T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/531
Karar No : 2023/662
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
2- … Müdürlüğü / …
VEKİLİ : Av…
DİĞER DAVALI : … Sulama Birliği / …
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN_KONUSU : … ili, … ilçesi, … köyünde bulunan 78.750 m²'lik ... parsel sayılı tarlanın 20.000 m²'lik kısmının maliki olan davacı tarafından; … köyü ve civarındaki köylerde yapılan sulama kanalı çalışmalarında, sulama kanallarının yanına tahliye amaçlı drenaj kanallarının yapılmaması nedeniyle komşu tarlalarda kullanılan suyun 104 parsel sayılı tarlada birikmesinden dolayı 2011 yılında "tarlanın 5.000 m²'lik kısmında ekili bulunan mısır ürününün hasat edilememesi" sonucunda oluştuğu iddia edilen zarara karşılık 1.884,00 TL tazminat ile 2012 yılında "tarlanın tamamının ekilememesi" sonucunda oluştuğu iddia edilen zarara karşılık 37.409,24 TL tazminatın ve söz konusu zararların tespiti için adli yargıda açılan delil tespiti davasında yapılan 376,50 TL masrafın toplamı olan 39.669,74 TL'nin davanın açıldığı 09/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, …. İdare Mahkemesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 21/10/2020 tarih ve E:2015/1687, K:2020/4080 sayılı bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen 28/09/2022 tarih ve E:2022/1041, K:2022/1179 sayılı kararın davacı ve davalılardan Tarım ve Orman Bakanlığı ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; keşfin 2 yıl 3 ay sonra yapıldığı, tespitlerin sağlıklı olmadığı, şartların değiştiği, tespit edilen %50 kusurun yerinde olmadığı; davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından, dava konusu zarardan Sulama Birliği ve davacının sorumlu olduğu, idarelerinin harçtan muaf olduğu; davalı Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, dava konusu zarardan tamamen davacının sorumlu olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının ve davalı idarelerden Tarım ve Orman Bakanlığı ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/02/2023 tarihinde davacı temyiz istemi yönünden oy birliğiyle, davalı idarelerin temyiz istemi yönünden oy çokluğuyla karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Kayacık Sulama Projesi kapsamında yapılan sulama tesislerinin (bu arada sulama ve drenaj kanallarının), inşası kısmen tamamlanmasına rağmen yerel su kullanıcılarının talebi üzerine Kayacık Sulama Birliğince işletmeye açıldığı, su kullanıcıları ile sulama beyanı sözleşmeleri imzalandığı, taşınmaz sahibi ile Kayacık Sulama Birliği arasında imzalanan "Sulama Beyanı Sözleşmesinin" 4. maddesinde taşınmaz sahibinin "... Kayacık Sulama Sahasının inşaat aşamasında olması nedeniyle tahliye kanallarının tamamlanmamış olmasından dolayı doğabilecek zarar ve ziyanlardan Kayacık Sulama Birliğini ve diğer kurumları sorumlu tutmayacağını beyan ve taahhüt ettiği..." kurala bağlanmıştır.
Buna göre, drenaj kanallarının tamamlanmamış olması nedeniyle tarlasındaki ürünlerin zarara uğrayabileceğini bilen ve buna rağmen şayet Sulama Birliğinden su talebinde bulunmuş ise davacı, drenaj kanalı yetersizliğine bağlı dava konusu zarardan sorumlu bulunmaktadır.
Dava dosyasındaki belgelerin incelenmesinden, davacının Sulama Birliğinden su talebinde bulunarak Sulama Beyanı Sözleşmesi imzaladığı anlaşılmış olup, drenaj kanallarının tamamlanmamış olması nedeniyle tarlasındaki ürünlerin zarara uğrayabileceğini bilen, buna rağmen Sulama Birliğinden su talebinde bulunan ve sulama beyanı sözleşmesindeki taahhüdüyle oluşacak zararlarda sorumluluğu üstlenen davacının, drenaj kanalı yetersizliğine bağlı dava konusu zarardan tamamiyle kendisinin sorumlu olduğu ve bu durumun davalı idarelerin sorumluluğunu ortadan kaldırdığı düşüncesiyle Daire kararının davalı idarelerin temyiz isteminin reddine ilişkin kısmına katılmıyorum.