T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/545
Karar No : 2023/4437
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : S.S. … Konut Yapı Kooperatifi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı - …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarihli, E:… , K:… sayılı kararının, yıkıma ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara İli, Gölbaşı İlçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan 18 adet yapının ruhsatsız olduğundan bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca 354.470,48 TL idari para cezası verilmesine ve yapıların 1 ay içinde ruhsatlandırılmazsa anılan Kanun'un 32. maddesi uyarınca yıkımına ilişkin … tarih ve … sayılı Gölbaşı Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarihli, E:… , K:… sayılı kararda; davaya konu yapılara ilişkin kimin tarafından yapıldığına yönelik herhangi bir belirleme bulunmaksızın davacı kooperatif adına imar para cezası düzenlenmesinin cezaların şahsiliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği ve bu nedenle dava konusu işlemin para cezasına ilişkin kısmı yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı, yapı tatil tutanağında 3/A sınıfı 14 adet yapının, 1/A sınıfı 3 adet yapının ve 1/A sınıfı 1 adet yapının kaçak temel imalatının yapıldığından bahsedilerek yapıların metrekarelerinin yazıldığı, ancak yapı tatil tutanağının incelenmesinden kaçak temel imalatı yapıldığından bahsedilen yapıların ayrı ayrı belirlenmediği, metrekare ölçümlerine yer verildiği, ancak hangi yapı için hangi metrekare ölçümlerinin yapıldığının belirli olmadığı, yapı tatil tutanağında açıklık bulunmadığı ve tereddüte mahal verdiği bu nedenle de usulüne uygun düzenlenmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; davalının istinaf dilekçesinde öne sürdüğü hususların İdare Mahkemesi kararının, davacıya para cezası verilmesine ilişkin kısmının kaldırılmasını gerektirir nitelikte görülmediği, yapı tatil tutanağında; 3/A sınıfı 14 yapının, 1/A sınıfı 3 adet yapının ve 1/A sınıfı 1 adet temel imalatının ruhsatsız olarak yapıldığından bahisle ayrı ayrı m² bilgilerine yer verilerek, yapıların mühürlendiği ve tutanağın mahalle muhtarına bırakıldığı, anılan tutanağının, 3194 sayılı Kanunun 32. maddesinde belirtilen ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin ekinde bulunan "Yapı Tatil Tutanağı"nın ihtiva etmesi gereken şekil ve şartları taşıdığının anlaşıldığı, ruhsatsız yapı yapıldığının 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili yönetmelikte belirtilen usulüne uygun olarak düzenlenen yapı tatil tutanağı ile tespit edilmesi karşısında, dava konusu işlemin yıkımına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin para cezasına ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun reddine, yıkımına ilişkin kısmı yönünden davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile; İdare Mahkemesi kararının yıkıma ilişkin kısmının kaldırılarak yıkımına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yapı tatil tutanağının taşıması gereken unsurları taşımadığı, para cezasının yapıların metrekarelerinin tek tek tespit edilmeden hepsinin metrekaresi toplanmak suretiyle bulunan alan üzerinden verildiği, aykırılıktan etkilenen alan olarak tespit edilen ölçünün nasıl belirlendiğine ilişkin yapı tatil tutanağında herhangi bir açıklama ya da krokinin bulunmadığı, dolayısıyla para cezasına ilişkin işlemlerin temelini oluşturan söz konusu tutanağın 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi hükmünde belirtilen "yapı tatil tutanağının ihtiva etmesi gereken unsurları" taşımadığının sabit olduğu, yıkım kararının İmar Kanununun Geçici 16. maddesi hükmüne aykırı olarak alındığı, taşınmaz üzerinde ev yapan kooperatif üyeleri tarafından yapı kayıt belgesinin alındığı, söz konusu yapılar hakkında verilmiş olan yıkım kararının açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davalı idare görevlileri tarafından düzenlenen 18/06/2020 tarihinde yapı tatil tutanağı ile; 3/A sınıfı 14 adet yapınının, 1/A sınıfı 3 adet yapının ve 1/A sınıfı 1 adet yapının kaçak temel imalatının yapıldığı tespit edilmiştir.
Dava konusu … tarih ve … sayılı sayılı encümen kararı ile; ruhsatsız yapı yapıldığından bahisle 1 ay içinde ruhsatlandırılmazsa 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıkımına karar verilmiş ve aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının 2. fıkrası uyarınca 354.470,48-TL para cezası verilmiştir.
Bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiğine dair ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir..." hükmüne yer verilmiş; aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, fıkrada belirtildiği şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı hüküm altına alınmış, anılan fıkranın devamında temel ceza miktarının hesaplanmasına ve cezaya uygulanacak artırımların belirlenmesine ilişkin esaslar hükme bağlanmış ve 2. fıkranın (ç) bendinde ise; bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği belirtilmiştir.
03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (ssss) bendinde "Yapı tatil tutanağı: Herhangi bir şekilde ruhsat alınmadan yapıya başlanılarak kaçak inşaat yapıldığı ya da ruhsatlı yapılarda ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı tespit edildiği takdirde, ilgili idaresince yetkilendirilmiş teknik elemanlarca, yapının o andaki durumu ile birlikte aykırılıkları resim, kroki ve yazı ile belirtilen ve inşai faaliyete devam edilemeyeceğini gösteren onaylı belgeyi,
" hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesinin birinci fıkrasında afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, başvuru süresi 15/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.), bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, yapı kayıt bedeli ödeme süresi 30/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.) halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebileceği, başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedileceğine yönelik hükümlere yer verilmiş olup; aynı madddenin dokuzuncu fıkrasında "Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz."; onuncu fıkrasında, "Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır..." hükümleri yer almaktadır.
06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesinden yararlanması yasaklanan yapı ve alanların, anılan Kanun'un 16/9 ve 16/11 maddelerine paralel biçimde belirlendiği, anılan maddenin ikinci fıkrasında ise, yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, yapı kayıt belgesi iptal edilirek, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınacağının düzenlendiği görülmekte olup; anılan Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesinin geçerlilik süresi" başlıklı 9. maddesinde "Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı ve yapının fen ve sanat norm ve standartlarına aykırılığı hususu yapı malikinin sorumluluğundadır."; "Denetim" başlıklı 10. maddesinde "(1) Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin iş ve işlemler Bakanlık tarafından denetlenebilir. (2) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmesi safhasında e-Devlet sistemi üzerinden veya kurum ve kuruluşlara yapılan müracaatta yalan beyanda bulunulması durumunda; a) Yapı Kayıt Belgesi bedeli eksik olarak ödenmiş ise müracaat sahibince e-Devlet üzerinden gerekli düzeltme işlemi yapılması ve eksik olan meblağın ödenmesi sağlanarak, duruma uygun yeni Yapı Kayıt Belgesi düzenlenir. Eksik olan meblağın ilgilisince ödenmemesi halinde verilmiş olan Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, daha önce yatırılmış olan bedel iade edilmez ve yalan beyanda bulunan hakkında 5237 sayılı Kanunun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur. b) Yapı Kayıt Belgesi bedeli fazla ödenmiş ise, fazla ödenen kısmın iadesi için Müdürlüğe başvurulur. Müdürlükçe yapı mahallinde inceleme yapılarak Bakanlık resmi internet sitesinden yayımlanan düzeltme formu iki nüsha olarak doldurulmak suretiyle müracaat sahibine iade edilecek tutar belirlenir. Düzeltme formunun bir nüshası müracaat sahibinin talep dilekçesi ile birlikte resmi yazı ekinde iade işlemi yapılmak üzere il defterdarlık muhasebe müdürlüğüne gönderilir. İade işleminden sonra yeni Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmez. Düzeltme formunun onaylı ikinci nüshası, fazla ödenen bedele göre verilen Yapı Kayıt Belgesinin ayrılmaz parçası kabul edilir ve Yapı Kayıt Belgesi bu form ile birlikte hüküm ifade eder." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen hükmün değerlendirilmesinden; ruhsat alınmadan veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılan yapıların tespitine ilişkin olarak düzenlenecek yapı tatil tutanağında, aykırılıkların ölçüleri ile birlikte somut ve ayrıntılı olarak belirtilerek yapının o anki durumunun tespit edilmesi, ruhsatsız veya ruhsata aykırı inşaatın mühürlenerek durdurulması ve yapı tatil tutanağının yapı yerine asılmak suretiyle yapı sahibine tebliğ edilmesi, tebligatın bir nüshasının muhtara bırakılması gerekmektedir. Ruhsatsız ya da ruhsat ve eklerine aykırı yapı hakkında kanunda öngörülen yıkım ve para cezasına yönelik yaptırımların uygulanabilmesi, ihtilaf konusu imalatın ilgili fen elemanları tarafından açık ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde saptanarak usule uygun şekilde düzenlenecek bir tutanağa bağlanması ile mümkündür. Yapı tatil tutanağının, yapının ne olduğunu, özelliklerini ve ölçülerini tereddüde yer vermeyecek açıklıkta içermesi gerekmekte olup, yapının durumunu ve niteliğini, yapının 3194 sayılı İmar Kanunu'nda düzenlenen yapı tanımı kapsamında olup olmadığı, ruhsat gerektirip gerektirmediği hususlarını tespit etmeye elverişli olması gerekmektedir.
İdari işlemlerin hukuka uygun olduklarına dair bir yargı kararına gereksinim duymadan hukuka uygun kabul edilerek ilgililer üzerinde hukukî sonuç doğurması olarak tanımlanabilen “hukuka uygunluk karinesi”ne göre, idarenin yaptığı işlemler, idari yargı merci kararları ile iptal edilmedikleri ya da idare tarafından geri alınmadıkları sürece hukuk aleminde varlıklarını ve etkilerini sürdürmektedirler.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, başvuru süresi 15/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.), bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, yapı kayıt bedeli ödeme süresi 30/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.) halinde yapı kayıt belgesi verilebileceği düzenlenmiş olup; başvuranların beyanına göre Bakanlık veya yetkilendireceği kurum ve kuruluşlarca verilen yapı kayıt belgelerinin, yapının yeniden yapılması veya kentsel dönüşüm uygulamasına karar verilinceye kadar ilgililere geçici süreliğine bazı haklar tanıdığı; 3194 sayılı Kanun'un geçici 16/9 ve 16/11 maddelerinde ise, anılan Kanun hükmünden yararlanması yasaklanan yapı ve alanların belirlendiği, bu bağlamda, anılan Kanun hükmü uyarınca yapı kayıt belgesi verilemeyecek yapılardan olduğu ya da alanlarda bulunduğu anlaşılan ya da Kanun'da açıkça belirtildiği üzere 31/12/2017 tarihinde ve bu tarihten sonra yapıldığı tespit edilen veyahut ilgili özel kanunlarındaki düzenlemeler ile korunan doğal, tarihi ve arkeolojik sit alanları, kültür varlıkları, ormanlar, meralar ve kıyılar gibi alanlarda bulunan yapılar hakkında, aslında düzenlenmemesi gereken yapı kayıt belgesinin düzenlendiğinin anlaşılması durumunda, söz konusu yapı kayıt belgesinin, yetki ve usulde paralellik ilkesi uyarınca yapı kayıt belgesini düzenleyen idare (Bakanlık) veya Bakanlık tarafından yetkilendirecek kurum veya kuruluş tarafından iptal edilmesi gerektiğine kuşku bulunmamaktadır.
Uyuşmazlıkta; davalı idare elemanlarınca düzenlenen 18/06/2020 tarihli yapı tatil tutanağında 3/A sınıfı 14 adet yapınının, 1/A sınıfı 3 adet yapının ve 1/A sınıfı 1 adet yapının kaçak temel imalatının yapıldığının belirtilerek 18 adet yapının metrekarelerinin yazıldığı, ancak tutanakta aykırılıkların, yapının mahiyetinin ne olduğu belirtilerek şekil ve krokiler ile desteklenmek suretiyle detaylandırılarak açıklamasının yapılmadığı görülmektedir. Ayrıca, tutanakta 3/A ve 1/A sınıfı olarak belirtilen yapıların nelerden ibaret olduğu ile özellikleri ve 18 adet yapı tespit edilmesi sebebiyle tutanakta belirtilen ölçümlerin hangi yapıya ait olduğu hususlarında tereddüt hasıl olduğu gibi, yapıların ruhsata tabi olup olmadığı yönünden de bir değerlendirme yapılmamıştır. Dolayısıyla, söz konusu tutanağın 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi hükmünde belirtilen "Yapı Tatil Tutanağı"nın ihtiva etmesi gereken unsurları taşımadığı görülmektedir.
Bu durumda; 3194 sayılı Kanunda belirtilen usule uygun düzenlenmiş ve yukarıda yapılan açıklamalarda da belirtildiği üzere, somut, ayrıntılı ve gerekçeli tespitler içeren yapı tatil tutanağı düzenlenmeden yıkım kararı verilemeyeceğinden, öngörülen usule uygun düzenlenmeyen tutanağa dayalı olarak tesis edilen dava konusu yıkım kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan; davacı vekili tarafından taşınmaz üzerinde ev yapan kooperatif üyeleri tarafından yapı kayıt belgesinin alındığı ileri sürülerek dava dilekçesi ekinde 2018 ve 2019 yıllarında dava konusu işlemin dayanağı yapı tatil tutanağının düzenlenmesinden önce düzenlenen 14 adet yapı kayıt belgesi örneklerinin sunulduğu görüldüğünden, yapının yeniden yapılması veya kentsel dönüşüm uygulamasına karar verilinceye kadar ilgilisine geçici süreliğine bazı haklar tanıyan, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. ve 42. maddeleri uyarınca işlem tesis edildiği tarih itibarıyla mevcut olan ve hukuka uygunluk karinesinden yararlanan yapı kayıt belgelerinin düzenlenmesine esas olarak yapı sahibince başvuru sırasında beyan edilen imalatlar nedeniyle, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. ve 42. maddeleri uyarınca işlem tesis edilebilmesi için, öncelikle tespite konu imalatlar hakkında düzenlenen yapı kayıt belgelerinin yetkili idare tarafından iptal edilmesi gerektiğinden, İdari Dava Dairesince davacı vekili tarafından sunulan yapı kayıt belgelerinin yapı tatil tutanağı ile ruhsatsız olarak yapıldığı tespit edilen yapılara ilişkin olup olmadığı ile anılan yapı kayıt belgelerinin yapı tatil tutanağı ile tespit edilen yapılara ilişkin olması halinde anılan yapı kayıt belgelerinin idare tarafından iptal edilip edilmediği hususlarının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak verilen temyize konu kararda bu yönden de hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun dava konusu işlemin para cezasına ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun reddi, yıkımına ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile; İdare Mahkemesi kararının yıkıma ilişkin kısmının kaldırılarak yıkımına ilişkin kısmı yönünden davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarihli, E:… , K:… sayılı kararının, temyiz edilen yıkıma ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/05/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.