T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/4810
Karar No : 2023/5421
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN
(DAVALILAR YANINDA MÜDAHİL) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …
DİĞER DAVALI : … Ajansı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı / …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; 2020 yılı Temmuz ayında tahakkuk eden genel bütçe vergi gelirleri payından 2019 ve 2020 dönemi İstanbul Kalkınma Ajansı payına ilişkin olarak fazladan 33.146.254,80 TL kesinti yapılması işleminin geri alınması ve fazladan kesilen tutarın kesinti tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte Belediyelerine ödenmesi istemiyle 28/12/2021 tarihli dilekçeyle davalı Hazine ve Maliye Bakanlığına yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline ve anılan bedelin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; dava konusu işlemin iptaline, fazladan yapılan kesinti tutarının kesinti tarihinden itibaren işletilecek Yasal faiziyle davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davalı idareler ve davalı idareler yanında müdahilin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDELERİN İDDİALARI :
Davalı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından; tesis ettikleri işlemlerin hukuka uygun olduğu, ilgili kanunlar ile yetkilendirildikleri üzere kesinti işlemlerini icra etmekle yükümlü oldukları, itiraz ve iade taleplerinin İstanbul Kalkınma Ajansına yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idareler yanında müdahil tarafından; kurumların gelir bütçelerinde yer almayan borçlanma tutarının gerçekleşen bütçe gelirlerinden çıkarılmasının ikinci kez çıkarma olacağı, bu hususun Kanun'un amacına aykırı olduğu, kanunun sadece metni ile amacının ve ruhunun anlaşılamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı Hazine ve Maliye Bakanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı Hazine ve Maliye Bakanlığı ile davalı idareler yanında müdahilin temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin aidiyetine göre taraflara ve müdahile iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/10/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Dava; davacı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, 2020 yılı Temmuz ayında tahakkuk eden genel bütçe vergi gelirleri payından 2019 ve 2020 dönemi İstanbul Kalkınma Ajansı payına ilişkin olarak fazladan 33.146.254,80 TL kesinti yapılması işleminin geri alınması ve fazladan kesilen tutarın kesinti tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle 28/12/2021 tarihli dilekçeyle davalı Hazine ve Maliye Bakanlığına yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline ve anılan bedelin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlık, Belediyenin bir önceki yıl gerçekleşen bütçe gelirleri üzerinden Kalkınma Ajansı payının ne şekilde hesaplanacağına, hangi kalemlerin gerçekleşen gelirlerden hariç tutulacağına, daha açık bir ifadeyle borçlanmanın gerçekleşen bütçe gelirlerinden her halükârda çıkarılıp çıkarılmayacağına ilişkindir.
08/02/2006 tarihli ve 26074 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Hizmetlerine İlişkin Kanun'un "Gelirler ve yönetilecek fonlar" başlıklı 19. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin dava konusu kesintinin yapıldığı tarih itibarıyla yürürlükte olan halinde, bir önceki yıl gerçekleşen bütçe gelirleri üzerinden belediyeler için, borçlanma ve tahsisi mahiyetteki gelir kalemleri hariç tutulmak üzere yüzde bir oranında cari yıl bütçesinden ajans hesabına pay aktarılacağı kuralına yer verilmiştir.
Davacı tarafından, 5449 sayılı Kanun'un amir hükmü gereği borçlanmanın bütçe gelirlerinden düşüldükten sonra kalan tutar üzerinden hesaplama yapılması gerektiği ileri sürülmekteyken davalı idareler tarafından, borçlanmanın hariç bırakılmasına ilişkin ifadenin, 5449 sayılı Kanun’un yayımlandığı tarihte yürürlükte olan Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Yönetmeliği hükümleri uyarınca borçlanmanın kurumların gelir kalemleri arasında yer almasından kaynaklandığı, Kanun koyucunun, borçlanmanın gelirden hariç tutulması gerektiği için bu hükme yer verdiği, ancak daha sonra bu Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı, bu yönetmelikle borçlanmanın gelir unsuru olmaktan çıkarıldığı, bu anlamda, Kanunda bahsi geçen “borçlanmanın hariç tutulması” ifadesinin amacının bu mevzuat düzenlemesi ile yerine getirildiği, dolayısıyla, belediyelerin gelir kesin hesap cetvellerinde yer alan pay hesabına esas gelir kalemlerinin toplamından borçlanmanın çıkarılmasının ikinci kez borçlanmanın hariç tutulması anlamına geleceği, Kurumların bütçe geliri niteliğinde olmayan borçlanma tutarının, ajans katkı payı hesaplanırken bütçe gelirlerinden indirilmemesi gerektiği savunulmaktadır.
İdare Mahkemesince, Kanun'un borçlanma ve tahsisi mahiyetteki gelir kalemlerinin gerçekleşen bütçe gelirlerinden hariç tutulacağı şeklindeki lafzından hareketle, niteliğine bakılmaksızın borçlanmaların gerçekleşen gelirden çıkarılması gerektiği, 5449 sayılı Kanun'un 19. maddesinde borçlanmanın bütçe geliri niteliğinde olması nedeniyle hariç tutulduğuna ilişkin bir belirleme yapılmadığı görüldüğünden Kanun'un amir hükmü gereği dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte borçlanmanın niteliğine bakılmaksızın gerçekleşen gelirden çıkarılması gerektiği belirtilmekteyse de; anılan yorumun, Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinde düzenlenen gelir hesabı değiştirilmek suretiyle 5449 sayılı Kanun ile ulaşılmak istenilen amacın bertaraf edilebileceği anlamına geleceği ve Kanun'un amacına aykırı bir sonuç doğması mümkün olacağından sadece lafzi değil, amaçsal yorum da yapılarak, düzenlemenin amacına ya da Kanun'un çıkarılış nedenine göre ilgili mevzuatın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Uyuşmazlığın çözümü için 5449 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte mahalli idarelerin bütçe hesabının nasıl yapıldığının ve Kanun'da yer alan "hariç" ibaresinden ne anlaşılması gerektiğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Öncelikle, "hariç" kelimesi Türk Dil Kurumu Sözlüğünde, "Dışta kalmak üzere, dışında sayılmak üzere, müstesna" olarak, "hariç olmak" ise "bir işin içinde olmamak" şeklinde tanımlanmıştır. Görüleceği üzere hariç tutmak ile çıkarmanın aynı anlama geldiğinden söz etmek mümkün değildir.
Bununla birlikte, 19/02/1994 tarihli ve 21854 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 5449 sayılı Kanun'un yayımlandığı tarihte yürürlükte olan Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Yönetmeliği'nde, iç ve dış borçlanmalara gelir bütçesi içerisinde yer verildiği, bu Yönetmeliği ilga eden 10/03/2006 tarihli ve 26104 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Mülga Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinde ve 27/05/2016 tarihli ve 29724 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinde ise alınan borçlar ile bu borçların anapara ödemelerinin gelir ve gider bütçelerinde gösterilmeyeceğinin düzenlendiği görülmektedir.
Bu nedenle, 5449 sayılı Kanun'un 19. maddesinde yer verilen "borçlanma ve tahsisi mahiyetteki gelir kalemleri hariç tutulmak üzere" ibaresi ile Kanun'un yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Yönetmeliği uyarınca hesaplanan belediye gelirlerinde hesaba dahil edilen borçlanma ve tahsisi mahiyetteki gelir kalemlerinin hariç tutularak yani gelir hesabı dışında tutulmak suretiyle ajans payına esas matrah dışında bırakılmasının amaçlandığı açıktır.
Bütün bu anlatılanlar çerçevesinde, anılan Kanun'un yürürlük tarihinden sonra yayımlanan Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği uyarınca hazırlanacak gelir bütçelerinin, Yönetmeliğin bir hükmü olarak borçlanmalar dahil edilmeden, yani hariç tutularak hesaplanacağı ve bu hesaplama neticesinde bulunacak matrahtan tekrar borçlanma kadar indirim yapılmasının 5449 sayılı Kanun'un amacı ile bağdaşmayacağı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali ile fazladan yapılan kesintinin yasal faiziyle davacıya ödenmesi yolundaki Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.