaması nedeniyle borç zimmetinde sayılarak dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
Haciz bildirisine konu borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacağın borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğunun, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirme zorunluluğunun yerine getirilmemiş olması halinde borcun, adına haciz bildirisi düzenlenenin zimmetinde sayılarak ödeme emrine konu yapılacağı 6183 sayılı Kanunun sözü edilen kurallarında belirli ve öngörülebilir şekilde düzenlenmiştir.
Dava konusu olayda, usulüne uygun olarak yapılan haciz bildirisinin tebliğinden başlayarak yedi gün içinde belirtilen nedenlerle herhangi bir bildirimde bulunulmadığı hususu taraflar arasında ihtilafsızdır. Ayrıca her ne kadar davacı tarafından yedi günlük sürede haciz bildirisine itiraz edilmemiş ise de genel mahkemelerde menfi tespit davası açıldığı ve bu davada takibin durdurulması kararının varlığı da ileri sürülmemiştir. Bu bakımdan borç zimmetinde sayılarak davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık yoktur. Açıklanan nedenle temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyorum.