T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/544
Karar No : 2023/8385
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Karşı Taraf (Davalı) : … Başkanlığı/…
Vekili : Hukuk Müşaviri …
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, Bank Asya’ya para yatırmış olmasının işlem gerekçesi yapılması nedeni ile mülkiyet hakkı ile özel hayata saygı ilkesinin ihlal edildiği, Cihan Medya ödemelerinin kızı için deneme sınavı almak amacıyla Zaman Gazetesi aboneliğine ilişkin olduğu, ceza yargılamasındaki tanık ifadelerine itibar edilemeyeceği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı hususuna da yer verilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Diğer yandan, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin reddine karar verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararında yer alan;
"...Tanık B.G. Mahkememizdeki Beyanında: "Ben sanığı tanırım. 17/25 aralık sürecinden sonraki seçimlerde sanığın kendi cami cemaatinden ve tanıdığı insanlardan hükümete oy vermemeleri başka partililere oy vermeleri konusunda taleplerde bulunduğuna ilişkin duyumlarım oldu ancak gözümle herhangi bir şey görmedim. Ayrıca aynı apartmanda oturduğumuz ve bu nedenle tanıştığımız müftülük çalışanı Y D. iki sefer beni evinde düzenlenen sohbet toplantılarına davet etti. Ben de 2 sefer bu toplantıya katıldım. İkisinde de sanık Harun Tan'ı bu sohbet toplantısında gördüm. Kendisi de bu sohbette dinleyici olarak bulunuyordu. Sohbete katılanların hepsi Diyanet İşleri Başkanlığı mensubuydu. Ben de o tarihte müftülükte V.H.K.İ olarak çalışıyordum. Yalnız tam emin olmamakla birlikte bu sohbet toplantılarının 17/25 aralık öncesinde olduğunu düşünüyorum. 17/25 aralık süreci sonrasında herhangi bir sohbet toplantısına çağrılmadım dolayısıyla sanığın 17/25 aralık süreci sonrası bu toplantılara katılıp katılmadığını bilmiyorum beyanım bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık D. K. Mahkememizdeki Beyanında: "Ben de Fethiye Müftülüğüne bağlı Aytulu Cami imamı olarak görev yapmaktayım. Sanık 17/25 aralık sürecinden önce beni fetullahçı yapının sohbetlerine davet etti ancak ben gitmedim. Davet ettiği toplantıların fetullahçılara ait olduğunu ise bir arkadaşımızın Umre dönüşü sanıkla birlikte ziyaretine gitmiştik orada bize Fetullah Gülen grubunun yurt dışı faaliyetlerine ilişkin video izletildi. Ayrıca 2015 yılında bilgisayarlardan mal bildirimlerini girmemiz gerekiyordu sanığın mal birliği konulu talebini benim bilgisayarımdan girdik. Kendisinin eşinin ve çocuğunun Bank Asya'da hesabının olduğunu o tarihte öğrendim. 17/25 aralıktan sonra ben sanıkla irtibatımı asgari düzey indirdim bu yapıdan sonra ayrılıp ayrılmadığını bilmiyorum. Ayrıca sanığın anayasa referandurumunda hükümetin görüşünün tersine cami cemaatinden oy topladığını kendi cemaatinden birileri söylemişlerdi ancak şu an söyleyen kişilerin kim olduklarını hatırlamıyorum kendim bizzat bunu görmedim. Beyanım bundan ibarettir ekleyeceğim başka bir husus yoktur" şeklindeki tanık beyanlarına ilişkin tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.